Şarkı Sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şarkı Sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Helloween - Before The War (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Come take a look up
Bak yukarı, göklere doğru
To the constelations
Burçlara, yıldız yazılarına
Take the book of god
Eline al Tanrının kitabını
You will find your relations
Kendi kökenini bulacaksın orada
If you understand
Anlarsan, kavrarsan
You will know the solution
Çareyi, yolu bileceksin
Things will fall back
Her şey yerli yerine oturacak
To the new constitution
Yeni yaratılışta, yeni düzende
I'm a son of a distant future
Ben uzak bir geleceğin evladıyım
I'm the last of the seven troopers
Yedi atlinin sonuncuyum ben
And I came here for the 7th war
Ve yedinci savaş için geldim buraya
I'm a child of the stars
Yıldız evladıyım ben
The blaster of the gods
Tanrıların yıkanıyım
And I have seen it all before
Hepsini gördüm daha evvel
Before the war
Savaş başlayalı bile
Cold, hearted earth
Soğuk, kalpsiz bu dünya
I'm the master of the universe
Kozmoşun hakimi benim
And I have seen it all before
Hepsini gördüm daha evvel
Before the war
Savaş başlayalı bile
Nature sets a limit to
Doğa çizer sınırı
Your millenary
Bin yıllık ömrünüzün
Turning every place into
Her yeri çevirip
A cruel mean scenary
Acımasız, kaba bir sahneye
All will get a chance to shun
Herkes yakalar fırsatını
The holy fire
Kutsal ateşten kaçmanın
But you will be few getting
Ama siz azsınız
Under the wire
Telin altından atlayanlar
I'm a son of a distant future
Ben uzak bir geleceğin evladıyım
I'm the last of the seven troopers
Yedi atlinin sonuncuyum ben
And I came here for
Ve geldim işte
The 7th war
Yedinci savaş için
I'm a child of the stars
Yıldız evladıyım ben
The blaster of the gods
Tanrıların yıkanıyım
And I have seen it all before
Hepsini gördüm daha evvel
Before the war
Savaş başlayalı bile
Cold, hearted earth
Soğuk, kalpsiz bu dünya
I'm the master of the universe
Kozmoşun hakimi benim
And I have seen it all before
Hepsini gördüm daha evvel
Before the war
Savaş başlayalı bile
Mind the 7th war, mind the 7th war
Kulak as yedinci savaşa, dikkat et
Yes I came here for the 7th war
Evet, yedinci savaş için geldim
I'm a child of the stars
Yıldız evladıyım ben
The blaster os the gods
Tanrıların yıkanıyım
And I have seen it all before
Hepsini gördüm daha evvel
Before the war
Savaş başlayalı bile
Cold, hearted earth
Soğuk, kalpsiz bu dünya
I'm the master of the universe
Kozmoşun hakimi benim
And I have seen it all before
Hepsini gördüm daha evvel
Before the war
Savaş başlayalı bile

Cyndi Lauper - Across The Universe (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Words are flowing out like endless rain into a paper cup,
Sözcükler akıyor, sonsuz bir yağmur gibi kağıt bir bardakta,
They slither while they pass, they slip away across the universe.
Geçerken sürünüyorlar, evrenin ötesine kaybolup gidiyorlar.
Pools of sorrow, waves of joy,
Hüzün göletleri, neşe dalgaları,
Are drifting through my open mind,
Açık zihnimden süzülüyor,
Possessing and caressing me.
Beni işgal edip, okşuyorlar.
Jai guru deva om
Jai guru deva om
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world.
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek.
Images of broken light which dance before me
Önümde dans eden, kırık ışık resimleri
Like a million eyes,
Milyonlarca göz gibi,
They call me on and on across the universe,
Evrenin ötesine uzanarak beni durmadan çağırıyorlar,
Thoughts meander like a restless wind
Düşünceler huzursuz bir rüzgâr gibi saplanıyor,
Inside a letterbox
Bir mektup kutusunun içinde
They tumble blindly as they make their way across the universe
Evrenin ötesine yollarını tutarken körleşip yuvarlanıyorlar
Jai guru deva om
Jai guru deva om
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world.
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek.
Sounds of laughter shades of earth are
Gülüş sesleri, yeryüzü tonları
Ringing through my open ears exciting and inviting me
Açık kulaklarımdan çınlıyor, beni heyecanlandırıp davet ediyorlar
Limitless undying love which shines around me like a million suns
Milyonlarca güneş gibi etrafıma parlayan, sınırsız ölümsüz aşk
It calls me on and on across the universe
Beni durmadan evrenin ötesine çağırıyor
Jai guru deva om
Jai guru deva om
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world.
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek.
Sounds of laughter shades of earth are
Gülüş sesleri, yeryüzü tonları
Ringing through my open ears exciting and inviting me
Açık kulaklarımdan çınlıyor, beni heyecanlandırıp davet ediyorlar
Jai guru deva om
Jai guru deva om
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek
Nothing's gonna change my world.
Hiçbir şey dünyamı değiştirmeyecek.
Jai guru deva
Jai guru deva
Jai guru deva
Jai guru deva
Jai guru deva om
Jai guru deva om

Kenny Chesney - Silent Night (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Silent Night
Sessiz gece
Holy Night
Kutsal gece
All is calm
Her taraf sakin
All is bright
Her taraf nur
'Round yon virgin mother and child
Kutsal anne, çocuğu kucakta
Holy infant so tender and loved
Kutsal bebek, nazlı ve sevgili
Sleep in heavenly peace
Uyu cennet huzurunda
Sleep in heavenly peace
Uyu cennet huzurunda
Silent Night
Sessiz gece
Holy Night
Kutsal gece
Sheppard's quake at the sight
Çobanlar titrer bu manzarada
Glories stream from Heaven afar
Gökten nurlar yağar uzağından
Heavenly ghosts sing Alleluia
Göksel melekler söyler Alleluya
Christ the savor is born
Kurtarıcı Mesih doğdu
Christ the savor is born
Kurtarıcı Mesih doğdu
Silent Night
Sessiz gece
Holy night
Kutsal gece
Son of God
Tanrı Oğlu
Loves pure light
Sevgi saf ışık
Radiant beams from thy holy face
Kutsal yüzünden nurlar fışkırır
With the dawn of redeeming grace
Kurtaran lütuf şafakla doğar
Jesus lord at thy birth
İsa Rab, senin doğuluşun
Jesus lord at thy birth
İsa Rab, senin doğuluşun
Silent Night
Sessiz gece
Holy night
Kutsal gece
All is calm
Her taraf sakin
All is bright
Her taraf nur
'Round yon virgin mother and child
Kutsal anne, çocuğu kucakta
Holy infant so tender and loved
Kutsal bebek, nazlı ve sevgili
Sleep in heavenly peace
Uyu cennet huzurunda
Sleep in heavenly peace
Uyu cennet huzurunda

