Aerosmith - Rocket 88 (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Aerosmith - Rocket 88 (Türkçe anlamı: Roket 88) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Aerosmith - Rocket 88 Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Şarkı, hızı ve özgürlüğü arayan bir kaçış manifestosu gibi; anlatıcı, yavaşlamaya tahammül edemeyip, heyecan ve hız tutkusuyla kendini sürekli uyarıyor. Motorunun mırıltısını seviyor, bulutların ardında kaybolmayı hayal ediyor. Geçmişi geride bırakıp, bir yoldaşla birlikte “Rocket 88”i sürmeye davet ediyor. Uzayın uçsuz bucaksız boşluğunda, birlikte bir patlama gibi yükselmeyi vaat ediyor.

🔍 Peki Rocket 88 ne demek? Rocket 88, kelime anlamıyla ‘roket 88’ olarak çevrilebilir; burada 88 sayısı, rock‑n‑roll tarihinin ilk elektrikli arabası ve aynı zamanda sonsuzluk simgesi olarak güç ve tutku metaforunu taşır. Şarkıda bu ifade, anlatıcının aşk ve macera dolu bir yolculuğa fırlatılan, kontrolsüz bir enerji patlaması gibi kullanılır. Böylece dinleyici, hem fiziksel hem duygusal bir yükselişi hayal eder.

🇹🇷 Aerosmith - Rocket 88 Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

Yea I think I know

Evet, sanırım biliyorum.

I really hate it when it gets too slow

Çok yavaşladığında gerçekten nefret ediyorum.

I gotta try and keep myself amused

Kendimi eğlendirmeye çalışmalıyım.

I love the way my rocket purrs

Roketimin mırıldanmasını seviyorum.

I like it best when I see blurs

Bulanık görüntüler gördüğümde en çok hoşuma gidiyor.

You gotta love to watch me light my fuse

Fitilimi yakmamı izlemeyi sevmelisin.


No more lookin' back to yesterday

Artık dünü hatırlamak yok.

I got the thing to blow us both away

İkimizi de uçuracak bir şeyim var.

All I need is you to navigate

Tek ihtiyacım olan senin yönlendirmen.

So come and ride my Rocket 88

Öyleyse gel ve Roket 88'ime bin.


Call it chump change, I think not

Bunu önemsiz bir şey olarak adlandırabilirsin, sanmıyorum.

'Cause I got sump'n no one else has got

Çünkü bende başka kimsede olmayan bir şey var.

It's no look like and it ain't no protege

Benzer bir şey değil ve bir taklit de değil.

Its nuclear my Rocket 88

Roket 88'im nükleer.


Well get down on the darkside of the moon

Ayın karanlık tarafına inelim.

And leave a little somthin' on the dune

Ve kum tepesine küçük bir şey bırakalım.

This home by ten is gonna have to wait

Saat onda eve dönmek beklemek zorunda kalacak.

'Cause we got a Rocket 88

Çünkü bir Roket 88'imiz var.


Light years honey that's how far we'll go

Işık yılları, işte bu kadar uzağa gideceğiz.

Let's fire it up and watch the rockets glow

Hadi ateşleyelim ve roketlerin parlamasını izleyelim.

Gee suit, g-spot, gee I really must admit

Gee kıyafeti, g-noktası, vay canına, gerçekten itiraf etmeliyim ki...

I got my Rocket 88, honey this is it

Roket 88'imi aldım, tatlım, işte bu...


So no more up against the wall

Artık duvara karşı durmak yok...

Just come with me and watch the earth get small

Sadece benimle gel ve dünyanın küçülmesini izle...

I swear you never will come down at all

Yemin ederim, asla yere düşmeyeceksin...

So if you like it in your face

Yani eğer yüzüne vurmayı seviyorsan...

I'll rub your nose into outer space

Burnunu uzaya sürtüp...

And turn into a red hot fireball

Ve kızgın bir ateş topuna dönüşeceğim.

Of Monsters and Men - Mountain Sound (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Of Monsters and Men - Mountain Sound (Türkçe anlamı: Dağ Sesi) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Of Monsters and Men - Mountain Sound Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Of Monsters and Men - Mountain Sound Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Şarkı, hatalı bir geçmişten kaçan birinin ormana doğru yolculuğunu anlatıyor. Kendi elleriyle yarattığı sorunlardan uzaklaşma arzusu, kaçış temasıyla yoğunlaşırken, yolculuk boyunca duyulan ritmik davet, bir özgürlük hissi yaratıyor. Karakterler, gölgelerle ve yaralarla dolu bir topluluk içinde, kendilerini diğerlerinden farklı buluyor. Tekrar eden “Hold your horses” nakaratı, bekleyiş ve sabırla gelen bir içsel huzuru vurguluyor.

🔍 Peki Mountain Sound ne demek? Mountain Sound ifadesi, kelime anlamıyla Dağ Sesi olarak çevrilebilir. Şarkıda bu ses, ormanın derinliklerinde yankılanan özgürlük çığlığı ve kaçışın içsel yankısı olarak bir metafor işlevi görür. Böylece dinleyici, sesin içinde hem doğanın hem de ruhun genişliğini hisseder. Bu metafor, dinleyiciyi kendi iç yolculuğuna davet eder ve dağın sessiz gücünü hatırlatır.

