Julia Buzhilova - Lullaby For Wolves (Türkçe Çeviri)

Yulia Buzhilova - Lullaby For Wolves (Türkçe Çeviri)

He comes every night.
Her gece geliyor
He sits on swing
Salıncakta oturuyor
He has mad eyes.
Ürkütücü gözleri var
He sings lullaby for wolves.
Kurtlara ninni söylüyor

He shouts but nobody hears him.
Bağırıyor ama kimse duymuyor
He dances this tango.
Tango yapıyor
He has big teeth.
Kocaman dişleri var
He sings lullaby for wolves.
Kurtlara ninni söylüyor

U-u-u u-u-u-u
U-u-u u-u-u-u

He comes every night.
Her gece geliyor
He dances this tango.
Tango yapıyor
He has big teeth.
Kocaman dişleri var
He sings lullaby for wolves.
Kurtlara ninni söylüyor

He shouts but nobody hears him.
Bağırıyor ama kimse duymuyor
He dances this tango.
Tango yapıyor
In spring he's like wind.
Bahar rüzgarı gibi
In spring he's like wind.
He sings lullaby for wolves.
Kurtlara ninni söylüyor

U-u-u u-u-u-u
U-u-u u-u-u-u

He comes every night.
Her gece geliyor
He sits on swing
Salıncakta oturuyor
He has mad eyes.
Ürkütücü gözleri var
He sings lullaby for wolves.
Kurtlara ninni söylüyor

U-u-u u-u-u-u
U-u-u u-u-u-u
Au-au

Nicole Scherzinger - Boomerang (Türkçe Çeviri)

Nicole Scherzinger - Boomerang (Türkçe Çeviri)

The world spit me out and now we're spinning around, lost in a free fall
Dünya beni haykırdı ve şimdi kendi etrafımızda dönüyoruz, serbest düşüşte kaybolduk
Forever going down, and breakin' through the ground
Sonsuza dek düşüyoruz, yeri delip geçiyoruz
When I thought I reached the end, I start to fall again
Sona geldiğimi düşündüğümde tekrar düşmeye başladım

But i'll start to never surrender when it's hard to get up
Ama ayağa kalkmak zorlaştığında asla pes etmeyeceğim
Gonna fight till I cant spin and say
Dönüp şarkı söyleyemeyinceye kadar savaşacağım

Oh, you can turn me down, you can throw me now
Oh, şimdi beni caydırabilirsin, şimdi beni uzaklaştırabilirsin
The harder out, the harder I come back around
Gitmesi daha zor, buraya geri gelmesi daha zor
You can break my heart but you can't scratch my name
Kalbimi kırabilirsin ama adımı lekeleyemezsin
I can take the hit cause i'm a boomerang
Darbe alabilirim çünkü ben bumerangım
Oh, woah, oh woah, oh woah i'm a boomerang
ben bumerangım
Oh, woah, oh woah, oh woah i'm a boomerang
ben bumerangım

Now i'm 10 feet fall, all my problems feel so small
Şimdi 10 feetten düşüyorum, sıkıntılarım çok küçük
Nothing in my way to make me change
Yolumda beni değiştirecek bir şey yok
No ceiling to my sky, just open space to fly
Gökyüzümün tavanı yok, uçmak için koca bir gökyüzü
Everytime i'm feeling down, I turn it back around
Aşağıyı her düşündüğümde, onu geri çeviriyorum

But i'll start to never surrender when it's hard to get up
Ama ayağa kalkmak zorlaştığında asla pes etmeyeceğim
Gonna fight till I cant spin and say
Dönüp şarkı söyleyemeyinceye kadar savaşacağım