Miley Cyrus - Wake Up America (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Oh can you take of her
Ey, ona sahip çıkabilir misin?
Oh maybe you can spare her
Belki de onu bu çaresizlikten kurtarırsın
Several moments of your consideration
Dikkatinin bir kaç damlası
Leading up to the final destination
Son varışa giden yolu çizerler
Oh the earth is calling out,
Ey, Dünya çığlık atıyor,
I wanna learn what it's all about,
Bu ne demek, bilmek isterim,
But everything I read global warming going green
Ama her okuduğum küresel ısınma, yeşil bir rüya
I don't know what all this means but it seems to be saying
Anlamı ne bilmem ama sanki söylüyor ki
[Chorus]
[Nakarat]
Wake up America we're all in this together
Uyan Amerika, kaderimiz ortak
It's our home so let's take care of it
Bu yurdumuz, hadi koruyalım onu
You know that you want to
İstediğini sen de biliyorsun
You know that you got to wake up America
Uyanman şart, biliyorsun Amerika
Tomorrow becomes a new day and everything you do
Yarın yeni bir gün doğar, her yaptığın
Matters yeah everything you do matters in some way
Önemli, evet her yaptığın bir iz bırakır
Stand up I'll try if you will
Kalk ayağa, sen razı olursan ben çabalarım
Wake up it's not a fire drill
Uyan, bu bir alıştırma değil, gerçek
All she needs is a little attention
Ona yeten bir parça şefkat
Can you give her just a little attention'
Verebilir misin ona bir parça dikkat?
Uh oh it's easy to look away
Ah, yüzünü çevirmek ne kolay
But it's getting harder day by day
Ama her gün biraz daha zorlaşıyor
Everything I read global warming going green
Ama her okuduğum küresel ısınma, yeşil bir rüya
I don't know what all this means but it seems to be saying
Anlamı ne bilmem ama sanki söylüyor ki
[Chorus]
[Nakarat]
Wake up America we're all in this together
Uyan Amerika, kaderimiz ortak
It's our home so let's take care of it
Bu yurdumuz, hadi koruyalım onu
You know that you want to
İstediğini sen de biliyorsun
You know that you got to wake up America
Uyanman şart, biliyorsun Amerika
Tomorrow becomes a new day and everything you do
Yarın yeni bir gün doğar, her yaptığın
Matters yeah everything you do matters in some way
Önemli, evet her yaptığın bir iz bırakır
I know that you don't want to hear it
Biliyorum duymak istemiyorsun bunu
Especially coming from someone so young
Halen genç bir sesden gelince
But in the back seat yeah they want to hear it (they want to hear it)
Ama arka koltukta onlar duymak istiyor (duymak istiyorlar)
So come on (turn in up)
Hadi o zaman (sesi artır)
Come on (turn it up)
Hadi (sesi artır)
So come oooooooon (turn it up)
Hadi artık (sesi artır)
[Chorus]
[Nakarat]
Wake up America we're all in this together
Uyan Amerika, kaderimiz ortak
It's our home so let's take care of it
Bu yurdumuz, hadi koruyalım onu
You know that you want to
İstediğini sen de biliyorsun
You know that you got to wake up America
Uyanman şart, biliyorsun Amerika
Tomorrow becomes a new day and everything you do
Yarın yeni bir gün doğar, her yaptığın
Matters yeah everything you do matters in some way
Önemli, evet her yaptığın bir iz bırakır

Townes Van Zandt - Nothin' (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Hey mama, when you leave
Hey ana, ayrılırken
Don't leave a thing behind
Geriye bir şey bırakma
I don't want nothin'
Hiçbir şey istemem
I can't use nothin'
Hiçbir şey işime gelmez
Take care into the hall
Koridoru geçerken dikkat et
And if you see my friends
Dostlarımı görürsen yolda
Tell them I'm fine
Söyle onlara, iyiyim
Not using nothin'
Hiçbir şey kullanmıyorum
Almost burned out my eyes
Gözlerim neredeyse yandı
Threw my ears down to the floor
Kulağımı yere fırlattım
I didn't see nothin'
Hiçbir şey görmedim
I didn't hear nothin'
Hiçbir şey duymadım
I stood there like a block of stone
Bir taş blok gibi dikildim orada
Knowin' all I had to know
Bildim bilmem gereken her şeyi
And nothin' more
Ve öte bir şey yoktu
Man, that's nothin'
Oğlum, bu hiç bir şey
As brothers our troubles are
Dertlerimiz kardeş gibidir
Locked in each others arms
Birbirimizin kollarında kilitli
And you better pray
Sen dua et bakalım
They never find you
Asla seni bulmasınlar
Your back ain't strong enough
Sırtın dayanmaz o yük altına
For burdens doublefold
Kat be kat yüklerin altına
They'd crush you down
Seni ezerler altlarına
Down into nothin'
Hiçliğin dibine kadar
Being born is going blind
Doğmak körleşmektir
And buying down a thousand times
Bin kez aşağı çekilip ödemek
To echoes strung
Dizilmiş yankılara
On pure temptation
Saf istek ipi üzerinde
Sorrow and solitude
Keder ve yalnızlık
These are the precious things
Bunlar tek değerli şeylerdir
And the only words
Ve hatırlanmaya değer
That are worth rememberin'
Tek sözler bunlar

