Freddie King - I Love The Woman (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Freddie King - I Love The Woman

Freddie King - I Love The Woman

💡 Şarkı Hakkında

Freddie King'in 'I Love The Woman' adlı parçası, tutkulu bir aşkın ve hayal kırıklığının iç içe geçtiği bir anlatı sunuyor. Şarkının sözlerinde, sabahın erken saatlerinde uyanıp zorla dışarı çıkmaya zorlanan bir adamın, sevdiği kadının acımasız tavırlarıyla boğuşması betimleniyor. Karanlık bir melodi eşliğinde, aşkın bağımlılık yaratan ve aynı zamanda yıkıcı yönlerini aynı anda hissettirirken, dinleyiciyi duygusal bir çıkmaza sürüklüyor. Bu yoğun atmosfer, sözlerdeki 'solid mess' ifadesiyle vurgulanan çalkantılı bir hayatın izlerini dinleyicide canlandırıyor.

🎧 Freddie King - I Love The Woman şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

I love the woman, an' learned a lesson that I can't forget

O kadını seviyorum ve unutamayacağım bir ders aldım.

Yes, I love the woman, an' learned a lesson that I can't forget

Evet, o kadını seviyorum ve unutamayacağım bir ders aldım.

Yes, she's mean an' she's evil and now my life is in a solid mess

Evet, o kötü ve şeytani ve şimdi hayatım tam bir karmaşa içinde.

Yeah...

Evet...

She wakes me in the mornin'

Beni sabahları uyandırıyor.

Right before the break of day

Gün ağarmadan hemen önce.

Tellin' me to get up and go out

Kalkıp dışarı çıkmamı söylüyor.

I had a earn myself some pay

Kendime biraz para kazanmam gerek.

How she scolds me like an orphan

Beni bir yetim gibi azarlıyor.

And treats me like a clown

Ve bana bir palyaço gibi davranıyor.

And when I need some lovin'

Ve biraz sevgiye ihtiyacım olduğunda.

That woman can't be found

O kadın bulunamıyor.

And I love the woman

Ve o kadını seviyorum.

And learned a lesson that I can't forget

Ve unutamayacağım bir ders aldım.

Yes, she's mean an' she's evil

Evet, o kötü ve şeytani.

And now my life is in a solid mess!

Ve şimdi hayatım tam bir karmaşa içinde!

🎤 Freddie King'dan Diğer Çeviriler

Harry Belafonte - Go Down Old Hannah (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Harry Belafonte - Go Down Old Hannah

Harry Belafonte - Go Down Old Hannah

💡 Şarkı Hakkında

Harry Belafonte'un 'Go Down Old Hannah' adlı parçası, güneşi kırmızı bir kadına benzeterek baştan çıkarıcı bir öfke ve umutsuzluk duygusunu yansıtıyor. Sözlerde, sabahın ilk ışıklarıyla gelen yargı ve kayıp bir yoldaşın ölümcül yakınlığı arasında gidip gelen bir içsel çelişki tasvir ediliyor. Anlatıcı, geçmişteki iyi niyetini hatırlatırken, çevresinin onu sürekli aşağı çektiğini ve her adımının yanlış gibi hissettirdiğini itiraf ediyor. Bu yoğun atmosfer, dinleyiciyi hem bir çıkış yolu aramaya hem de karanlık bir günün sonunda bir ışık bulmaya davet ediyor.

🎧 Harry Belafonte - Go Down Old Hannah şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

Lyrics:

Şarkı Sözleri:

Oh, we call the sun ol' Hannah

Ah, güneşe yaşlı Hannah diyoruz

Blazing on my head

Başımda parlıyor

Yes, we call the sun ol' Hannah

Evet, güneşe yaşlı Hannah diyoruz

And her hair is flamin' red.

Ve saçları alev alev yanıyor.

Why don't you go down, ol' Hannah

Neden aşağı inmiyorsun, yaşlı Hannah

Don't you rise no more

Artık kalkma

If you come up in the mornin'

