Creedence Clearwater Revival - Ninety-Nine And A Half (Won't Do) (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Creedence Clearwater Revival - Ninety-Nine And A Half (Won't Do)

Creedence Clearwater Revival - Ninety-Nine And A Half (Won't Do)

💡 Şarkı Hakkında

Creedence Clearwater Revival'ın 'Ninety‑Nine And A Half (Won't Do)' adlı parçası, eksik kalan bir sevginin hayal kırıklığını, süren bir özlemle anlatıyor. Şarkı, 'yüz doksan dokuz buçuk' gibi yarım kalan bir tutkunun yeterli olmadığını vurgularken, gitar ve organ dokunuşlarıyla bir atmosfer yaratıyor. Sözlerdeki 'tam bir yüz' isteği, ilişkiyi yeniden kurma ve eksik parçayı tamamlamaya dair ısrarlı bir çağrı gibi işliyor. Dinleyiciyi hem nostaljik bir yolculuğa çıkarıp hem de tam bir bütün arayışına sürükleyen bu eser, 70’lerin ruhunu modern bir hassasiyetle yansıtıyor.

🎧 Creedence Clearwater Revival - Ninety-Nine And A Half (Won't Do) şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

I got to have all your love, night and day.

Gece gündüz tüm sevgine ihtiyacım var.

Not just a little part, but all of your heart, sugar.

Sadece küçük bir parçası değil, tüm kalbine, şekerim.

[Chorus]

Ninety-nine and a half just won't do.

[Nakarat]

Oh, no, no, just won't get it.

Doksan dokuz buçuk yetmez.


Don' t be led in the wrong direction.

Hayır, hayır, yetmez.

To start this thing off right, a man need a little love and affection,

Yes he do, now.

Yanlış yöne sürüklenme.


[Chorus]

Bu işe doğru başlamak için, bir erkeğin biraz sevgi ve şefkate ihtiyacı var,

Evet, şimdi.

All right.

Lookie here,

[Nakarat]


We got to bring it all down, start gettin' it right.

Tamam.


We got to stop this messin' around, and keep the thing up tight,

Bak buraya,

Yes we do, now.

Her şeyi yoluna koymalıyız, doğruyu yapmaya başlamalıyız.

[Chorus]

Bu saçmalığı bırakıp, işleri sıkı tutmalıyız,

All right, sugar.

Evet, şimdi.

Got to have a hundred,

Got to have a hundred.

[Nakarat]

All right.

Ooh, I must do, I must do,

Tamam, şekerim.

I must do now.

Yüz taneye ihtiyacım var,

Oh! got to have a hundred!

Yüz taneye ihtiyacım var.

Got to have a hundred!

Oh! got to have a hundred, too right.

Tamam.

Got to have a hundred, now. oh!

Ooh, yapmalıyım, yapmalıyım,

Şimdi yapmalıyım.


Oh! Yüz taneye ihtiyacım var! Yüz tane almam lazım!


Ah! Yüz tane almam gerek, değil mi?

Şimdi yüz tane almam gerek. Ah!

🎤 Creedence Clearwater Revival'dan Diğer Çeviriler

Dean Martin - Canadian Sunset (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Dean Martin - Canadian Sunset

Dean Martin - Canadian Sunset

💡 Şarkı Hakkında

Dean Martin'in “Canadian Sunset” adlı parçası, yalnız bir anın ardından beklenmedik bir karşılaşmanın ışıltısını anlatıyor. Soğuk rüzgârda başlayan, ama sıcak bir öpücükle ısınan sahne, kışın beyaz pistlerinde umut ve heyecanın nasıl filizlendiğini hissettiriyor. Kanada’nın değişik manzaraları içinde geçen bir hafta sonu, iki yabancının gözlerinde saklı yeni bir sevdaya kapı aralıyor ve kalplerin hızlı atışına eşlik ediyor. Gün batımının yavaşça çekildiği anda, ayrılmayacaklarına dair bir sözle sona eren melodi, dinleyicide hem melankoli hem de sonsuzluk hissi bırakıyor.