Oh, you can turn me down, you can throw me now
Oh, şimdi beni caydırabilirsin, şimdi beni uzaklaştırabilirsin
The harder out, the harder I come back around
Gitmesi daha zor, buraya geri gelmesi daha zor
You can break my heart but you can't scratch my name
Kalbimi kırabilirsin ama adımı lekeleyemezsin
I can take the hit cause i'm a boomerang
Darbe alabilirim çünkü ben bumerangım
Oh, woah, oh woah, oh woah i'm a boomerang
ben bumerangım
Oh, woah, oh woah, oh woah i'm a boomerang
ben bumerangım

Even though i'm flying, the sky can change one name
Uçuyorsam bile gökyüzü bir ismi değiştirebilir
I can hit some turbulance, but who I am is never gonna change cause i'm a boomerang
Bir türbülansa yakalanabilirim, ama asla değişmeyeceğim çünkü ben bir bumerangım
Cause i'm a boomerang
Çünkü ben bir bumerangım
Cause i'm a boomerang
Çünkü ben bir bumerangım

Oh, you can turn me down, you can throw me now
Oh, şimdi beni caydırabilirsin, şimdi beni uzaklaştırabilirsin
The harder out, the harder I come back around
Gitmesi daha zor, buraya geri gelmesi daha zor
You can break my heart but you can't scratch my name
Kalbimi kırabilirsin ama adımı lekeleyemezsin
I can take the hit cause i'm a boomerang
Darbe alabilirim çünkü ben bumerangım
Oh, woah, oh woah, oh woah i'm a boomerang
ben bumerangım
Oh, woah, oh woah, oh woah i'm a boomerang
ben bumerangım


Emmelie De Forest - Only Teardrops (Türkçe Çeviri) (2013 Eurovision Danimarka Şarkısı)

Emmelie De Forest - Only Teardrops (Türkçe Çeviri)
(2013 Eurovision Danimarka Şarkısı)

The sky is red tonight
Gökyüzü kırmızı bu gece
We’re on the edge tonight
Tam kıyıdayız bu gece
No shooting star to guide us
Bıze yön gösteren bir yıldız kayması yok

Eye for an eye, why tear each other apart?
Göze göz, neden gözyaşı insanları ayırır
Please tell me why, why do we make it so?
Lütfen söyle bana neden, öyleyse neden öyle yaparız
I look at us now, we only got ourselves to blame
Şimdi bize bakıyorum da, sadece kendimizi suçlayabiliriz
It’s such a shame
Tam bir utanç vesilesi

How many times can we win and lose?
Kaç kez kaybedebilir ve kazanabiliriz?
How many times can we break the rules between us?
Kaç kere aramızdaki tabuları yıkabiliriz?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

How many times do we have to fight?
Kaç kere kavga etmeliyiz
How many times till we get it right between us?
Doğrusunu yapana kadar kaç kez?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

So come and face me now
Hadi gel ve yüzleş benilme
Here on this stage tonight
Bu gece ve burada
Let’s leave the past behind us
Hadi geçmişi ardımızda bırakalım

Eye for an eye, why tear each other apart?
Göze göz, neden gözyaşı insanları ayırır
Please tell me why, why do we make it so?
Lütfen söyle bana neden, öyleyse neden öyle yaparız
I look at us now, we only got ourselves to blame
Şimdi bize bakıyorum da, sadece kendimizi suçlayabiliriz
It’s such a shame
Tam bir utanç vesilesi

Tell me
Söyle bana
How many times can we win and lose?
Kaç kez kaybedebilir ve kazanabiliriz?
How many times can we break the rules between us?
Kaç kere aramızdaki tabuları yıkabiliriz?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

How many times do we have to fight?
Kaç kere kavga etmeliyiz
How many times till we get it right between us?
Doğrusunu yapana kadar kaç kez?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

(Tell me now) What’s come between us? What’s come between us?
(Şimdi söyle bana) Aramıza ne girdi? Aramıza ne girdi?
Only teardrops
Sadece gözyaşları
(Tell me now) What’s come between us? What’s come between us?
(Şimdi söyle bana) Aramıza ne girdi? Aramıza ne girdi?