Sabah kalkarsan

Bring judgment sure

Kesinlikle hüküm getirecek

Well I look at ol' Hannah

Bakıyorum yaşlı Hannah'ya

She was turnin' red

Kızarıyordu

Well I look at my partner

Bakıyorum ortağıma

He was almost dead

Neredeyse ölmüştü

Said if you get lucky,

Dedi ki, eğer şansın yaver giderse,

Or make it on your own

Ya da kendi başına başarabilirsen

Please go down by Julie's

Lütfen Julie'nin yanına git

Tell her I won't be long

Ona uzun süre kalmayacağımı söyle

Kept sayin' I was a good man

Sürekli iyi bir adam olduğumu söylüyordum

But they drove me down

Ama beni mahvettiler

Yes, I was a good man,

Evet, iyi bir adamdım,

But they drove me down

Ama beni mahvettiler

Well, it look like ev'rything

Görünüşe göre her şey

Ev'rything I do

Yaptığım her şey

Yes, it looks like ev'rything

Evet, görünüşe göre her şey

I do is wrong

yaptığım her şey yanlış

Rush - BU2B (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Rush - BU2B

Rush - BU2B

💡 Şarkı Hakkında

Rush'un 'BU2B' adlı parçası, kaderin gizemli dokunuşlarıyla insanın varoluşsal sorgulamasını işliyor. Şarkı, evrenin planına boyun eğen bir yetişkinin, özgür iradenin sınırlarını ve aldatıcı güveni keşfetmesini anlatıyor. Karanlık ve umut arasında gidip gelen melodi, kaybedilenlerle elde edilenlerin bedelini fısıldayarak dinleyiciyi içsel bir hesaplaşmaya davet ediyor. Sözlerdeki tekrarlayan temalar, nihai nefese kadar süren bir teslimiyetin ve aynı zamanda sorgulamanın ince bir dengesini ortaya koyuyor ve kendi kararlarıyla ördüğü karmaşık bir kader masalı.

🎧 Rush - BU2B şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

I was brought up to believe

Bana şöyle öğretildi:

The universe has a plan

Evrenin bir planı var

We are only human

Biz sadece insanız

It's not ours to understand

Anlamak bize düşmez


The universe has a plan

Evrenin bir planı var

All is for the best

Her şey hayırlıdır

Some will be rewarded

Bazıları ödüllendirilecek

And the devil will take the rest

Ve şeytan geri kalanını alacak


All is for the best

Her şey hayırlıdır

Believe in what we're told

Bize söylenenlere inanmalıyız

Blind man in the market

Pazarda kör adam gibi

Buying what we're sold

Satılanı satın almalıyız

Believe in what we're told

Bize söylenenlere inanmalıyız

Until our final breath

Son nefesimize kadar

While our loving Watchmaker

Sevgili Saatçimiz

Loves us all to death

Hepimizi ölene kadar severken


In a world of cut and thrust

Keskin ve acımasız bir dünyada

I was always taught to trust

Her zaman güvenmeyi öğrendim

In a world where all must fail

Herkesin başarısız olacağı bir dünyada

Heaven's justice will prevail

Cennetin adaleti galip gelecek


The joy and pain that we receive

Aldığımız sevinç ve acı

Each comes with its own cost

Her birinin kendi bedeli var

The price of what we're winning

Kazandığımızın bedeli

Is the same as what we've lost

Kaybettiğimizle aynı


Until our final breath

Son nefesimize kadar

The joy and pain that we receive

Aldığımız sevinç ve acı

Must be what we deserve

Hak ettiğimiz şey olmalı

I was brought up to believe

Bana şöyle öğretildi:

Yoko Ono - Midsummer New York (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Yoko Ono - Midsummer New York

Yoko Ono - Midsummer New York

💡 Şarkı Hakkında

Yoko Ono'nun 'Midsummer New York' parçası, sabahın erken saatlerinde başlayan bir panik dalgasını, titreşen şehir manzarasıyla birleştiriyor. Sözlerdeki sürekli 'shake' ve 'aching' tekrarları, içsel korkunun dışa yansıması gibi bir titreşim hissi yaratıyor. Metaforik olarak New York'un yaz ortası, yağmur bekleyen bir gökyüzü gibi, belirsiz bir tehdit ve umudu aynı anda barındırıyor. Dinleyiciyi hem tedirgin hem merak içinde bırakan bu yoğun atmosfer, şarkının tekrar eden ritmiyle adeta bir labirente davet ediyor.

🎧 Yoko Ono - Midsummer New York şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

Wake up in the morning, my hands cold in fear.

Sabah uyandığımda ellerim korkudan buz gibi.

And midsummer new york my heart shakes in terror.

My heart, my hands, my legs, my mind,

Ve yaz ortası New York'ta kalbim dehşetten titriyor.

Evrything I touch is shaking, shaking, shaking, shaking,

Shake, shake, shake, shake, shake, shake, oooh.

Kalbim, ellerim, bacaklarım, zihnim,

Dokunduğum her şey titriyor, titriyor, titriyor, titriyor,

Wake up in the morning, my beds wet in sweat.

Titriyor, titriyor, titriyor, titriyor, titriyor, titriyor, oooh.

And midsummer new york, scream in the mirror.