🎧 Dean Martin - Canadian Sunset şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

Once I was alone

Bir zamanlar yalnızdım

So lonely and then

Çok yalnızdım ve sonra

You came out of nowhere

Sen birdenbire ortaya çıktın

Like the sun up from the hill

Tepeden doğan güneş gibi


Cold cold as the wind

Rüzgar kadar soğuktu

Warm warm were your lips

Dudakların sıcaktı

Out there on the ski trail

Kayak pistinde

Where your kiss filled me with thrill

Öpüşün beni heyecanlandırdı


Weekend in Canada a change of scenery

Kanada'da bir hafta sonu, manzara değişikliği

Was the most I bargained for

Beklediğim en iyi şeydi

And then I discovered you and in your eyes

Ve sonra seni keşfettim ve gözlerinde

I've found a love that I couldn't ignore

Görmezden gelemeyeceğim bir aşk buldum


Down down came the sun

Güneş batarken

Fast fast beat my heart

Kalbim hızla atıyordu

I knew as the sun set from that day

Güneş batarken o günden itibaren biliyordum

We'd never part

Asla ayrılmayacaktık


Down down down down came the sun

Güneş batarken

Fast fast fast fast beat my heart

Kalbim hızla atıyordu

I knew as the sun set from that day

Güneş batarken o günden itibaren biliyordum

We'd never part

Asla ayrılmayacaktık

Down down down down came-a the sun

Güneş batarken

Fast fast fast fast beat-a my heart

Kalbim hızla atıyordu

I knew as the sun set from that day

Güneş batarken o günden itibaren biliyordum

We'd never part

Asla ayrılmayacaktık

We'd never part

Asla ayrılmayacaktık

We'd never part

Whitesnake - Child Of Babylon (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Whitesnake - Child Of Babylon

Whitesnake - Child Of Babylon

🎧 Whitesnake - Child Of Babylon şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

