Doors - Go Insane (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Doors - Go Insane şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Doors - Go Insane Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

🇹🇷 Doors - Go Insane Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

Once I had a little game

Bir zamanlar küçük bir oyunum vardı

I liked to crawl back in my brain

Beynimde geriye doğru sürünmeyi severdim

I think you know the game I mean

Sanırım hangi oyundan bahsettiğimi biliyorsunuz

Well, I mean the game called 'Go insane'

Şey, 'Çıldırmak' adlı oyundan bahsediyorum

Now you should try this little game

Şimdi bu küçük oyunu denemelisiniz

Just close your eyes, forget your name

Sadece gözlerinizi kapatın, adınızı unutun

Forget the world, forget the people

Dünyayı, insanları unutun

And we'll erect a different steeple

Ve farklı bir kule dikeceğiz

This little game is fun to do

Bu küçük oyun oynaması eğlenceli

Just close your eyes, no way to lose

Sadece gözlerinizi kapatın, kaybetmenin yolu yok

And I'm right here, I'm going too

Ve ben de buradayım, ben de geliyorum

Release control, we're breaking through

Kontrolü bırakın, atılım yapıyoruz

Kylie Minogue - Difficult By Design (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Kylie Minogue - Difficult By Design şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Kylie Minogue - Difficult By Design Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Kylie Minogue - Difficult By Design Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

‘Difficult By Design’ şarkısında Kylie Minogue, aşkın karmaşık ve kaçınılmaz yanlarını incelikle işlerken, duygusal bir çelişkiyi melodik bir çerçeveye oturtuyor. Şarkı, sevdaya dair hüzün, umut ve bir parça neşeyi bir arada taşıyan bir yolculuk sunuyor; aşkın zorlayıcı olduğu ama aynı zamanda bir planın parçası olduğu hissi hakim. Sözlerdeki içsel sorgulamalar ve tekrar eden nakarat, dinleyiciyi kendi ilişkisini yeniden değerlendirmeye davet ediyor.

**Peki Difficult By Design ne demek?** **Zor Tasarlanmış** ifadesi, şarkının orijinal başlığının kelime kelime çevirisidir: ‘Difficult’ = zor, ‘By’ = tarafından / ile, ‘Design’ = tasarım, plan. Bu bağlamda “Zor tasarlanmış” demek, bir ilişkinin bilinçli olarak zorlayıcı bir şekilde şekillendirildiği, mücadelelerin kasıtlı bir düzen içinde yer aldığı anlamına gelir. Türkçede “kasıtlı zorluk” ya da “tasarımlı güçlük” gibi deyimsel bir karşılığı bulunur.

🎧 Kylie Minogue - Difficult By Design şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Kylie Minogue - Difficult By Design Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

It's a heartache

Bu bir kalp kırıklığı

And the happiness

Ve mutluluk

That won't let you rest

Seni rahat bırakmayan

It's a pleasure

Bu bir zevk


And the pain that comes

Ve gelen acı

When you love someone

Birini sevdiğinde

You spend so much time

Çok zaman harcarsın

Trying to get it right

Doğruyu bulmaya çalışarak


Don't ask the reason why

Nedenini sorma

It's a part of life

Hayatın bir parçası


[Chorus]

Our love can be difficult at times

Aşkımız bazen zor olabilir

But it was by design

Ama bu bir tasarımdı

Our love was difficult at times

Aşkımız bazen zordu

But it was by design

Ama bu bir tasarımdı


It's a laughter

Bu bir kahkaha

Beyond the tears

Gözyaşlarının ötesinde

That you need to hear

Duyman gereken

But you know that

Ama biliyorsun ki

You can make it through

Üstesinden gelebilirsin

When a love is true

Aşk gerçek olduğunda

It feels like a lonely road

Yalnız bir yol gibi hissettirir

You don't know which way to go

Hangi yöne gideceğini bilmiyorsun

How I want you to know

Bilmeni istiyorum

You are not alone

Yalnız değilsin


[Chorus]


Love is difficult

Aşk zordur

But it's by design

Ama bu bir tasarımdır

Love is difficult

Aşk zordur

But it's by design

Ama bu bir tasarımdır


Love is difficult

Aşk zordur

But it's by design

Ama bu bir tasarımdır

Love is difficult

Aşk zordur

But it's by design

Ama Bu, tasarım gereği böyle.