John Legend - Dreams (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Every time I close my eyes
Gözlerim kapanır kapatmaz
Visions of you come to life
Senin rüyân canlanır
And I see
Ve görürüm
What we could be
Ne olurduk olabilseydik
I don't want to be awake
Uyanmak istemem
I don't want to see a day
Bu günü görmek istemem
Dawnin
Şafak çökerken
Like this morning
Bu sabah gibi
Sun brings llight
Güneş ışık saçar
Reality strikes
Gerçeklik çarpar yüzüme
So bring back the night
O halde geri getir geceleri
Cause I'm longin
Çünkü hasretim bitmez
To dream dream dream dream
Rüya görmek, rüya rüya rüya
Dream dream dream dream
Rüya rüya rüya rüya
Like lovers do
Aşıklar gibi
And it might come true
Belki de gerçek olur bu
If I dream dream dream dream
Eğer rüya görürsem, rüya rüya
Dream dream dream dream
Rüya rüya rüya rüya
It just might be the only time that I'm with you
Belki o, seninle olduğum tek andır
When I dream dream dream
Rüya gördüğümde, rüya rüya
Dream dream dream
Rüya rüya rüya
Of you
Senin rüyânı
Close to me
Yanımda
Still so far
Hâlâ öte öte
Close enough
Hissedecek kadar yakın
To feel your heart is falling
Kalbinin nasıl yıkıldığını hissedebilecek kadar
But he's calling
Ama o seni çağırıyor
Baby it seems the time is never right
Bebeğim, zaman asla uygun gelmiyor
You're goin left and I'm goin right
Sen sola gidiyorsun, ben sağa
It's crazy
Bu çılgınlık
But I'm still waiting
Ama hâlâ bekliyorum
If I play my cards right
Kartlarımı doğru oynarsam
My lucks gonna strike
Şansım dönecek
Until then there's a night
O zamana kadar bir gece var
All I wanna do
Yapmak istediğim tek şey
Is dream dream dream dream
Rüya görmek, rüya rüya rüya
Dream dream dream dream
Rüya rüya rüya rüya
Like lovers do
Aşıklar gibi
And it might come true
Belki de gerçek olur bu
If I dream dream dream dream
Eğer rüya görürsem, rüya rüya
Dream dream dream dream
Rüya rüya rüya rüya
It just might be the only time that I'm with you
Belki o, seninle olduğum tek andır
When I dream dream dream
Rüya gördüğümde, rüya rüya
Dream dream
Rüya rüya
Oh I dream
Evet rüya görüyorum
Yes I dream
Evet, rüya görüyorum
Dream dream
Rüya rüya
Dream dream
Rüya rüya
They say that dreams they sometimes do come true
Derdir ki rüyalar bazen gerçek olur
Your star shines so bright
Yıldızın o kadar parlak
You're the queen of my night
Benim gecemin kraliçesin
In the daytime not quite
Gündüzde tam değilsin
But I'm so glad that I
Ama şükrediyorum ki...
Can dream dream dream
Rüya görebilmek, rüya rüya
Dream dream dream
Rüya rüya rüya
Like lovers do
Aşıklar gibi
And it might come true
Belki de gerçek olur bu
If I dream dream dream
Eğer rüya görürsem, rüya rüya
Dream dream dream
Rüya rüya rüya
It just might be
Belki o olur
The only time
Tek o an
That I'll be with you
Seninle olduğum
But I'll dream dream dream
Ama rüya göreceğim, rüya rüya
Dream dream dream
Rüya rüya rüya
Of you
Senin rüyânı

Chuck Berry - I Never Thought (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

You know I never really thought some things would ever really come to be
Bazı şeyler gerçekten olacağını hiç düşünmedim
'Cause I don't bother nobody and don't nobody bother me
Çünkü kimseyle uğraşmam, kimse de benimle uğraşmaz
I went down in Mississippi, I asked Mister Charlie about my roots
Mississippi'ye gittim, Bay Charlie'ye köklerim hakkında sordum
He said, "Turn around, bend over, boy, they're right here in my boots"
Dedi ki, "Dön, eğil, oğlum, onlar burada benim botlarımda"
You know I never thought a thing like that would ever really come to be
Böyle bir şeyin gerçekten olacağını hiç düşünmedim
'Cause I don't bother nobody and don't nobody bother me
Çünkü kimseyle uğraşmam, kimse de benimle uğraşmaz
I asked a policeman the time, he swung and crowned me with his stock
Bir polise saat sordu, o da sopasıyla vurdu
I managed to walk away so glad it weren't twelve o'clock
On iki olmadığını görünce sevinerek uzaklaştım
You know I never thought a thing like that would ever really come to be
Böyle bir şeyin gerçekten olacağını hiç düşünmedim
'Cause I don't bother nobody and don't nobody bother me
Çünkü kimseyle uğraşmam, kimse de benimle uğraşmaz
My girl friend's datin' this here guy who's goin' out with some man's wife
Kız arkadaşım bu adamla görüşüyor, o da bir başka adamın karısıyla çıkıyor
I lost my girl, the wife her husband, the guy he lost his life
Ben kız arkadaşımı kaybettim, karı kocasını, adam da hayatını kaybetti
You know I never thought a thing like that would ever really come to be
Böyle bir şeyin gerçekten olacağını hiç düşünmedim
'Cause I don't bother nobody and don't nobody bother me
Çünkü kimseyle uğraşmam, kimse de benimle uğraşmaz
I used to have a Ford Torino and at that time I had a chick
Eskiden bir Ford Torino'm vardı ve o zamanlar bir kız arkadaşım vardı
She used to get her kicks just askin' me to flick my Bic
O, sadece Bic'imi yakmamı isteyerek keyif alırdı
You know I never thought a thing like that would ever really come to be
Böyle bir şeyin gerçekten olacağını hiç düşünmedim
'Cause I don't bother nobody and don't nobody bother me
Çünkü kimseyle uğraşmam, kimse de benimle uğraşmaz
My grandpa drove a horse and buggy but my father used the train
Büyükbabam at ve fayton sürerken, babam treni kullandı
I worked and bought a Cadillac but my son, he drives a plane
Ben çalıştım ve bir Cadillac aldım, ama oğlum bir uçak sürüyor
You know I never thought a thing like that would ever really come to be
Böyle bir şeyin gerçekten olacağını hiç düşünmedim
'Cause I don't bother nobody and don't nobody bother me
Çünkü kimseyle uğraşmam, kimse de benimle uğraşmaz

Black Sabbath - Looking For Today (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