How many times can we win and lose?
Kaç kez kaybedebilir ve kazanabiliriz?
How many times can we break the rules between us?
Kaç kere aramızdaki tabuları yıkabiliriz?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

How many times do we have to fight?
Kaç kere kavga etmeliyiz
How many times till we get it right between us?
Doğrusunu yapana kadar kaç kez?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

Only teardrops
Sadece gözyaşları
Only teardrops
Sadece gözyaşları

How many times can we win and lose?
Kaç kez kaybedebilir ve kazanabiliriz?
How many times can we break the rules between us?
Kaç kere aramızdaki tabuları yıkabiliriz?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

How many times do we have to fight?
Kaç kere kavga etmeliyiz
How many times till we get it right between us?
Doğrusunu yapana kadar kaç kez?
Only teardrops
Sadece gözyaşları

Justin Bieber - Boyfriend (Türkçe Çeviri)

Justin Bieber - Boyfriend (Türkçe Çeviri)

If I was your boyfriend, I’d never let you go
Erkek arkadaşın olsaydım, gitmene asla izin vermezdim
I can take you places you ain’t never been before
Seni asla gitmediğin yerlere götürürdüm
Baby take a chance or you’ll never ever know
Bir dene bebeğim yoksa asla bilemeyeceksin
I got money in my hands that I’d really like to blow
Elimde harcamayı gerçekten istediğim param var
Swag swag swag, on you

Chillin by the fire why we eatin’ fondue
Soğuktan donuyorum neden eritilmiş peynir yiyoruz
I dunno about me but I know about you
Kendimi bilmiyorum ama seni biliyorum
So say hello to falsetto in three two
Yüksek perdeden merhaba de

[Pre-Chorus]
I’d like to be everything you want
İstediğin her şey olurdum
Hey girl, let me talk to you
Hey kız, izin ver de bir konuşayım

[Chorus]
If I was your boyfriend, never let you go
Erkek arkadaşın olsaydım, gitmene asla izin vermezdim
Keep you on my arm girl, you’d never be alone
Seni kollarımda tutardım, asla yalnız olmazdın
I can be a gentleman, anything you want
Centilmen olabilrim, her ne istersen
If I was your boyfriend, I’d never let you go, I’d never let you go
Erkek arkadaşın olsaydım, gitmene asla izin vermezdim, asla izin vermezdim

[Verse 2]
Tell me what you like yeah tell me what you don’t
Bana neyi sevdiğini söyle evet sevmediklerini de
I could be your Buzz Lightyear fly across the globe
Senin vızıldayan ışıkyılın olup dünyanın etrafında dolaşabilirim
I don’t never wanna fight yeah, you already know
Savaşmak istemiyorum, bunu zaten biliyorsun
I am ‘ma a make you shine bright like you’re laying in the snow
Seni kar üzerinde uzanıyormuşun gibi parıldatacağım
Burr
Girlfriend, girlfriend, you could be my girlfriend
Kız arkadaşım, kız arkadaşım, kız arkadaşım olabilirdin
You could be my girlfriend until the ---- world ends
Dünyanın sonuna kadar kız arkadaşım olabilirdin
Make you dance do a spin and a twirl and
Voice goin crazy on this hook like a whirl wind
Swaggie

[Pre-Chorus]
I’d like to be everything you want
İstediğin her şey olurdum
Hey girl, let me talk to you
Hey kız, izin ver de bir konuşayım

[Chorus]
If I was your boyfriend, never let you go
Erkek arkadaşın olsaydım, gitmene asla izin vermezdim
Keep you on my arm girl, you’d never be alone
Seni kollarımda tutardım, asla yalnız olmazdın
I can be a gentleman, anything you want
Centilmen olabilrim, her ne istersen
If I was your boyfriend, I’d never let you go, I’d never let you go
Erkek arkadaşın olsaydım, gitmene asla izin vermezdim, asla izin vermezdim