[Repeat Chorus]

Gino Vannelli - Crazy Life (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Gino Vannelli - Crazy Life şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Gino Vannelli - Crazy Life Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Gino Vannelli - Crazy Life Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Hayatın karmaşasını ve içsel çelişkileri anlatan bir parça arıyorsanız, Gino Vannelli’nin “Crazy Life” tam da aradığınız gibi. Şarkı, neşeli anların peşinde koşanların bile zaman zaman yalnızlık ve belirsizlikle boğuştuğu bir dünyayı resmediyor. Hüzünle karışık bir melodi, “gülümseme” ve “veda” arasındaki ince çizgiyi vurgularken dinleyicide merak uyandırıyor. Bu duygusal yolculuk, sizi bir an için kendine çeken bir atmosfer yaratıyor. Şarkının sözlerinde geçen çelişkili imgeler, dinleyeni düşünmeye sevk ediyor.

**Peki Crazy Life ne demek?** **Çılgın yaşam** ifadesi, İngilizce “crazy” (çılgın, akıl almaz) ve “life” (yaşam) kelimelerinin birleşimidir. Sözlükte “çılgın hayat” anlamına gelen bu birleşim, şarkıda rutin dışı, dalgalı ve bazen anlamsız bir varoluşu betimler. Buradaki “crazy”, yalnızca çılgınlık değil, aynı zamanda karmaşa ve tutkulu duyguların da simgesidir. Türkçeye “çılgın hayat” ya da “delice bir yaşam” olarak çevrilebilir; deyimsel olarak “deli dolu bir hayat” anlamına gelir.

🎧 Gino Vannelli - Crazy Life şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Gino Vannelli - Crazy Life Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

It's a crazy life a hazy life

Çılgın bir hayat, bulanık bir hayat

A mixed up jumbled phasy life

Karışık, karmakarışık, fazlı bir hayat

A crazy life for people who want to smile

Gülümsemek isteyen insanlar için çılgın bir hayat

I just don't understand

Anlamıyorum

Why so hard to say hello before goodbye

Elveda demeden önce merhaba demek neden bu kadar zor?


It's a coocoo life a lulu life

Tuhaf bir hayat, Lulu hayatı

A moody magic voodoo life

Huysuz, büyülü, voodoo hayatı

A coocoo life for people who want to love

Sevmek isteyen insanlar için tuhaf bir hayat

I just don't understand why so green

Anlamıyorum neden bu kadar yeşilim

That it's been hang ups day to day

Günlük olarak sürekli bir takıntı içindeyim

I gotta pack up get away

Eşyalarımı toplamam, kaçmam gerek


Cause it's a crazy life

Çünkü bu çılgın bir hayat

Yes it's a crazy life

Evet, bu çılgın bir hayat

Crazy life

Çılgın hayat


It's a stupid life elusive life

Bu aptalca bir hayat, ele geçmez bir hayat

A lonely stuck secluded life

Yalnız, sıkışmış, tenha bir hayat

A stupid life for people who want to fly too high

Çok yükseğe uçmak isteyen insanlar için aptalca bir hayat

I just don't understand why so blue

Anlamıyorum neden bu kadar maviyim

What to do

Ne yapmalıyım?

I'm gonna kiss my sky goodbye

Gökyüzüme veda öpücüğü vereceğim

I'm gonna jump way down and die

Aşağıya atlayıp öleceğim


Cause it's a crazy life

Çünkü bu çılgın bir hayat

Yes it's a crazy life

Evet, bu çılgın bir hayat

Crazy life

Çılgın hayat

Arrogant Worms - Wong's Chinese Buffet (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Arrogant Worms - Wong's Chinese Buffet şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Arrogant Worms - Wong's Chinese Buffet Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Arrogant Worms - Wong's Chinese Buffet Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Arrogant Worms’ın neşeli ve hiciv dolu şarkısı Wong's Chinese Buffet, açlıkla başlayan bir macerayı abartılı bir ziyafete dönüştürüyor. Şarkı, bir yemek salonunda sonsuz tabaklar arasında dolaşan, doyumsuzluk ve keyif arasındaki çelişkiyi mizahi bir dille anlatıyor. Ritmi hafif, sözleri ise hem tatmin hem de pişmanlık duygusunu aynı anda hissettiriyor; dinleyiciyi bir lokma daha aldırmaya iten bir atmosfer sunuyor ve sonunda bir kez daha geri dönme isteği uyandırıyor.