It's complete but obsolete
Tamam da eskidi
All tomorrows become yesterday
Yarınlar dün oldu
In demand but second hand
Arz var ama ikinci el
It's been heard before you even play
Oynama bile fırsat bulamadan duyuldu
Up to date but came too late
Zamanında ama geç kaldın
Better get yourself another name
Adını değiştirmen gerek
You're so right but overnight
Haklısın ama bir gecede
You're the one who has to take the blame
Suçlu sensin
Everyone just gets on top of you
Hepsi sana yükleniyor
The pain begins to eat your pride
Acı gururunu kemiriyor
You can't believe in anything you knew
Bildiklerine inanamıyorsun
When was the last time that you cried
Son kez ağladığın zaman ne zaman
Don't delay you're in today
Gecikme, bugün buradasın
But tomorrow is another dream
Yarın başka bir hayal
Sunday's star is monday's scar
Pazarın yıldızı, pazartesi'nin yarası
Out of date before you're even seen
Görülmeden eskidi
At the top so quick to flop
Tepeye çıktın, ama çabuk düştün
You're so new but rotting in decay
Yenisin ama çürüyorsun
Like butterfly so quick to die
Kelebek gibi çabuk ölüyorsun
But you're only looking for today
Ama sadece bugünü arıyorsun
Everyone just gets on top of you
Hepsi sana yükleniyor
The pain begins to eat your pride
Acı gururunu kemiriyor
You can't believe in anything you knew
Bildiklerine inanamıyorsun
When was the last time that you cried
Son kez ağladığın zaman ne zaman
Looking for today
Bugünü arıyor
Glamour trip so soon to slip
Gurur yolculuğu, çabuk kayboluyor
Easy come but oh how quick it goes
Kolay geliyor, ama ne kadar çabuk gidiyor
Ten foot tall but what a fall
On ayak boyundayken, ne büyük düşüş
Hard to open yet so easy to close
Açılması zor, ama kapatması kolay
Front page news but so abused
Ön sayfa haberi, ama çok suistimal ediliyor
You just want to hide yourself away
Kendini gizlemek istiyorsun
Over-paid, but soon you fade
Fazla ödendi, ama çabuk soluyorsun
Because you're only looking for today
Çünkü sadece bugünü arıyorsun
Looking for today
Bugünü arıyor

Harry Belafonte - If I Were A Carpenter (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

If I were a carpenter
Eğer bir marangoz olsaydım
And you are a lady
Ve sen bir leydisin
Would you marry me anyway?
Her şeye rağmen beni evlendirir miydin?
Would you have my baby?
Benim çocuğumu dünyaya getirmeye razı olur muydun?
If a tinker were my trade
Eğer bir çilingirin mesleğini yapıyorsam
Would you still find me?
Beni yine de bulur muydun?
Carrying the pots I made
Yaptığım tencereleri taşıyarak
Following behind me
Benim arkamdan gelerek
Save my love through loneliness
Ayrılık acısına rağmen aşkımı koru
Save my love for sorrow
Üzüntü için aşkımı koru
I've given you my onliness
Sana tekliğimi verdim
Come and give me your tomorrow
Gel ve bana yarını ver
If I worked my hands in wood
Eğer ellerimi tahtada çalıştırırsam
Would you still love me?
Beni yine sevecek misin?
Answer me babe, 'Yes, I would'
Bana cevap ver sevgilim, 'Evet, seveceğim'
I'll put you above me
Seni benimsin üstüne koyacağım
If I were a miller
Eğer bir değirmenci olsaydım
At a mill wheel grinding
Bir değirmen tekerleğinde öğütürken
Would you miss your color box
Renk kutunu özler miydin?
And your soft shoe shining?
Ve yumuşak ayakkabının parlamasını?
Save my love through loneliness
Ayrılık acısına rağmen aşkımı koru
I'll save my love for sorrow
Üzüntü için aşkımı koru
I've given you my onliness
Sana tekliğimi verdim
Come and give me your tomorrow
Gel ve bana yarını ver
If I were a carpenter
Eğer bir marangoz olsaydım
And you are a lady
Ve sen bir leydisin
Would you marry me anyway?
Her şeye rağmen beni evlendirir miydin?
Would you have my baby?
Benim çocuğumu dünyaya getirmeye razı olur muydun?
I'm a carpenter, just a carpenter
Ben bir marangozum, sadece bir marangozum
I'm a carpenter, just a carpenter
Ben bir marangozum, sadece bir marangozum
I'm a carpenter, just a carpenter
Ben bir marangozum, sadece bir marangozum

Nirvana - Frances Farmer Will Have Her Revenge On Seattle (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

It's so relieving to know that you're leaving as soon as you get paid
Ücretini aldığın anda gidiyorsun, bunu bilmek çok rahatlatıcı
It's so relaxing to hear you're asking wherever you get your way
Her yerde yolun açık olsun, bunu duymak çok rahatlatıcı
It's so soothing to know that you'll sue me, this is starting to sound the same
Beni dava edeceğin bilmek çok sakinleştirici, bu artık aynı geliyor
I miss the comfort in being sad
Üzgün olmakta olan konforu özlüyorum
In her false withness, we hope you're still with us,
Onun yanlış tanıklığında, umarız hala bizimleyiz
To see if they float or drown
Yüzüp yüzmediğini veya boğulup boğulmadıklarını görmek için
Our favorite patient,
En sevdiğimiz hasta,
A display of patience, disease-covered Puget Sound
Hastalıkla kaplı Puget Sound, bir sabır gösterisi
She'll come back as fire, to burn all the liars,
O, yalancıların hepsini yakmak için ateş olarak geri dönecek
And leave a blanket of ash on the ground
Ve yerin üzerinde kül battaniyesi bırakacak
I miss the comfort in being sad
Üzgün olmakta olan konforu özlüyorum

John McDermott - The Green Fields Of France (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