[Bridge]
So give me a chance, ‘cause you’re all I need girl
Hadi bana bir şarn ver, çünkü tek ihtiyacım sensin
Spend a week wit your boy I’ll be calling you my girlfriend
Bir haftanı benimle geçir ve seni kız arkadaşım diye çağıracağım
If I was your man, I’d never leave you girl
Eğer senin erkeğinsem, seni asla terketmem
I just want to love you, and treat you right
Sadece seni sevmek istiyorum, ve sana hak vereciyorum

[Chorus]
If I was your boyfriend, never let you go
Erkek arkadaşın olsaydım, gitmene asla izin vermezdim
Keep you on my arm girl, you’d never be alone
Seni kollarımda tutardım, asla yalnız olmazdın
I can be a gentleman, anything you want
Centilmen olabilrim, her ne istersen
If I was your boyfriend, I’d never let you go, I’d never let you go
Erkek arkadaşın olsaydım, gitmene asla izin vermezdim, asla izin vermezdim

Na na na, na na na, na na na
Ya girl
Na na na, na na na, na na na ey
Na na na, na na na, na na na ey
Na na na, na na na, na na na ey

If I was your boyfriend
Erkek arkadaşın olsaydım

Justin Bieber - Yellow Raincoat (Türkçe Çeviri)

Justin Bieber - Yellow Raincoat (Türkçe Çeviri)

Guess i'll put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
Baby it's keeping me dry
Beni kuru tutuyor bebeğim
I put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
You know exactly why
Neden giydiğimi biliyorsun

When the wind blows, and the sun goes away
Rüzgar estiğinde ve güneş gittiğinde
And the sand fall, stormy day, it's a destroyer, this is for you
Ve toğrak düştüğünde, fırtınalı günde, bir yıkıcıdır, bu senin için
And as it pours down, the water sprinkles off my chest, it's destroyer, it's like is to ya
Ve yağmur şiddetle yağdığında, yağmur göğsüme serptiğinde, bir yıkıcıdır, sana da olur

Whenever I do have it, do I have it, want this to face me
Ne zaman bana böyle olsa, böyle olsa, yüzümün böyle olmasını istiyorum
Whenever I do have it, do I want this thing to make me
Ne zaman bana böyle olsa, Bu şeyin benim meşhur olmama
Cause the fame, and the money, and the girl will drive you crazy
Paraya sahip olmama sebep oluyor ve bu kız beni çıldırdıyor
Another he said, she said, i'm thinking maybe
Bir diğeri dedi o, dedi o, belki diyorum
Just put on...
Sadece giy...

Guess i'll put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
Baby it's keeping me dry
Beni kuru tutuyor bebeğim
I put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
You know exactly why
Neden giydiğimi biliyorsun

But as I look around, I see, when i'm thinking never, change me
Ama etrafa baktığımda görüyorum, asla dediğim anda, değiştir beni
Well all I gotta do, is stay me
Evet, tek yapmam gereken, durmak
Let's the rest do the work and i'll show that i'll be fine, be fine
Diğerleri işi yapsın ve ben de iyi olacağımı göstereceğim, göstereceğim

When the wind blows, and the sun goes away
Rüzgar estiğinde ve güneş gittiğinde
And the sand fall, stormy day, it's a destroyer, this is for you
Ve toğrak düştüğünde, fırtınalı günde, bir yıkıcıdır, bu senin için
And as it pours down, the water sprinkles off my chest, it's destroyer, it's like is to ya
Ve yağmur şiddetle yağdığında, yağmur göğsüme serptiğinde, bir yıkıcıdır, sana da olur

Whenever I do have it, do I have it, want this to face me
Ne zaman bana böyle olsa, böyle olsa, yüzümün böyle olmasını istiyorum
Whenever I do have it, do I want this thing to make me
Ne zaman bana böyle olsa, Bu şeyin benim meşhur olmama
Cause the fame, and the money, and the girl will drive you crazy
Paraya sahip olmama sebep oluyor ve bu kız beni çıldırdıyor
Another he said, she said, i'm thinking maybe
Bir diğeri dedi o, dedi o, belki diyorum
Just put on...
Sadece giy...