And the door, and the chairs, and the floor, and the ceiling,

Sabah uyandığımda yatağım terden ıslanmış.

Evrything you see is aching, shaking, shaking, shaking,

Shake, shake, shake, shake, shake, shake, oooh.

Ve yaz ortası New York'ta aynada çığlık atıyorum.

And you shake, shake, shake, shake, shake,

Shake, shake, shake, shake, shake, shake, oooh.

Ve kapı, ve sandalyeler, ve zemin, ve tavan,

Gördüğün her şey acıyor, titriyor, titriyor, titriyor, titriyor,

Wake up in the morning, my minds dried up in pain.

Titriyor, titriyor, titriyor, titriyor, titriyor, titriyor, oooh.

Midsummer new yorks waiting for the rain.

The window, the trees, the park, the sun,

Ve sen titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun,

The whole world s shaking, is shaking, shaking,

Titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun, titriyorsun, oooh.

Shake, shake, shake, shake, shake, shake, shake, oooh.

Sabah uyandığımda zihnim acıdan kurumuş.

Shake, oh, shake, oh, shake,

Yaz ortası New York'ta yağmuru bekliyor.

Shake, oh, shake, shake.

Pencere, ağaçlar, park, güneş,

Aching, aching, aching, aching, aching,

Bütün dünya sallanıyor, sallanıyor, sallanıyor,

Oh, its aching, aching, aching, oh, aching,

Sallan, sallan, sallan, sallan, sallan, sallan, sallan, oooh.

Aching, aching, oh, its aching, aching, oh, oh.

Sallan, oh, sallan, oh, sallan,

Shaking, shaking,

Sallan, oh, sallan, sallan.

Shake, shake, shake, shake, shake, shake, shake, shake,

Acısı, acısı, acısı, acısı, acısı, acısı,

Shake!

Oh, acıyor, acıyor, acısı, oh, acıyor,

Shake, oh, shake, shake, shake, shake,

Acısı, acısı, oh, acıyor, acısı, oh, oh.

Shake, shake, shake.

Sallanıyor, sallanıyor,

Shake, shake,

Sallan, sallan, sallan, sallan, sallan, sallan, sallan, sallan,

Shake, shake, shake, shake.

Sallan!


Ooh, oh, shake, shake, shake, shake,

Sallan, oh, sallan, sallan, sallan, sallan,

Oh, oh, oh, oh, aching, oh, oh, aching, aching, aching, aching.

Sallan, sallan, sallan.

Shake, shake, shaking, shaking, shaking, shaking,

Shaking, ooh, oh, shaking, oh, shake,

Sallan, sallan,

Oh, oh, shaking, shaking, shaking, shaking,

Sallan, sallan, sallan, sallan.

Oh, oh, shaking, shake, shake, shake, shake,

Shake, shake, shake,

Ooh, oh, salla, salla, salla, salla,

Shake!

Oh, oh, oh, oh, acıyor, oh, oh, acıyor, acıyor, acıyor, acıyor.


Oh, oh, oh, shake, shake.

Salla, salla, sallanıyor, sallanıyor, sallanıyor, sallanıyor,

Sallanıyor, ooh, oh, sallanıyor, oh, salla,

Oh, oh, sallanıyor, sallanıyor, sallanıyor, sallanıyor,

Oh, oh, sallanıyor, salla, salla, salla, salla, salla,

Salla, salla, salla,

Salla!


Oh, oh, oh, salla, salla.

Cliff Richard - I'm Lookin' Out The Window (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Cliff Richard - I'm Lookin' Out The Window

Cliff Richard - I'm Lookin' Out The Window

💡 Şarkı Hakkında

Cliff Richard'in 'I'm Lookin' Out The Window' adlı parçası, bekleyişin ve umutların iç içe geçtiği, zamanın yavaşça akıp gittiği bir anlatı sunuyor. Pencereden dışarı bakarken, geçmişteki bir sevdayı yeniden canlandırma çabası, sözlerdeki ince bir hüzün ve kırılgan bir özlemle yankılanıyor. Şarkı, aldatılmışlık hissi ve ikinci sırada kalmanın ağırlığını, bir yandan da özgürlüğün getirdiği geçici mutluluğu, duygusal bir denge içinde dile getiriyor. Dinleyiciyi, kapının önünde bekleyen birinin sessiz titreşimiyle, geçmişin izlerini ve yeni bir umut ışığını hissettiren bir atmosfere çeker.