When I heard the sound of thunder

Gök gürültüsünün sesini duyduğumda

On the day that I was born,

Doğduğum gün,

I was blinded by the lighting

Yıldırım beni kör etti

An' baptised in the storm

Ve fırtınada vaftiz edildim

My father started crying

Babam ağlamaya başladı

When he saw what he had done,

Ne yaptığını görünce,

But, my mother started praying

Ama annem dua etmeye başladı

Have mercy on my son,

Oğluma merhamet et,

He is a child of Babylon

O Babil'in çocuğu


I am a child of Babylon,

Ben Babil'in çocuğuyum,

Lord have mercy on a wayward son

Tanrım, yoldan çıkmış bir oğula merhamet et

Nowhere to hide, nowhere to run

Saklanacak yer yok, kaçacak yer yok

I am a child,

Ben bir çocuğum,

A child of Babylon

Babil'in çocuğu


When I've fooled around so many times

Birçok kez yanlış yaptığımda

When I've known it ain't been right,

Bunun doğru olmadığını bildiğimde,

But, I paint it all in colours

Ama her şeyi renklere boyuyorum

When it really should be black and white

Oysa aslında siyah beyaz olmalıydı

I sail my ship through muddy waters,

Gemimi çamurlu sularda sürüyorum,

Try to open every door,

Her kapıyı açmaya çalışıyorum,

When I saw the seven wonders

Yedi harikayı gördüğümde

It left me wanting more

Daha fazlasını istedim


I am a child of Babylon,

Ben Babil'in çocuğuyum,

Lord have mercy on a wayward son

Tanrım, yoldan çıkmış bir oğula merhamet et

Nowhere to hide, got no place to run

Saklanacak yer yok, kaçacak yer yok

I am a child,

Ben bir çocuğum,

A child of Babylon

Babil'in bir çocuğu


On my day of judgment

Yargı günümde

I know how it will be,

Nasıl olacağını biliyorum,

I'm prepared to meet my maker

Yaratıcımla karşılaşmaya hazırım

With no hope for charity

Hiçbir merhamet umudum yok

I'll stand alone and pay the price

Yalnız başıma duracağım ve bedelini ödeyeceğim

For everything I've done,

Yaptığım her şey için,

'Cause there ain't guardian angel

Çünkü koruyucu melek yok

For a child of Babylon

Babil'in bir çocuğu için


I am a child,

Ben bir çocuğum,

A child of Babylon

Babil'in bir çocuğu

I am a child of Babylon,

Ben Babil'in bir çocuğuyum,

Lord have mercy on a wayward son

Tanrım, yoldan çıkmış bir oğula merhamet et

Nowhere to hide, got no place to run

Saklanacak yerim yok, kaçacak yerim yok

I am a child,

Ben bir çocuğum,

A child of Babylon

Babil'in bir çocuğu


Child of Babylon

Babil'in çocuğu

Faces - Flags And Banners (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Faces - Flags And Banners

Faces - Flags And Banners

💡 Şarkı Hakkında

Faces'in 'Flags And Banners' parçası, gecenin sessizliğinde uyanan bir hayalin izlerini taşıyor ve dinleyiciyi aniden gelen içsel bir çığlığa davet ediyor. Şarkının atmosferi, bahar sabahı ormanın içinde süzülen güneş ışıklarıyla karanlık bir yankının çarpışmasını betimler, hüzünle karışık bir umut hissi yaratır. Sözlerde, bir ayrılık anının ağırlığı ve kaybolan birinin izini sürerken duyulan çaresiz duaların yankısı, dinleyicide derin bir empati uyandırıyor. Kırmızı bir kapıdan kayıp giden figür ve sessiz bir çığlıkla son bulan anlatı, dinleyeni hem sorgulayan hem de içine çeken bir yolculuğa çıkarıyor.

🎧 Faces - Flags And Banners şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

Last night, I was woken by my cry

Dün gece, kendi çığlığımla uyandım

Had a dream just as plain as you and I

Tıpkı senin ve benim gibi sade bir rüya gördüm

Saw the morning sun on a woodland in the spring

Baharda bir ormanda sabah güneşini gördüm

Still hear the echo crashing through the trees

Hala ağaçların arasından yankılanan sesi duyuyorum

Oh, when I saw you down, I fell upon my knees

Ah, seni yere düşmüş görünce dizlerimin üzerine çöktüm


You and I we were wearing Southern grey

Sen ve ben Güney grisi giyiyorduk

I called to you, but I used another name

Sana seslendim ama başka bir isim kullandım

I beat the ground, and I cried out in your pain

Yere vurdum ve senin acın için haykırdım

Through a scarlet door I watched you slipping away

Kırmızı bir kapıdan seni uzaklaşırken izledim

And your brother's helpless prayers were all in vain

Ve kardeşinin çaresiz duaları boşunaydı


Last night, I was woken by my cry

Dün gece, kendi çığlığımla uyandım

Fleetwood Mac - All Over Again (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Fleetwood Mac - All Over Again

Fleetwood Mac - All Over Again

💡 Şarkı Hakkında

Fleetwood Mac'in 'All Over Again' adlı parçası, gecenin sessizliğinde bir vedanın eşiğinde duran kalplerin içsel fısıltılarını yansıtıyor. Şarkı, geçmişteki bir aşkın izlerini bırakmadan yeniden başlama cesaretini, hüzünle karışık bir umutla dile getiriyor. Sözlerdeki ‘bırakmak’ ve ‘tekrar denemek’ temaları, dinleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkarıp, kalp kırıklıklarının ardından bile sevginin sarsılmaz olduğunu hissettiriyor. Bu melodi, hafif bir ritmik altyapısıyla duygunun derinliğini dengeleyerek, son notada bile bir kez daha denemenin çekiciliğini hatırlatıyor.