Guess i'll put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
Baby it's keeping me dry
Beni kuru tutuyor bebeğim
I put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
You know exactly why
Neden giydiğimi biliyorsun

Turutu turutu....

Guess i'll put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
Baby it's keeping me dry
Beni kuru tutuyor bebeğim
I put on my raincoat, my yellow raincoat
Sarı yağmurluğumu giyeceğim, sarı yağmurluğumu
You know exactly why
Neden giydiğimi biliyorsun


ClariS - Irony (アイロニ) Türkçe Çeviri

ClariS - Irony (アイロニ) Türkçe Çeviri


そんな優しくしないで
どんな顔すればいいの?
積み重ねた言葉で見えないよ
君の横顔
Bana bu kadar sevimli davranma
Nasıl karşılık vereyim sana?
Yığınla söz birikmiş
Yüzünü göremiyorum


どこだっけ?失くした鍵は見つからないままで
ため息…。すれ違いに意地張って疲れちゃう
Nerede o? Kaybettiğim ahahtarı bulamıyorum
Ahh... Anlaşamadığımızda inatçı davranmaktan çok yoruldum


ほんの少し遠く 手は届かない
ちゃんと掴みたいのかな 君のその影
Bu, uzanamayacağım kadar yüksekte
Resmine uzanmayı gerçekten bu kadar istediğimden şüpheliyim


そんな優しくしないで
ほら また傷つけあって
積み重ねたウソでもう動けなくなってる
そんな眼で見つめないで
どんな顔すればいいの?
迷ってばっかだけれどいつかは
笑えるのかな
Bana bu kadar sevimli davranma
Bak, birbirimizi yine inciteceğiz
Yığınla yalan yüzünden hala kımıldayamıyorum
Bana o gözlerle bakma
Nasıl karşılık vereyim sana?
Hala çekiniyorum ama bir gün
Acaba gülebilecek miyim?


いくつの日々を君と過ごしてきたんだろう
それでも交わした言葉は少なすぎるね
Seninle günlerce vakit geçirmişim gibi hissettiriyor
Ama hala konuştuğumuz kelimeler çok az


いくつの日々を君と過ごしてきたんだろう
それでも交わした言葉は少なすぎるね
Biraz yakınız ama
Aramızdaki mesafeyi kapatamıyorum. Keşke biraz daha yakın olabilsek


そんな優しくしないで
ほら また傷つけあって
積み重ねたウソで聞こえないよ 君の言葉
本当の声を隠して
口ずさむこのメロディ
ゆっくりと変わってく心に
身を任せて
Bana bu kadar sevimli davranma
Bak, birbirimizi yine inciteceğiz
Yığınla yalan yüzünden hala kımıldayamıyorum
Gerçek sesimi gizliyorum
Bu melodiyi mırıldanıyorum
Değişen kalbim için
Kendimi görevlendiriyorum


自分のことなんてわからないし
君のこと知りたい気もするけど
ぶつかる気持ちを少し抑えて
見えない 壁手探りで探すよ
Kendimle ilgili bazı şeyleri bilmiyorum
Ve seninle ilgili bir şeyler öğrenmek istiyorum ama
Bu aykırı duygularımı kuvvetsizce geri çekiyorum
Görünmez duvarların acısını çekiyorum ve arıyorum


そんな優しくしないで
ほら また傷つけあって
積み重ねたウソはもう辛いだけだからね?
すぐに会いに行きたいけど
言葉は見つからないし
最後の一ページくらい君には
笑顔見せたい!
Bana bu kadar sevimli davranma
Bak, birbirimizi yine inciteceğiz
Yığınla yalan yüzünden hala kımıldayamıyorum
Seni hemen görmek istiyorum ama
Söyleyeceklerimi bulamıyorum
Son sayfaya kadar
Sana gülümseyişimi göstermek istiyorum!