**Peki Wong's Chinese Buffet ne demek?** **Wong's Chinese Buffet** ifadesi, 'Wong'a ait Çin açık büfesi' anlamına gelir. 'Wong's' bir soyadı ya da restoran zinciri adı, 'Chinese' Çin mutfağını, 'Buffet' ise sınırsız servis anlamını taşır. Kelime kelime çeviride 'Wong'un Çin büfesi' şeklinde ortaya çıkar; şarkıda ise ölçüsüz tüketim ve doyumsuzluk temasıyla birleşerek, bol ve sınırsız yemeğin mecazi bir eleştirisi olarak kullanılır. Arama motorlarında 'Wong's Chinese Buffet ne demek' sorusuna yanıt arayanlar için açıklayıcı bir içeriktir.

🎧 Arrogant Worms - Wong's Chinese Buffet şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Arrogant Worms - Wong's Chinese Buffet Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

I'm feeling hungry, empty tummy, and I want to make it full

Acıktım, karnım boş ve onu doyurmak istiyorum.

So I spend the day at Wong's buffet and I eat till I explode

Bu yüzden günümü Wong's büfesinde geçiriyorum ve patlayana kadar yiyorum.


There's sixty types of Oriental delights, I gotta have them all

Altmış çeşit oryantal lezzet var, hepsini yemem lazım.

Chicken wings and onion rings, and sweet and sour balls

Tavuk kanatları, soğan halkaları ve tatlı ekşi toplar.


At Wong's, come and sail with me

Wong's'ta, benimle yelken açın.

At Wong's, on the sea of gluttony

Wong's'ta, oburluk denizinde.

At Wong's, eat until it hurts

Wong's'ta, karnınız ağrıyana kadar yiyin.

But don't forget there's pudding for dessert

Ama tatlı olarak puding olduğunu unutmayın.


The chicken's tough, the noodles are rough

Tavuk sert, erişte pürüzlü.

And the chow mein's three days old

Ve çin eriştesi üç günlük.

But it's quantity not quality that has got my soul

Ama ruhumu ele geçiren kalite değil, miktar.


So fill that plate, no mistake, there's no holding back

O yüzden tabağı doldurun, hata yok, geri durmak yok.

I won't stop until I got a packed digestive tract

Sindirim sistemim dolana kadar durmayacağım.


A Wong's, no meal is a loss

Wong's'ta hiçbir öğün kayıp değildir.

At Wong's covered in red sauce

Wong's'ta her şey kırmızı sosla kaplı.

At Wong's, everything is battered

Wong's'ta her şey kızarmış.

And what's inside doesn't even matter

İçindekilerin önemi bile yok


Stop! Oh. Second plate! Huh! Third plate! Oh.

Dur! Ah. İkinci tabak! Hah! Üçüncü tabak! Ah.

Fourth plate. Oh. Dessert. Ug.

Fortune cookie. I ate the fortune.

Dördüncü tabak. Ah. Tatlı. Iyy.


I try to leave, I want to heave, my whole body hurts

Şans kurabiyesi. Falını yedim.