🎧 Fleetwood Mac - All Over Again şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

Well it's time to say goodnight

İyi geceler deme zamanı geldi

And finally turn out the light

Ve sonunda ışıkları söndürme zamanı

How do I say in some simple way

Nasıl söyleyeyim basit bir şekilde

How much you have been on my mind

Ne kadar çok aklımdan geçtiğini

But I have to let you go

Ama seni bırakmalıyım

It's time to move on, don't you know

İlerleme zamanı geldi, bilmiyor musun?

But you can rely on a love that won't die

Ama ölmeyecek bir aşka güvenebilirsin

For haven't I told you so

Sana söylememiş miydim?

So let's stop before it's too late

Öyleyse çok geç olmadan duralım

And leave it all up to the fates

Ve her şeyi kadere bırakalım

Cause in spite of the heartaches

Çünkü kalp kırıklıklarına rağmen

And troubles in love

Ve aşkta yaşanan sıkıntılara rağmen

I'd do it all over

Her şeyi tekrar yapardım

Do it all over again

Tekrar yapardım

Each of us and everyone

Her birimiz ve herkes

Carries a burden of love

Aşkın yükünü taşıyor

But as far as I go in my heart I know

Ama kalbimin derinliklerinde biliyorum ki

It's you I'll be thinking of

Seni düşüneceğim

So what is there left to say

Öyleyse söylenecek ne kaldı ki

As I see us drifting away

Uzaklaştığımızı görürken

You can always depend on a love that won't end

Sonu gelmeyecek bir aşka her zaman güvenebilirsin

Won't you think of me, think of me that way

Beni düşünmeyecek misin, beni o şekilde düşünmeyecek misin?

So let's stop before it's too late

Öyleyse çok geç olmadan duralım Ve her şeyi kaderin eline bırak

And leave it all up to the fates

Çünkü kalp kırıklıklarına rağmen

Cause in spite of the heartaches

Ve aşkta yaşanan sıkıntılara rağmen

And troubles in love

Her şeyi tekrar yapardım

I'd do it all over again

Artık yağmura doğru ilerleme zamanı

Well it's it's time to move on to the rain

Ve sonunda zinciri kırmak

And finally break the chain

Kalp kırıklıklarına rağmen

In spite of the heartaches

Ve aşkta yaşanan sıkıntılara rağmen

And troubles in love

Her şeyi tekrar yapardım (her şeyi tekrar yapardım)

I'd do it all over (do it all over)

Her şeyi tekrar yapardım

Do it all over again

Çok geç olmadan dur

Stop before it's too late

Çünkü kalp kırıklıklarına rağmen

Cause in spite of the heartaches

Ve aşkta yaşanan sıkıntılara rağmen

And troubles in love

Her şeyi tekrar yapardım (her şeyi tekrar yapardım)

I'd do it all over (do it all over)

Her şeyi tekrar yapardım

I'd do it all over again

Kiss - Out Of This World (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Kiss - Out Of This World

Kiss - Out Of This World

💡 Şarkı Hakkında

Kiss'in 'Out Of This World' adlı parçası, kendini yalnız ve uyumsuz hisseden birinin, benzer bir ruhla buluşma arzusunu anlatıyor. Gece yarısı roketine atıfta bulunan dinamik ritimler, kaçış ve yeniden doğuş temalarını yıldız ışıklarıyla süsleyerek dinleyicide bir heyecan dalgası yaratıyor. Sözlerdeki ateşli bakışlar ve 'TNT' benzetmesi, tutku ve risk almanın bir arada olduğu bir macerayı işaret ederken, melodi boyunca yükselen ve alçalan akorlar duygusal bir salınım sunuyor. Bu enerjik yolculuk, dinleyiciyi gerçek dünyadan uzaklaştırıp, geceye özgür bir uçuş vaat ediyor.

🎧 Kiss - Out Of This World şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

Ah yeah!

Ah evet!