How do you do young willie mcbride,
Nasılsın genç Willie McBride,
Do you mind if I sit here down by your graveside,
Mezarının yanında oturmak istersem rahatsız olur musun,
And rest for a while 'neath the warm summer sun,
Ve sıcak yaz güneşinin altında bir süre dinlenmek,
I've been walking all day and I'm nearly done
Tüm gün yürüdüm ve neredeyse bitkinim
I see by your gravestone you were only 19
Mezar taşına göre yalnızca 19 yaşındaydın
When you joined the great fall-in in 1916
1916'da büyük askere çağrıya katıldığında
I hope you died well and I hope you died clean
Umuyorum ki iyi öldün ve temiz öldün
Or young willie mcbride was it slow and obscene.
Ya da genç Willie McBride, yavaş ve iğrençti
Did they beat the drum slowly did they play the fife lowly
Davulu yavaşça çaldılar mı, flütü alçak sesle çaldılar mı
Did they sound the death march as they lowered you down
Seni aşağı indirirken ölüm marşını çaldılar mı
Did the band play the last post and chorus
Bando son nöbeti ve koro çaldı mı
Did the pipes play the flowers of the forest
Çalgılar ormanın çiçeklerini çaldı mı
Did you leave a wife or a sweetheart behind
Geride bir eş veya sevgili bıraktın mı
In some faithful heart is your memory enshrined
Bazı sadık kalplerde anın korunuyor mu
Although you died back in 1916
1916'da öldüğün halde
In that faithful heart are you forever 19
O sadık kalpte sonsuza dek 19 yaşındasın
Or are you a stranger without even a name
Ya da adın bile olmadan bir yabancı mısın
Enclosed then forever behind a glass frame
Cam bir çerçevede sonsuza dek kapalı
In an old photograph torn, battered and stained
Eski, yırtılmış, dövülmüş ve lekeli bir fotoğrafta
And faded to yellow in a brown leather frame.
Ve kahverengi deri çerçevede sarıya solmuş
Did they beat the drum slowly did they play the fife lowly
Davulu yavaşça çaldılar mı, flütü alçak sesle çaldılar mı
Did they sound the death march as they lowered you down
Seni aşağı indirirken ölüm marşını çaldılar mı
Did the band play the last post and chorus
Bando son nöbeti ve koro çaldı mı
Did the pipes play the flowers of the forest
Çalgılar ormanın çiçeklerini çaldı mı
The sun now it shines on the green fields of france
Güneş şimdi Fransa'nın yeşil tarlalarında parlıyor
There's a warm summer breeze makes the red poppies dance
Sıcak bir yaz esintisi kırmızı gelinciklerin dans etmesini sağlıyor
And look how the sun shines from under the clouds
Ve bulutların altından nasıl parladığını gör
There's no gas, no barbwire, there's no guns firing now
Şimdi gaz yok, tel çit yok, silahlar ateşlemiyor
But here in this graveyard it's still no man's land
Ama bu mezarlıkta hala kimsenin toprağı değil
The countless white crosses stand mute in the sand
Sayısız beyaz haçlar kuma gömülmüş ve sessiz
To man's blind indifference to his fellow man
İnsanın kendi türüne karşı kör ilgisizliğine
To a whole generation that were butchered and damned.
Kesilip lanetlenen bir bütün nesle
Did they beat the drum slowly did they play the fife lowly
Davulu yavaşça çaldılar mı, flütü alçak sesle çaldılar mı
Did they sound the death march as they lowered you down
Seni aşağı indirirken ölüm marşını çaldılar mı
Did the band play the last post and chorus
Bando son nöbeti ve koro çaldı mı
Did the pipes play the flowers of the forest
Çalgılar ormanın çiçeklerini çaldı mı
Now young willie mcbride I can't help wonder why
Şimdi genç Willie McBride, neden diye merak ediyorum
Do those who lie here know why did they die
Burada yatanlar neden öldüklerini biliyorlar mı
Did they believe when they answered the call
Çağrıya cevap verdiklerinde inanıyorlardı mı
Did they really believe that this war would end wars
Gerçekten de bu savaşın savaşları sona erdireceğine inanıyorlardı mı
Well the sorrow, the suffering, the glory, the pain
Evet, keder, acı, zafer, ağrı
The killing and the dying were all done in vain
Öldürme ve ölme boşuna yapıldı
For young willie mcbride it all happened again,
Genç Willie McBride için her şey tekrar oldu,
And again and again and again and again
Ve tekrar tekrar tekrar tekrar
Did they beat the drum slowly did they play the fife lowly
Davulu yavaşça çaldılar mı, flütü alçak sesle çaldılar mı
Did they sound the death march as they lowered you down
Seni aşağı indirirken ölüm marşını çaldılar mı
Did the band play the last post and chorus
Bando son nöbeti ve koro çaldı mı
Did the pipes play the flowers of the forest
Çalgılar ormanın çiçeklerini çaldı mı

John Waite - Masterpiece Of Loneliness (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Well I come home in the evening
Akşamları eve gelir, aynı eski eve yalnız
To the same old house alone
Aynı eski eve yalnız
And in the silence of these empty rooms
Ve bu boş odaların sessizliğinde
I take shelter from the storm
Fırtınadan sığınırım
But I brought a paint box
Ama bir resim kutusu getirdim
And some brushes to pass the time
Ve zaman geçirmek için bazı fırçalar
Since you've been gone
Sen gittikten sonra
It's a portrait of a broken man
Kırık bir adamın portresi
And the colors always run
Ve renkler her zaman akar
A figure in a landscape
Manzara中的 bir figür
It's a work of art, you'll see
Sanat eseri, göreceksin
A figure in a landscape
Manzara中的 bir figür
It's a masterpiece of loneliness, that's me
Yalnızlığın bir şaheseri, ben
Well I climb the stairs in this haunted house
Bu lanetli evin merdivenlerini çıkarım
To find your spirit everywhere
Her yerde senin ruhunu bulmak için
With the bright stars on the rooftops
Çatıların üzerindeki parlak yıldızlarla
And my old friend the moon is there
Ve eski arkadaşım ay orada
But I can't quite get the colors right
Ama renkleri tam doğru yapamıyorum
See I'm reaching for the deepest blue
Gördüğün gibi en derin maviye ulaşmaya çalışıyorum
It's a one man show, I'm free again
Bu bir adamın gösterisi, tekrar özgürüm
But still belong to you
Ama hala sana aitim
And I stand there in the kitchen light
Ve mutfak ışığında orada duruyorum
With your ghost and memories
Senin hayaletin ve anılarınla
Got what I wanted I got my freedom
İstediğimi aldım, özgürlüğüme kavuştum
But I miss you still
Ama seni hala özlüyorum