Can barely stand, I tell you man, I got my money's worth

Gitmeye çalışıyorum, kusmak istiyorum, tüm vücudum ağrıyor

If I get the time I'm going to go to China

Zar zor ayakta durabiliyorum, sana söylüyorum dostum, paramın karşılığını fazlasıyla aldım

And eat at their ancient buffets

But I'm wonderin', how they stay so thin

Zamanım olursa Çin'e gideceğim

Eating like this every day

Ve onların eski büfelerinde yemek yiyeceğim

Ama merak ediyorum, nasıl bu kadar zayıf kalıyorlar

At Wong's, give chopsticks a try

Her gün böyle yiyerek

At Wong's, to pick up your french fry

At Wong's, you know I'm coming back

Wong's'ta, çubuk kullanmayı deneyin

Eating here's worth the heart attack

Wong's'ta, patates kızartmanızı çubuklarla alın

Wong's Chinese Buffet

Wong's'ta, geri döneceğimi biliyorsunuz

Burada yemek yemek kalp krizi geçirmeye değer

Wong's Çin Büfesi

First Aid Kit - My Silver Lining Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

First Aid Kit - My Silver Lining şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi. My Silver Lining ne demek? İşte bu yazıda.

First Aid Kit - My Silver Lining Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

First Aid Kit - My Silver Lining Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

First Aid Kit'in 2014 çıkışlı 'My Silver Lining' parçası, hayatın zorluklarına rağmen umudu koruma ve yola devam etme temasını işliyor. İsveçli kız kardeşler Klara ve Johanna Söderberg'in oluşturduğu grubun en bilinen şarkılarından biri olan parça, huzursuz bir yolculuğun ve içsel arayışın hikayesini anlatıyor. Şarkı boyunca "keep on keeping on" (devam etmeye devam et) diyerek azmi vurgulayan anlatıcı, aynı zamanda kendi yaptığı prangalardan ve kolay yolu seçmeme kararlılığından bahsediyor. Amerikan folk ve indie folk türlerini harmanlayan şarkı, 2015 Grammy Ödülleri'nde En İyi Country İkili/Grup Performansı dalında aday gösterildi.

Peki My Silver Lining ne demek? İngilizce'de "silver lining" ifadesi kelime kelime "gümüş astar" anlamına gelir. Ancak bu bir deyimdir ve asıl anlamı "her kötü durumda bir umut ışığı vardır" ya da "her bulutun arkasında gümüş bir çizgi vardır" gibi bir anlama gelir. Bu ifade, İngilizcedeki ünlü "Every cloud has a silver lining" (Her bulutun gümüş bir astarı vardır - yani "Her şerde bir hayır vardır") atasözünden gelir. Kara bulutların arkasından sızan güneş ışığının bulutun kenarlarını gümüş gibi parlatmasını sembolize eder. Şarkının adı olan "My Silver Lining" ise "benim umut ışığım", "benim tesellim", "her şerdeki hayrım" ya da "beni ayakta tutan şey" anlamlarına gelir. Türkçe'de en yakın karşılığı "her işte bir hayır vardır" deyimiyle ifade edilebilir. Popüler kültürde bu ifadeyi duyduysanız, büyük ihtimalle ya First Aid Kit'in bu şarkısına ya da ödüllü "Silver Linings Playbook" (Türkçe adıyla "Umut Işığım") filmine denk gelmişsinizdir.

🎧 First Aid Kit - My Silver Lining şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 First Aid Kit - My Silver Lining Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