I was born to the human race

Livin' life feelin' out of place

İnsan ırkına doğdum

People said I was wasting my time

Hayatı yerimde değilmiş gibi yaşayarak

Looking to find my kind

İnsanlar zamanımı boşa harcadığımı söylediler

Kendi tipimi arıyordum

I saw you and I realized

You got the fire burnin' in your eyes

Seni gördüm ve anladım

Let's get away, leave it all behind

Gözlerinde yanan bir ateş var

I'm ready to blow your mind

Hadi kaçalım, her şeyi geride bırakalım

Aklını başından almaya hazırım

I'll take you out of this world (to the other side)

On a midnight rocket ('til the morning light)

Seni bu dünyadan çıkaracağım (öbür tarafa)

Going up, going down (it's gonna be alright)

Gece yarısı roketiyle (sabah ışığına kadar)

I'll take you out of this world tonight

Yukarı çıkıyoruz, aşağı iniyoruz (her şey yolunda olacak)

Seni bu gece bu dünyadan çıkaracağım

You and me we're like TNT

Light the fuse that's inside of me

Sen ve ben TNT gibiyiz

You get your ticket when you understand

İçimdeki fitili yak

I'm ready to be your man

Anladığında biletini alırsın

Senin adamın olmaya hazırım

You got a hunger baby there's no doubt

You got desire - gotta get it out

Açlığın var bebeğim, hiç şüphe yok

I'll free your body, if you free your soul

Arzun var - onu dışarı çıkarmalısın

If you're ready to rock

Ruhunu özgür bırakırsan bedenini özgür bırakacağım

I'm ready to roll

Eğer rock yapmaya hazırsan

Ben de hazırım

I'll take you out of this world (to the other side)

On a midnight rocket ('til the morning light)

Seni bu dünyadan çıkaracağım (öbür tarafa)

Going up, going down (it's gonna be alright)

Gece yarısı roketiyle (sabah ışığına kadar)

I'll take you out of this world tonight

Yukarı çıkıyorum, aşağı iniyorum (her şey yolunda olacak)

Seni bu gece bu dünyadan çıkaracağım

I see the glow

Burnin' down the midnight sky

Işıltıyı görüyorum

I feel the flow

Gece yarısı gökyüzünü yakıyor

I'm gonna take you high

Akışı hissediyorum

Seni yükseklere çıkaracağım

I see the glow

Burnin' down the midnight sky

Işıltıyı görüyorum

I feel the flow

Gece yarısı gökyüzünü yakıyor

I'm gonna take you high

Akışı hissediyorum

C'mon!

Seni yükseklere çıkaracağım

Hadi!

Yeah!

I'll take you out of this world

Evet!

Take you out of this world

On a midnight rocket

Seni bu dünyadan çıkaracağım

I'll take you out of this world tonight

Seni bu dünyadan çıkaracağım

Gece yarısı roketiyle

Outta this world

Seni bu gece bu dünyadan çıkaracağım

Outta this world

Outta this world tonight

Bu dünyadan

Outta this world

Bu dünyadan

Outta this world

Bu dünyadan bu gece

Outta this world tonight

Bu dünyadan

Outta this world

Bu dünyadan

Outta this world

Bu dünyadan bu gece

Outta this world tonight

Bu dünyadan

Bu dünyadan bu gece

🎤 Kiss'dan Diğer Çeviriler

Radiohead - Ladytron (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Radiohead - Ladytron

💡 Şarkı Hakkında

Radiohead'in 'Ladytron' adlı parçası, bir kovalamacanın içinde kaybolmuş iki karakterin duygusal labirentini, modern alternatif rock dokunuşlarıyla işliyor. Sözlerdeki sürekli döngü ve kaçınılmaz çekim, tutkunun hem çekici hem de yıpratıcı yanını, zamanla artan bir umutsuzlukla vurguluyor. Parçanın melankolik tınısı, sahte vaatler ve gizli niyetlerin gölgesinde bir yalnızlık hissi yaratıyor, aynı zamanda gizli bir umut kırıntısı sunuyor. Dinleyiciyi, belirsiz bir arayışın içinde kaybolmuş gibi hissettirirken, aynı zamanda bir çıkış yolu aramaya davet ediyor.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