Rainbow - Makin' Love (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

I was always on the wilder side
Her zaman daha vahşi taraftaydım
Chasing love away
Aşkı uzaklaştırmak
Love was something for romantic fools
Aşk romantik aptallar için bir şeydi
Just a game how to play
Sadece oynamak için bir oyun
How can I deny my heart
Kalbimi nasıl inkar edebilirim
When my love is blind
Aşkımda kördüğüm varken
I got no choice
Hiçbir seçeneğim yok
I've gone too far
Çok ileri gittim
I lose my mind
Aklımı kaybediyorum
When we're makin' love
Aşk yaparken
When we're makin' love
Aşk yaparken
When I look into your magic eyes
Sihirli gözlerine baktığımda
The mirror of my love
Aşkımda olan ayna
I like to see you
Seni görmek isterim
Smiling back at me
Bana gülümsüyorsun
It makes me feel so good
Bunu hissetmek bana çok iyi hissettiriyor
Need to keep you satisfied
Seni memnun etmek zorundayım
The only way I know
Bildiğim tek yol
And all the cares I cannot hide
Ve gizleyemediğim tüm dertler
Will never show
Asla görünmeyecek
When we're makin' love
Aşk yaparken
Woh makin' love
Aşk yapıyorum
Don't believe that I'm a liar
Yalancı olduğumu sanma
But I can't get enough
Ama yetinemiyorum
Never knew I could be higher
Daha yüksek olabileceğimi hiç bilmiyordum
Just by makin' love
Sadece aşk yaparak
How can I deny my heart
Kalbimi nasıl inkar edebilirim
When my love is blind
Aşkımda kördüğüm varken
I got no choice
Hiçbir seçeneğim yok
I've gone too far
Çok ileri gittim
I lose my mind
Aklımı kaybediyorum
When we're makin' love
Aşk yaparken
When we're makin' love
Aşk yaparken
Don't believe that I'm a liar
Yalancı olduğumu sanma
But I can't get enough
Ama yetinemiyorum
Never knew I could be higher
Daha yüksek olabileceğimi hiç bilmiyordum
Just by makin' love
Sadece aşk yaparak
Oh oh oh yeah oh makin' love
Oh oh oh evet aşk yapıyorum
Oh makin' love
Aşk yapıyorum
Makin' love
Aşk yapıyorum
Coming to you
Sana geliyorum
Makin' love
Aşk yapıyorum
With nothing to do
Hiçbir şey yapmadan
Makin' love
Aşk yapıyorum
Makin' love
Aşk yapıyorum
Makin' love
Aşk yapıyorum
Makin' love
Aşk yapıyorum

Widespread Panic - Aunt Avis (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Help me mama, for I have grinned
Anne yardım et bana, çünkü ben gülümsedim
Save me daddy from where I'm goin'
Babacığım, gideceğim yerden beni kurtar
Call out to me from the ages beyond
Uzak geçmişten bana seslen
Help me remember how to be good
Bana iyi olmayı nasıl hatırlayacağımı öğret
How to continue when I feel I really shouldn't
Aslında devam etmemem gerektiğinde nasıl devam edeceğimi öğret
How to remember how to be good
İyi olmayı nasıl hatırlayacağımı öğret
How to continue when I feel I really shouldn't
Aslında devam etmemem gerektiğinde nasıl devam edeceğimi öğret
Help me granddaddy to see the swans
Büyükbabacığım, kuğuları görmemi sağla
Strike me granny with your golden pump
Büyükanne, altın pompayla beni vur
Teach me now what I could never learn before
Şimdi bana daha önce asla öğrenemeyeceğim şeyi öğret
How to remember how to be good
İyi olmayı nasıl hatırlayacağımı öğret
How to continue when I feel I really shouldn't
Aslında devam etmemem gerektiğinde nasıl devam edeceğimi öğret
How to remember how to be good
İyi olmayı nasıl hatırlayacağımı öğret
How to continue when I feel I really shouldn't
Aslında devam etmemem gerektiğinde nasıl devam edeceğimi öğret
Teach me Great Uncle to hear the talk
Büyük Amca, konuşmayı nasıl duyacağımı öğret
Show me Aunt Avis with your ageless chalk
Hala Avis'i, yaşsız tebeşirinle bana göster
Scratch it out for me on my cloudy retina
Bulutlu retinamda bana kazı
How to remember how to be good
İyi olmayı nasıl hatırlayacağımı öğret
How to continue when I know I really shouldn't
Aslında devam etmemem gerektiğini bildiğimde nasıl devam edeceğimi öğret
How to remember how to be good
İyi olmayı nasıl hatırlayacağımı öğret
How to continue when I know I really shouldn't
Aslında devam etmemem gerektiğini bildiğimde nasıl devam edeceğimi öğret
How to remember how to be good
İyi olmayı nasıl hatırlayacağımı öğret
How to continue when I feel I really shouldn't
Aslında devam etmemem gerektiğinde nasıl devam edeceğimi öğret

Van Morrison - Beautiful Vision (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Beautiful vision
Güzel vizyon
Stay with me all of the time
Her zaman benimle kal
Beautiful vision
Güzel vizyon
Stay ever on my mind with your beautiful
Sürekli aklımda kal, senin güzel vizyonunla
Mystical rapture
Mistik coşkunluk
I am in ecstasy
Ben coşkunluk içindeyim
Beautiful vision
Güzel vizyon
Don't ever separate me from your beautiful
Beni asla senin güzel vizyonundan ayırma
In the darkest night
En karanlık gecede
You are shining bright
Sen parlak bir şekilde parlıyorsun
You are my guiding light
Sen benim yol gösteren ışığimsın
You show me wrong from right
Sen bana yanlış ile doğruyu gösterirsin
Beautiful vision
Güzel vizyon
Stay ever on my mind
Sürekli aklımda kal
Beautiful vision
Güzel vizyon
Stay with me all of the time with your beautiful vision
Her zaman benimle kal, senin güzel vizyonunla
In the darkest night
En karanlık gecede
I said you are shining bright
Dedim ki sen parlak bir şekilde parlıyorsun
You are my guiding light
Sen benim yol gösteren ışığimsın
Show me wrong from right
Bana yanlış ile doğruyu göster
Beautiful vision
Güzel vizyon
Stay with me all of the time
Her zaman benimle kal
Beautiful vision
Güzel vizyon
Stay ever on my mind with your beautiful vision
Sürekli aklımda kal, senin güzel vizyonunla
I can make it
Bunu başarabilirim
I can make it
Bunu başarabilirim
With your beautiful vision
Senin güzel vizyonunla