🎧 Cliff Richard - I'm Lookin' Out The Window şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

Im looking out the window

Pencereden dışarı bakıyorum

Im waitin at the door

Kapıda bekliyorum

To see if youll be coming by

Gelip gelmeyeceğini görmek için

The way you did before

Daha önce yaptığın gibi

The way you did before

Daha önce yaptığın gibi


You told me you were taken

Bana meşgul olduğunu söyledin

But now you've set me free

Ama şimdi beni özgür bıraktın

And I believed you when you said

Ve söylediğinde sana inandım

Your only love was me

Tek aşkın bendim

Your only love was me

Tek aşkın bendim


I bought a silk to please you

Seni memnun etmek için ipek bir elbise aldım

I wear it every day

Her gün giyiyorum

I wear it just a in case you'll call

Araman ihtimaline karşı giyiyorum

I wore it yesterday

Dün giydim

I wore it yesterday

Dün giydim


I hear them talk about you

Senin hakkında konuştuklarını duyuyorum

They say youre like the rest

Diğerleri gibi olduğunu söylüyorlar

They say youll never break away

Asla ayrılmayacağını söylüyorlar

And Im just second best

Ve ben sadece ikinci en iyiyim

And Im just second best

Ve ben sadece ikinci en iyiyim


Im looking out the window

Pencereden dışarı bakıyorum

Im waitin at the door

Kapıda bekliyorum

And hopin youll be coming by

Ve umarım gelirsin

The way you did before

Daha önce yaptığın gibi

The way you did before

Daha önce yaptığın gibi

Bread - London Bridge (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Bread - London Bridge

Bread - London Bridge

💡 Şarkı Hakkında

Bread'in 'London Bridge' adlı parçası, zamanın ağırlığını hissettiren bir melodiyle, kaybolmuşluk ve umut arasında ince bir denge kuruyor. Şarkı, çöküşün kaçınılmazlığına dair sembolik imgelerle, geçmişin gölgeleriyle geleceğin belirsiz ışıklarını bir arada sunuyor. Sözlerdeki 'London Bridge'in sürekli yıkılışı, kişisel çöküşleri ve yeniden doğuşu hatırlatırken, dinleyicide bir melankoli ve hafif bir teselli hissi uyandırıyor. Parçanın akıcı akorları ve derinlikli sözleri, dinleyiciyi geçmişin izlerini keşfe çıkarırken, aynı zamanda umut dolu bir yolculuğa davet ediyor.

🎧 Bread - London Bridge şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

I know the times the times are hard to bear

Biliyorum, zamanlar dayanılmaz derecede zor

It's hard to find someone to really care

Gerçekten önemseyen birini bulmak zor

But before I went down and out

Ama dibe vurmadan önce

Here's what I used to think about, think about

İşte düşündüklerim, düşündüklerim


London bridge is always fallin' down,

Londra Köprüsü her zaman yıkılıyor,

But there it stood within the heart of town

Ama şehrin kalbinde orada duruyordu

Reminding everyone of life behind and life to come

Herkese geçmişteki hayatı ve gelecekteki hayatı hatırlatıyordu


The changes taking place are everywhere

Değişimler her yerde

The centuries past have nothing to compare

Geçmiş yüzyılların hiçbir şeyle kıyaslanamayacağı

Where they stand, where they trip and fall

Nerede durdukları, nerede tökezleyip düştükleri

Watch the writing on the wall, on the wall

Duvarlardaki yazıyı izleyin, duvardaki yazıyı


London bridge is fallin' down at last,

Londra Köprüsü sonunda yıkılıyor,

And so another memory of the past

Ve böylece geçmişin bir başka anısı

Has fell beneath the blade, but soon the dead may be repaid

Bıçağın altına düştü, ama yakında ölüler telafi edilebilir


I know things just can't evolve for all eternity

Biliyorum, her şey sonsuza dek evrimleşemez

The thoughts will leave, will never die, and now so you can see

Düşünceler gidecek, asla ölmeyecek ve şimdi görebilirsiniz


London bridge is finally fallin' down,

Londra Köprüsü sonunda yıkılıyor,

It packed it up and shipped it outta town

Paketledi ve şehirden gönderdi

And though the horror's gone, the memory will linger on

Ve dehşet gitmiş olsa da, anı kalacak Londra Köprüsü nihayet yıkılıyor,

London bridge is finally fallin' down,

Eskiden şehrin kalbinde duruyordu,

It used to stand within the heart of town

Herkese geçmişteki hayatı ve gelecekteki hayatı hatırlatıyordu,

Reminding everyone of life behind and life to come

Londra Köprüsü nihayet yıkılıyor

London bridge is finally fallin' down

Incognito - Bring You Down (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Incognito - Bring You Down