You've got me girl on the run around run around

Beni oradan oraya koşturuyorsun kızım

You've got me all around town

Beni şehrin her yerinde dolaştırıyorsun

You've got me girl on the run around

Beni oradan oraya koşturuyorsun kızım

And it's getting me down, getting me down

Ve bu beni üzüyor, üzüyor

Lady if you want to find a lover

Hanımefendi, eğer bir sevgili bulmak istiyorsanız

Then you look no further

Başka yere bakmanıza gerek yok

For I'm gonna be your only

Çünkü ben senin tek sevgilin olacağım

Searching at the start of the season

Sezonun başında arayıştayım

And my only reason

Ve tek nedenim

Is that I'll get to you

Sana ulaşmak

I'll find some way of connection

Bir şekilde bağlantı kuracağım

Hiding my intention

Niyetimi gizleyerek

Then I'll move up close to you

Sonra sana yaklaşacağım

I'll use you and I'll confuse you

Seni kullanacağım ve kafasını karıştıracağım

And then I'll lose you

Ve sonra seni kaybedeceğim

But still you won't suspect me

Ama yine de benden şüphelenmeyeceksin

Harry Connick, Jr. - I'm Gonna Be The First One (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Harry Connick, Jr. - I'm Gonna Be The First One

Harry Connick, Jr. - I'm Gonna Be The First One

💡 Şarkı Hakkında

Harry Connick, Jr.'nin enerjik seslendirmesiyle ortaya çıkan 'I'm Gonna Be The First One', yılbaşı sabahının heyecanını ve yalnızca kendi ritmini koruma arzusunu yansıtıyor. Kalabalığın içinde kaybolmak yerine, hediyeler ve Noel coşkusunda kendi tempomu koruma kararlılığı sözlerde öne çıkıyor. Sabah erken uyanıp birinci olmak isteği, alaycı bir tavırla mizahi bir dille anlatılıyor. Neşeli caz düzeniyle süzülen melodi, dinleyicide gerçek sıcak bir rahatlık ve aynı zamanda hafif bir meydan okuma hissi uyandırıyor.

🎧 Harry Connick, Jr. - I'm Gonna Be The First One şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Türkçe Çeviri

I don't much care

Umurumda değil

If I am the last in line to see

Sırada en son ben olsam da

Whatever that it is

Her neyse, onu görmek için sıraya girseler de

That they're lining up to see

Görüyorsun, beni ilgilendirmiyor

You see, it doesn't concern me

Umurumda değil

I don't much care

En son ben öğrensem de

If I am the very last to know

Her neyse, onu bilseler de, hayır, hayır, gerçekten bilmek umurumda değil

Whatever that it is

That they know about, oh, no

Çünkü Noel Baba ve ağacın etrafındaki hediyeler söz konusu olduğunda

Oh, no I really don't care to know

Tanıdığım hiç kimse bana yetişemez


'Cause when it comes to Santa Claus

Noel sabahı ilk kalkan ben olacağım

And presents 'round the tree

Noel günü ilk kalkan ben olacağım

No one I know could ever get jump on me

Hep duymuşumdur ki

I'm gonna be the first one

Erken kalkan kuş bütün solucanları yakalar

Up on Christmas morning

Ama solucanlar bana göre değil, hayır

I'm gonna be the first one

Benim tarzım değiller

Up on Christmas day

Ve ben kesinlikle bir kuş değilim

Ben, üçe kadar uyumayı tercih ederim

I've always heard that the

Early birdie catches all the worms

Çünkü Noel Baba söz konusu olduğunda Ve ağacın etrafında hediyeler

But worms ain't for me, no

Tanıdığım hiç kimse bana kafa tutamaz

They're not my cup of tea

And I am certainly not a birdie

Noel sabahı ilk kalkan ben olacağım

Me, I'd rather sleep 'til three

Noel günü ilk kalkan ben olacağım


'Cause when it comes to Santa Claus

And presents 'round the tree

No one I know could ever get jump on me


I'm gonna be the first one

Up on Christmas morning

I'm gonna be the first one

Up on Christmas day