Ufo - The Spark That Is Us (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

One more time said the lady Jane
Bayan Jane bir daha dedi
Walk on in the fire
Ateşin içine yürü
Chinese whispers ringing now
Çin fısıltıları şimdi çalıyor
Step into the mire
Bataklığa adım at
I've been strung out to dry
Kuruması için gerildim
Blowing in the gale
Fırtınada esiyor
My names been left hanging,
Adım asılı kaldı,
Hanging on your nail
Çivinde asılı
All the misfits
Tüm uyumsuzlar
Are flying like a kite
Bir uçurtma gibi uçuyorlar
All of my friends
Tüm arkadaşlarım
Have come to see the fight
Dövüşü görmek için geldiler
whoa oh oh, the spark that is us
vah vah vah, bizim olan kıvılcım
This love has never gone away
Bu aşk asla gitmedi
Whoa oh oh, the spark that is us
Vah vah vah, bizim olan kıvılcım
I hold a moment every single day
Her gün bir anı tutuyorum
I can hear the Quireboys singing
Quireboys'un şarkı söylediğini duyabiliyorum
And it's falling on my ears
Ve kulağıma düşüyor
I can hear the trumpets playing
Trompetlerin çaldığını duyabiliyorum
Running down the years
Yıllar boyunca koşuyor
Don't ask me how the world looks
Bana dünyanın nasıl göründüğünü sorma
How it looks tonight
Bu gece nasıl göründüğünü
I'm gonna be leaving babe
Gideceğim sevgilim
Outta here and outta sight
Buradan ve görüş alanından
I've been laying down
Yatırdım
Coming off the rails
Raylardan çıkıyorum
I've been chasing shadows
Gölgeleri kovaladım
Playing Happy trails
Mutlu izler oynuyorum
whoa oh oh, the spark that is us
vah vah vah, bizim olan kıvılcım
This love has never gone away
Bu aşk asla gitmedi
Whoa oh oh, the spark that is us
Vah vah vah, bizim olan kıvılcım
I hold a moment every single day
Her gün bir anı tutuyorum
Solo
Solo
whoa oh oh, the spark that is us
vah vah vah, bizim olan kıvılcım
This love has never gone away
Bu aşk asla gitmedi
Whoa oh oh, the spark that is us
Vah vah vah, bizim olan kıvılcım
I hold a moment every single day
Her gün bir anı tutuyorum
whoa oh oh, the spark that is us
vah vah vah, bizim olan kıvılcım
This love has never gone away
Bu aşk asla gitmedi
Whoa oh oh, the spark that is us
Vah vah vah, bizim olan kıvılcım
I hold a moment every single day
Her gün bir anı tutuyorum

Jason Mraz - Make It Mine (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Wake up everyone
Herkes uyanın
How can you sleep at a time like this
Bu gibi bir zamanda nasıl uyuyabilirsiniz
Unless the dreamer is the real you
Rüya gören gerçek sen olmadıkça
Listen to your voice
Sesine kulak ver
The one that tells you to taste past the tip of your tongue
Dilinin ucunun ötesini tatmana söyleyen ses
Lip and the neck will appear
Dudak ve boyun belirir
I don't wanna wake before
Rüya bitmeden uyanmak istemiyorum
The dream is over
Rüya bittiğinde
I'm gonna make it mine
Onu benim yapacağım
Yes I... I know it
Evet ben... biliyorum
I'm gonna make it mine
Onu benim yapacağım
Yes I'll make it all mine
Evet hepsini benim yapacağım
I keep my life on a heavy rotation
Hayatımı ağır bir döngüde tutuyorum
Requesting that it's lifting you up
Seni yukarı kaldırdığını isteyen
Up up and away
Yukarı, yukarı ve uzaklara
And over to a table at the gratitude cafe
Ve şükran kafesinde bir masaya
And I am finally there
Ve nihayet oradayım
And all the angels they'll be singing
Ve tüm melekler şarkı söyleyecek
Ah la la la ah la la la I la la la la love you
Ah la la la ah la la la seni seviyorum
And timing's everything
Ve zaman her şey
And this time there's plenty
Ve bu kez çok var
I am balancing
Dengeliyorum
Careful and steady
Dikkatli ve sabit
And reveling in energy that everyone's emitting
Ve herkesin yaydığı enerjiye dalarak
I don't wanna wait no more
Artık beklememek istiyorum
No I wanna celebrate the whole world
Hayır, tüm dünyayı kutlamak istiyorum
I'm gonna make it mine
Onu benim yapacağım
Because I'm following your joy
Çünkü senin sevincini takip ediyorum
I'm gonna make it mine
Onu benim yapacağım
Because I I am open
Çünkü ben açıkım
I'm gonna make it mine
Onu benim yapacağım
Yes I... I'm gonna show it
Evet ben... göstereceğim
Yes I'm gonna make it mine
Evet onu benim yapacağım
It's mine
Onu benim
Yes I will make it all mine
Evet hepsini benim yapacağım

Rihanna - Fool In Love (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Mama, I found a man
Anne, sevdiğim ve beni anlayan bir adam buldum
Who loves me and understands
Beni seven ve anlayan biri
Papa, he's quite a man
Baba, o gerçekten iyi bir adam
He adores me, he's my biggest fan
Beni taparcasına sever, benim en büyük hayranım
And don't get me wrong,
Yanlış anlamayın,
I know he's not perfect in your eyes
Gözünüzde mükemmel olmadığını biliyorum
But somehow he's flawless in mine
Ama benim gözümde kusursuz
And you may tell me to run, run now
Bana şimdi koş demeyebilirsiniz
But I can't do that
Ama bunu yapamam
We're too far down the hole
Çukurun çok derinlerine düştük
He's got a hold on my soul
O, ruhumu ele geçirdi
So I guess I'm a fool
Sanırım ben aptalım
I'm a fool in love
Aşık bir aptalım
But I'm willing to stay here
Ama burda kalmaya razıyım
And bask in the glory of his heart
Ve onun kalbinin ihtişamında yaşayacağım
I guess I'm a fool in love
Sanırım ben aşık bir aptalım
But I'm willing to look so stupid
Ama aptal görünmeye razıyım
Till I had enough
Yeterince yaşayana kadar
Mama, don't judge me now
Anne, şimdi beni yargılama
I'm not trying to hurt you
Sana zarar vermek istemiyorum
I know this won't make you proud
Bunun seni gururlandırmayacağını biliyorum
Papa, did I let you down?
Baba, seni hayal kırıklığına uğrattım mı?
Are you ashamed of how your little girl turned out?
Küçük kızının nasıl biri olduğuna utanıyor musun?
You'll see a monster
Sen bir canavar görürsün
I see a smile
Ben bir gülümseme görüyorum
You say it's danger
Sen tehlike dedin
And I'm in denial
Ben inkar ediyorum
But somehow I feel so safe right now
Ama bazı şekilde şimdi çok güvende hissediyorum
So I guess I'm a fool
Sanırım ben aptalım
I'm a fool in love
Aşık bir aptalım
But I'm willing to stay here
Ama burda kalmaya razıyım
And bask in the glory of his heart
Ve onun kalbinin ihtişamında yaşayacağım
I guess I'm a fool in love
Sanırım ben aşık bir aptalım
But I'm willing to look so stupid
Ama aptal görünmeye razıyım
Till I had enough
Yeterince yaşayana kadar