Incognito - Bring You Down

💡 Şarkı Hakkında

Incognito'nun 'Bring You Down' adlı parçası, özgür düşüncenin zincirlenmeye karşı verdiği mücadeleyi anlatıyor. Sözlerde, modern yaşamın sıkıntılı temposu ve ekonomik baskıların bireyin ruhunu nasıl yıprattığı vurgulanırken, içsel ateşi korumanın ve eski kalıpları geride bırakmanın önemi işleniyor. Şarkının karanlık ritmi, bir yandan bastırıcı güçlerin çökertici etkisini, diğer yandan ise uyanış ve direnç çağrısını yansıtıyor. Dinleyiciyi, kendi sınırlarını sorgulamaya ve zihinsel özgürlüğü yeniden keşfetmeye davet ediyor ve yaşamın anlamını bulmaya derin yönlendiriyor.

🎧 Incognito - Bring You Down şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

No one can enslave anybody

Kimse kimseyi köleleştiremez

Who's got freedom, freedom of mind

Özgürlüğü, zihin özgürlüğü olan birini

But what they sure as hell can do

Ama kesinlikle yapabilecekleri şey

Is to put you in the grave

Seni mezara gömmek

'Cause they know you've got freedom of mind

Çünkü zihin özgürlüğüne sahip olduğunu biliyorlar


We need to be awaken to the new reality

Yeni gerçekliğe uyanmamız gerekiyor

Keep the fires burning in our souls

Ruhlarımızdaki ateşi canlı tutmalıyız

There are stages in our lives

Hayatımızda geride bırakmamız gereken aşamalar var

That we need to leave behind

Zihin özgürlüğünü korumak için

To keep the freedom of mind

Seni aşağı çekecekler

Gonna bring you down

İnsanlar seni aşağı çekecek

People bring you down

Seni aşağı çekecekler

Gonna bring you down

Aşağı, aşağı, aşağı

Down, down, down

Seni aşağı çekecekler

Gonna bring you down

Eğer yerinde durmazsan

If you don't stand your ground

Seni aşağı çekecekler

Gonna bring you down

Aşağı, aşağı, aşağı

Down, down, down

Kahretsin, parmaklarını kemiğe kadar çalıştırmak çok yazık

Damn it's a shame to work your fingers to the bone

Zar zor geçinmek

To barely, barely make a living

Ve sabahları erken uyanmak

And you wake up early mornings

Geç saatlere kadar eve gelmemek

Don't come home 'till late

Bu bir mücadele

It's a struggle

Ormanda, ormanda, ormanda

In a jungle, jungle, jungle

Hepimizin yeni gerçekliğe uyanması gerekiyor Ruhlarımızdaki ateşi canlı tutalım.

We all need to be awaken to the new reality

Hayatımızda geride bırakmamız gereken aşamalar var.

Keep the fires burning in our souls

Zihnin özgürlüğünü korumak için.

There are stages in our lives

We need to leave behind

To keep the freedom of the mind

Judy Garland - I Love A Piano (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Judy Garland - I Love A Piano

Judy Garland - I Love A Piano

🎧 Judy Garland - I Love A Piano şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

I love a piano, I love a piano.

Piyanoyu çok seviyorum, piyanoyu çok seviyorum.

I love to hear somebody play upon a piano, a grand piano.

It simply carries me away.

Birinin piyano çalmasını, özellikle de kuyruklu piyano çalmasını dinlemeyi çok seviyorum.

I know a fine way to treat a Steinway.

I love to run my fingers o'er the keys, the ivories.

Beni alıp götürüyor.

And with the pedal I love to meddle.

When Padarewski comes this way.

Bir Steinway'e nasıl davranılacağını çok iyi biliyorum.

I'm so delighted if I'm invited to hear a long haired genius play.

So you can keep your fiddle and bow.

Parmaklarımı tuşların, fildişinin üzerinde gezdirmeyi çok seviyorum.

Give me a p-I-a-n-o o o.

I love to stop right beside an upright,

Ve pedalla oynamayı çok seviyorum.

Or a high toned baby grand.

I love to stop right beside an upright,

Padarewski bu tarafa geldiğinde.

Or a high toned baby grand.

Uzun saçlı bir dâhinin çalmasını dinlemeye davet edilirsem çok mutlu olurum.


Yani kemanınızı ve yayınızı kendinize saklayın.

Bana bir piyano verin.


Bir dik piyanonun hemen yanında durmayı çok seviyorum,

Ya da tiz sesli bir küçük kuyruklu piyanonun.

Bir dik piyanonun hemen yanında durmayı çok seviyorum,

Ya da tiz sesli bir küçük kuyruklu piyanonun.

🎤 Judy Garland'dan Diğer Çeviriler