I don't want to wait anymore

Artık beklemek istemiyorum

I'm tired of looking for answers

Cevapları aramaktan yoruldum

Take me some place where there's music and there's laughter

Beni müziğin ve kahkahanın olduğu bir yere götür

I don't know if I'm scared of dying

Ölmekten korkuyor muyum bilmiyorum

But I'm scared of living too fast, too slow

Ama çok hızlı ya da çok yavaş yaşamaktan korkuyorum

Regret, remorse, hold on

Pişmanlık, vicdan azabı, dayan

Oh no, I've got to go

Oh hayır, gitmem lazım

There's no starting over

Baştan başlamak yok

No new beginnings, time races on

Yeni başlangıçlar yok, zaman hızla akıyor

And you've just gotta keep on keeping on

Ve sen sadece devam etmeye devam etmelisin

Gotta keep on going, looking straight out on the road

Devam etmelisin, yola dosdoğru bakarak

Can't worry 'bout what's behind you

Arkanda ne olduğunu düşünemezsin

Or what's coming for you, further up the road

Ya da yolun ilerisinde seni neyin beklediğini

I try not to hold on to what is gone

Gitmiş olana tutunmamaya çalışıyorum

I try to do right what is wrong

Yanlış olanı düzeltmeye çalışıyorum

I try to keep on keeping on

Devam etmeye devam etmeye çalışıyorum

Yeah, I just keep on keeping on

Evet, ben sadece devam etmeye devam ediyorum


I hear a voice calling

Bir sesin çağırdığını duyuyorum

Calling out for me

Beni çağırıyor

These shackles I've made in an attempt to be free

Özgür olmak için kendime yaptığım bu prangalar

Be it for reason, be it for love

İster mantıktan olsun, ister aşktan

I won't take the easy road

Kolay yolu seçmeyeceğim


I've woken up in a hotel room

Bir otel odasında uyandım

My worries as big as the moon

Endişelerim ay kadar büyük

Having no idea who or what or where I am

Kim olduğum, ne olduğum ya da nerede olduğum hakkında hiçbir fikrim yok

Something good comes with the bad

Kötüyle birlikte iyi bir şey de gelir

A song's never just sad

Bir şarkı asla sadece hüzünlü değildir

There's hope, there's a silver lining

Umut var, bir umut ışığı var


Show me my silver lining

Bana umut ışığımı göster

Show me my silver lining

Bana umut ışığımı göster


I hear a voice calling

Bir sesin çağırdığını duyuyorum

Calling out for me

Beni çağırıyor

These shackles I've made in an attempt to be free

Özgür olmak için kendime yaptığım bu prangalar

Be it for reason, be it for love

İster mantıktan olsun, ister aşktan

I won't take the easy road

Kolay yolu seçmeyeceğim


I won't take the easy road

Kolay yolu seçmeyeceğim

The easy road, the easy road

Kolay yol, kolay yol

I won't take the easy road

Kolay yolu seçmeyeceğim

The easy road, the easy road

Kolay yol, kolay yol


Show me my silver lining

Bana umut ışığımı göster

I try to keep on keeping on

Devam etmeye devam etmeye çalışıyorum

Show me my silver lining

Bana umut ışığımı göster

I try to keep on keeping on

Devam etmeye devam etmeye çalışıyorum


Show me my silver lining

Bana umut ışığımı göster

I try to keep on keeping on

Devam etmeye devam etmeye çalışıyorum

Show me my silver lining

Bana umut ışığımı göster

I try to keep on keeping on

Devam etmeye devam etmeye çalışıyorum

📖 Silver Lining Deyiminin Anlamı

İngilizce "silver lining" ifadesi kelime kelime "gümüş astar" anlamına gelir. Ancak bu bir deyimdir ve asıl anlamı "her kötü durumda bir umut ışığı vardır" ya da "her bulutun arkasında gümüş bir çizgi vardır" gibi bir anlama gelir. Bu ifade, İngilizcedeki ünlü "Every cloud has a silver lining" (Her bulutun gümüş bir astarı vardır - yani "Her şerde bir hayır vardır") atasözünden gelir. Kara bulutların arkasından sızan güneş ışığının bulutun kenarlarını gümüş gibi parlatmasını sembolize eder.

Kullanım alanına göre iki anlama gelebilir:

1. Genel (Mecazi) Anlamı: Zor, üzücü veya karanlık bir dönemden geçerken sizi teselli eden, durumu katlanılabilir kılan ya da o kötü durumdan doğan iyi şeye işaret eder. Örnek: "İşimi kaybettim ama my silver lining aileme daha çok vakit ayırabilmek oldu."

2. Popüler Kültürde (Şarkı ve Film): Bu ifadeyi bir yerlerde duyduysanız, büyük ihtimalle ya First Aid Kit'in bu şarkısına ya da ödüllü "Silver Linings Playbook" (Türkçe adıyla "Umut Işığım") filmine denk gelmişsinizdir. Filmde de şarkıda da ortak tema, hayatın zorluklarına rağmen yola devam etmek ve o "umut ışığını" aramaktır.