Neil Diamond - My Time With You (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

A little quiet conversation in the night
Gece saatlerinde bir sessiz sohbet
I need my time with you
Seninle zaman geçirmek istiyorum
It always seems to make
Her zaman öyle görünür
The day turn out alright
Gündüzün iyi geçmesini sağlar
It's easy when I'm here with you
Seninle birlikteyken kolaydır
And when life is hard to understand
Ve hayatın anlamını kavramak zor olduğunda
You reach out for the hand
Sen elini uzatırsın
Of someone who believes in you
Kendini sana inanandan
And when I'm sure
Ve ben eminim
I'm not worth anything at all
Hiçbir şey değildim
I need my time with you
Seninle zaman geçirmek istiyorum
When we're together
Biz birlikteyken
All those troubles look so small
Tüm o sorunlar o kadar küçüktür
When nothing seems real
Hiçbir şey gerçek gibi görünmez
Then I need my time with you
O zaman seninle zaman geçirmek istiyorum
Hard times
Zor günler
City lights shine all over the sky
Şehir ışıkları gökyüzünde parlar
Don't you know in a dog eat dog world
Biliyorsun ki bu dünyada herkesten kendin için savaşmak gerekir
We need each other to survive
Birbirimize ihtiyacımız var ki hayatta kalabilelim
I got to know if they storm the walls
Bunlar duvarları yıkmaya çalışırsa
I'll have you by my side
Sen benim yanımdayız
I turn the page
Sayfa döndürüyorum
And see another restless day
Ve başka bir huzursuz gün görüyorum
I'll need my time with you
Seninle zaman geçirmek istiyorum
I'll keep believing
İnanmaya devam edeceğim
Till tomorrow fades away
Yarın kaybolana kadar
Takes only that moment with you
Sadece o an seninle kalıyor
It's never easy
Her zaman kolay değildir
When you got to keep it going
Ve devam etmek zorundasın
And your back's against the wall
Ve gerinle geri kalmışsın
As every dreamer knows
Her hayalcinin bildiği gibi
It doesn't really matter
Gerçekten önemli değildir
If you rise or if you fall
Yükselirsen ya da düşersen
You can hand it all
Tümünü bırakabilirsin
To someone who believes in you
Kendini sana inanandan
And cares for you
Ve seni önemseyen
And shares that time with you
Ve seninle o zamanı paylaşan
I need and I want
İhtiyacım var ve istiyorum
And I love my time with you
Ve seninle zaman geçirmeyi seviyorum
I need my time with you
Seninle zaman geçirmek istiyorum

Harry Connick, Jr. - A Spoonful Of Sugar (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

In every job that must be done
Her işin yapılması gereken her yerde
There is an element of fun
Orada bir miktar eğlence de vardır
You find the fun and snap
Eğlenceyi bulup işin bitmesini sağla
The job's a game
İş bir oyun
In every task you undertake
Her görevi üstlendiğinizde
Becomes a piece of cake
Bir parça kek haline gelir
A lark, a spree
Bir kuş, bir eğlence
It's very clear to see
Bu çok açık
That a spoonful of sugar
Bir tatlı kaşığı şeker
Helps the medicine go down
İlaçları indirmektedir
The medicine go down
İlaçlar indirmektedir
Medicine go down
İlaçlar indirmektedir
Just a spoonful of sugar
Sadece bir tatlı kaşığı şeker
Helps the medicine go down
İlaçları indirmektedir
In a most delightful way
En keyifli şekilde
A robin feathering his nest
Bir baykuş yuvasını süslerken
Has very little time to rest
Çok az zamanı dinlenmek için vardır
While gathering his
Kuşların topladığı
Bits of twine and twig
Dikiş ipi ve dallar
Though quite intent in his pursuit
Fakat çok kararlı bir şekilde
He has a merry tune to toot
Bir neşeli nota çalmak için vardır
He knows a song
Bir şarkı bilir
Will move the job along
İşleri ilerletmektedir
For a spoonful of sugar
Bir tatlı kaşığı şeker için
Helps the medicine go down
İlaçları indirmektedir
The medicine go down
İlaçlar indirmektedir
Medicine go down
İlaçlar indirmektedir
Just a spoonful of sugar
Sadece bir tatlı kaşığı şeker
Helps the medicine go down
İlaçları indirmektedir
In a most delightful way
En keyifli şekilde
The honeybees that brings the nectar
Bal arıları, balı getirenler
From the flowers to the comb
Çiçeklerden arı kovanına
Never tire ever buzzing to and fro, no
Her zaman gürültülü olarak dolaşırlar, hayır
Because they take a little nip
Çünkü bir parça bal alırlar
From every flower that they sip
Her çiçekten aldıkları bal
And hence they find
Ve bu nedenle bulurlar
Their task is not a grind
İşleri zor değildir
For a spoonful of sugar
Bir tatlı kaşığı şeker için
Helps the medicine go down
İlaçları indirmektedir
The medicine go down
İlaçlar indirmektedir
Medicine go down
İlaçlar indirmektedir
Just a spoonful of sugar
Sadece bir tatlı kaşığı şeker
Helps the medicine go down
İlaçları indirmektedir
In a most delightful way
En keyifli şekilde
In a most delightful way
En keyifli şekilde