David Allan Coe - Family Album (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

David Allan Coe - Family Album şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

David Allan Coe - Family Album Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

David Allan Coe - Family Album Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

David Allan Coe'nun 'Family Album' adlı şarkısı, bir Pazar sabahı kilise sonrası başlayan aile pikniğinin sıcak anılarını anlatıyor. Gitar, keman ve mutfakta pişen yemeklerin kokusuyla bezenen sahneler, nesillerin bir araya geldiği, fotoğraf albümünün tozlu sayfalarından süzülen anılarla birleşiyor. Çocukluğun masumiyeti, annelerin gurur dolu bakışları ve geçmişin hafif hüzünlü gölgesi, dinleyiciyi geçmişe götürürken merak uyandırıyor. Şarkının akıcı melodisi ve samimi sözleri, dinleyiciyi kendi aile albümünü karıştırmaya davet eder; her bir notada geçmişin tatlı ve buruk izleri yankılanır.

**Peki Family Album ne demek?** **Aile Albümü** ifadesi, İngilizce "family" (aile) ve "album" (albüm) kelimelerinin doğrudan çevirisidir; kelime kelime "aile albümü" anlamına gelir. Şarkıda ise nesillerin fotoğraflarının saklandığı, anıların ve duyguların bir araya toplandığı nesnel bir kavramdır. Türkçe karşılığı "soylu hatıra defteri" gibi deyimsel bir anlam taşıyabilir; yani geçmişi hatırlatan, aile bağlarını güçlendiren bir hatıra kitabı. Bu açıklama, "Family Album ne demek" aramalarında yönlendirme sağlar.

🎧 David Allan Coe - Family Album şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 David Allan Coe - Family Album Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

On Sunday after church there'd always be a picnic

Pazar günleri kiliseden sonra her zaman piknik olurdu

There'd be kinfolks callin' until dawn

Şafak sökene kadar akrabalar gelirdi

Me I'd play the guitar and my Uncle Merle would sing

Ben gitar çalardım, amcam Merle şarkı söylerdi

And grandpa he'd play that fiddle all night long

Büyükbabam da bütün gece keman çalardı

Now the women folk they would work out in the kitchen

Kadınlar da mutfakta çalışırdı

You could smell that food for miles and miles around

Yemek kokusu kilometrelerce öteden duyulurdu

Paw he was prayin' my brother Jack would bring him down some moonshine

Büyükbabam, kardeşim Jack'in ona biraz ev yapımı içki getirmesi için dua ederdi

Just so's that he could warsh those viddle down

Sadece o yemekleri ısıtmak için

As soon as all the kids got tired of playin' horseshoes

Çocuklar at nalı oyunundan sıkılır sıkılmaz

Mama she'd call me over to her side

Annem beni yanına çağırırdı

You know she'd say I'd like to take some pictures

Biliyorsun, "Birkaç fotoğraf çekmek istiyorum" derdi

You could see her face light up with pride

Yüzünün gururla parladığını görebilirdin

And then she'd bring out that worn out family album

Sonra da o yıpranmış aile albümünü çıkarırdı

Its faded pictures some with corners torn

Solmuş, bazılarının köşeleri yırtılmış fotoğraflar

She'd laugh and poin and tell me funny stories

Gülümser, işaret eder ve bana komik hikayeler anlatırdı

And look she'd say why that's the day that you were born

Ve bak, "İşte senin doğduğun gün" derdi

And I'd sit and reminisce each picture with her

Ben de oturup Onunla her fotoğrafı hatırlardım

And I'd listen to her laughter and her sighs

Ve onun kahkahalarını ve iç çekişlerini dinlerdim

But underneath I knew how much I'd hurt her

Ama içten içe onu ne kadar incittiğimi biliyordum

For I'd put teardrops in my mama's eyes

Çünkü annemin gözlerine gözyaşı damlatmıştım


In my mama's eyes I've never done a wrong thing

Annemin gözünde asla yanlış bir şey yapmamıştım

I was still a baby in my mama's eyes

Annemin gözünde hala bir bebektim

That old family album she'll keep on her night stand

O eski aile albümünü başucunda saklayacak

Right next to the Bible until the day she dies

İncil'in hemen yanında, ölene kadar


Through all those years in prison she stuck by me

Hapishanede geçirdiği tüm o yıllar boyunca yanımda oldu

And she came to visit anytime she could

Ve ne zaman fırsat bulsa ziyarete geldi

Well I remember at my trial when she testified she loved me

Duruşmamda beni sevdiğini söylediğini hatırlıyorum

And she told the judge I'd always been so good

Ve hakime her zaman çok iyi olduğumu söyledi

Then later through the fame she watched me blossom

Sonra şöhret sayesinde nasıl geliştiğimi izledi

From just a local country singer to a great big star

Sadece yerel bir country şarkıcısından büyük bir yıldıza

She listened to all my records for the hidden meanings

Tüm kayıtlarımı gizli anlamlar için dinledi

And she came to hear me sing in all those dim lit bars

Ve o loş barlarda şarkı söylememi dinlemeye geldi

And she read all the things they wrote about me

Ve hakkımda yazılan her şeyi okudu

But she knew deep in her heart that it was lies

Ama kalbinin derinliklerinde bunun yalan olduğunu biliyordu Hayır, biri benim adımı söylediğinde başını utançtan saklamaz.

No she don't hide her head in shame when someone says my name

Annemin gözlerinde gözyaşı bulamazsınız.

You'll find no teardrops in my mama's eyes

Annemin gözlerinde...

In my mama's eyes...

Ölene kadar İncil'in hemen yanında.

Right next to the Bible until the day she dies

Kiss - Creatures Of The Night (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Kiss - Creatures Of The Night şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Kiss - Creatures Of The Night Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Kiss - Creatures Of The Night Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Kiss'in 'Creatures Of The Night' adlı parçası, karanlık sokakların ve içsel yalnızlığın gölgesinde kaybolmuş ruhların fısıltılarını dinletiyor. Şarkı, gün ışığından kaçan, yarınına dair umutları tükenmiş bir neslin sessiz çığlıklarını anlatıyor. Karanlıkta saklanan, sorularla boğuşan bir topluluğun içinde, bir an bile susmayan bir haykırışa dönüşen mücadele hissediliyor. Karanlık sentez dokunuşları ve ağır bas hatları, umutsuzluğun içinde bir umut ışığı arayanları sarmalıyor.

Peki Creatures Of The Night ne demek? İngilizcede 'creatures' kelimesi 'yaratıklar', 'of' '...in', 'the' belirli tanımlık ve 'night' ise 'gece' anlamına gelir; kelime kelime çevirisi 'gecenin yaratıkları' şeklindedir. Şarkıda bu ifade, karanlıkta var olmayı seçen, gündüzün baskısından kaçan ve kendi kurallarını koyan bireyleri betimler. Türkçede 'gece yaratıkları' deyimi, asi, özgür ve dışlanmış kimlikleri simgeler. Bu terim, özellikle gece kulüplerinde ve alternatif müzik çevrelerinde, gölgelerde yaşayan bir topluluğun sembolü olarak sıkça kullanılır ve 'gecenin özgür ruhları' anlamına da gelir.

🎧 Kiss - Creatures Of The Night şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Kiss - Creatures Of The Night Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

Searching in the darkness

Karanlıkta aramak

Running from the day

Günden kaçmak

Hiding from tomorrow

Yarından saklanmak

Nothing left to say

Söyleyecek hiçbir şey kalmadı


Victims of the moment

Anın kurbanları

Future deep in doubt

Gelecek derin bir şüphe içinde

Living in a whisper

Fısıltı içinde yaşamak

Until we start to shout

Bağırmaya başlayana kadar


Ooh, we're creatures of the night

Ah, biz gecenin yaratıklarıyız

Ooo, we're creatures of the night

Ah, biz gecenin yaratıklarıyız


Breathing in the madness

Deliliği solumak

Spitting out the lies

Yalanları tükürmek

Searching for an answer

Bir cevap aramak

Keep your alibis

Mazeretlerinizi saklayın


Don't know where we're going

Nereye gittiğimizi bilmiyoruz

Just know where we've been

Sadece nereden geldiğimizi biliyoruz

Remember when the clock strikes twelve

Saat on ikiye vurduğunda hatırlayın

The losers always win

Kaybedenler her zaman kazanır


Ooh, we're creatures of the night

Ah, biz gecenin yaratıklarıyız

Ooh, we're creatures of the night

Ah, biz gecenin yaratıklarıyız

Yo La Tengo - Ohm (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Yo La Tengo - Ohm şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Yo La Tengo - Ohm Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Yo La Tengo - Ohm Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Yo La Tengo'nun 'Ohm' adlı parçası, iyilik ve kötülük arasındaki ince çizgiyi kendi içinde sorgulayan bir içsel yolculuk sunuyor. Sözlerde, değişken günlerin gölgesinde kalp ve aklı koruma çabası, yağmurun başa çarpan soğukluğu gibi metaforlarla işleniyor. Parça, yolun tanıdık olmamasının getirdiği yalnızlık ve zamanın akıp gidişine karşı bir kabullenme çağrısı gibi hissediliyor, ve aynı zamanda yeni bir başlangıç umutlarını fısıldıyor. Duygusal atmosfer, melankolik bir melodiyle sarılmış, dinleyiciyi düşüncelerin derinliklerine çeken bir denge kuruyor, sessiz bir içsel diyalog başlatıyor.

🎧 Yo La Tengo - Ohm şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Yo La Tengo - Ohm Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

Sometimes the bad guys go right on top

Bazen kötüler zirveye çıkar

Sometimes the good guys lose

Bazen iyiler kaybeder

We try not to lose our hearts, not to lose our minds

Kalplerimizi kaybetmemeye, aklımızı kaybetmemeye çalışırız


Sometimes the bad days may take their grip

Bazen kötü günler bizi ele geçirebilir

Sometimes the good days fade

Bazen iyi günler solar

But the rain today hurts the head to drink

Ama bugünkü yağmur içmek için başımı acıtıyor


But nothing ever stays the same

Ama hiçbir şey aynı kalmaz

Nothing's explained

Hiçbir şey açıklanamaz

The harder the we go

Ne kadar zorlanırsak

The longer we climb

O kadar uzun süre tırmanırız


'Cause this isn't the road we know

Çünkü bu bildiğimiz yol değil

So say good night to me

Öyleyse bana iyi geceler de

Lose no more time

Daha fazla zaman kaybetme

No time

Zaman yok

'Cause it's been fun

Çünkü eğlenceliydi


I heard you called me

Beni çağırdığını duydum

From far away, far like the king Tut

Uzaklardan, Kral Tut gibi uzaklardan

Having the voice to make it right

Doğruyu söyleyecek bir sese sahip olarak

So I just cry

Bu yüzden sadece ağlıyorum


I fell to stay good

İyi kalmak için düştüm

So been away

Bu yüzden uzaktaydım

Before I could even see

Daha görmeden önce

Tried once more

Bir kez daha denedim

Lost my ??? and we're gone

Kaybettim ??? ve biz gittik

But nothing ever stays the same

Ama hiçbir şey asla aynı kalmaz

Nothing's explained

Hiçbir şey açıklanmaz

The longer it takes

Ne kadar uzun sürerse

The looser the times

Zamanlar o kadar gevşer


'Cause this isn't the road we know

Çünkü bu bildiğimiz yol değil

So say good night to me

Öyleyse bana iyi geceler de

Lose no more time

Daha fazla zaman kaybetme

No time

Zaman yok

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil


But nothing ever stays the same

Ama hiçbir şey asla aynı kalmaz

Nothing's explained

Hiçbir şey açıklanmaz

The stronger ???

Ne kadar güçlü ???

The faster ???

Ne kadar hızlı ???

'Cause this isn't the road we know

So say good night to me

Çünkü bu bildiğimiz yol değil

Lose no more time

O yüzden bana iyi geceler de

No time

Daha fazla zaman kaybetme

'Cause this ain't the road

Zaman yok

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

'Cause this ain't the road

Çünkü bu yol değil

Çünkü bu yol değil

Çünkü bu yol değil