🎧 Of Monsters and Men - Mountain Sound şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Of Monsters and Men - Mountain Sound Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

I heard them calling in the distance

Uzaktan seslerini duydum

So I packed my things and ran

Eşyalarımı topladım ve kaçtım

Far away from all the trouble

Tüm bu beladan uzaklara

I had caused with my two hands

İki elimle sebep olduğum


Alone we traveled armed

Yalnızca silahlı olarak seyahat ettik

With nothing but a shadow

Sadece bir gölgeyle

We fled, far away

Uzaklara kaçtık


Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Durun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz)

Through the woods we ran (Deep into the Mountain Sound)

Ormanın içinden koştuk (Dağ Boğazı'nın derinliklerine)

Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Durun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz)

Through the woods we ran

Ormanın içinden koştuk


Some had scars and some had scratches

Bazılarının yaraları, bazılarının çizikleri vardı

It made me wonder about their past

Bu onların geçmişini merak etmeme neden oldu


And as I looked around I began to notice

Ve etrafıma bakarken fark etmeye başladım

That we were nothing like the rest

Bizim diğerlerinden hiç farklı olmadığımızı


Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Durun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz)

Through the woods we ran (Deep into the Mountain Sound)

Ormanın içinden koştuk (Dağ Boğazı'nın derinliklerine)

Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Durun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz)

Through the woods we ran

Ormanın içinden koştuk


Woah

Vay canına

We sleep until the sun goes down

Güneş batana kadar uyuyoruz

Woah

Vay canına

We sleep until the sun goes down

Güneş batana kadar uyuyoruz

Woah

We sleep until the sun goes down

Durun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz) (Güneş batıyor)

Ormanın içinden koştuk (Dağların Derinliklerine)

Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Atlarınızı durdurun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz)

Through the woods we ran (Deep into the Mountain Sound)

Ormanın içinden koştuk

Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Atlarınızı durdurun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz)

Through the woods we ran

Ormanın içinden koştuk (Dağların Derinliklerine)

Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Atlarınızı durdurun şimdi (Güneş batana kadar uyuyoruz)

Through the woods we ran (Deep into the Mountain Sound)

Ormanın içinden koştuk

Hold your horses now (We sleep until the sun goes down)

Through the woods we ran

La la la, vay!


La la la, woah!

La la la, güneş batana kadar uyuyoruz

La la la, we sleep until the sun goes down

La la la, vay!

La la la, woah!

La la la, we sleep until the sun goes

La la la, güneş batana kadar uyuyoruz

Deep Purple - Wait A While (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Deep Purple - Wait A While (Türkçe anlamı: Biraz bekleyin) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Deep Purple - Wait A While Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Deep Purple - Wait A While Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Şarkı, ayrılık eşiğinde duran iki sevgilinin duygusal çatışmasını anlatıyor. Birbirlerinden bekleyiş isteği, içsel özlem ve zamanın akışıyla yoğrulmuş bir melodiye dönüşüyor. Sözlerde, ayrılmanın kaçınılmazlığına rağmen kalplerin hâlâ aynı ritimde atması vurgulanıyor. Bu süreçte, geçmiş anıların gölgesinde kalan umut, dinleyiciyi zamanın içinde bir bekleyişe sürüklüyor.

🔍 Peki Wait A While ne demek? İngilizce'de doğrudan 'Biraz Bekle' anlamına gelir. Şarkıda bu ifade, ayrılık anında sevdiğine zamanın akışını yavaşlatıp, kalp atışlarını uzatmak isteği olarak kullanılır. Bu metafor, sevginin sabırla beklenmesi gerektiğini ve anıların kum saatinde yavaşça birikmesini simgeler. Dolayısıyla nakaratta tekrarlanan 'Wait a while' çağrısı, kalıcı bir bağın yeniden inşasını müzikle birlikte duyguya dönüştürür.

🎧 Deep Purple - Wait A While şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Deep Purple - Wait A While Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

Wait before you go,

Gitmeden önce biraz bekle,

So you will know, what I am feeling as you leave

Böylece, sen giderken neler hissettiğimi anlayacaksın

I understand, your need for some time

Anlıyorum, biraz zamana ihtiyacın var

Some solitude

Biraz yalnızlığa


Wait a while, before you go

Gitmeden önce biraz bekle

You should know by now, my heart belongs to you

Artık bilmelisin ki, kalbim sana ait


I know that you must leave

Biliyorum ki gitmelisin

And I can see, that it's not easy for you, now that I'll be here, I know that

Ve görüyorum ki, artık burada olacağım için senin için kolay değil, biliyorum ki

my soul

ruhuma

Is always near you

her zaman yakınım


Wait a while before you go

Gitmeden önce biraz bekle

You should know by now I love you and so I will wait a while For you

Artık bilmelisin ki seni seviyorum ve bu yüzden biraz bekleyeceğim Senin için


The sand of time is slipping through my fingers

Zamanın kumları parmaklarımın arasından kayıp gidiyor

You and I, still the memories linger on

Sen ve ben, anılar hala devam ediyor

And on

Ve devam ediyor


Now I know that if I can only let go

Şimdi biliyorum ki, eğer sadece bırakabilirsem

And wait a while, you'll be here again with me

Ve biraz bekleyebilirsem, tekrar burada benimle olacaksın

The same old friends we've always been

Her zaman olduğumuz aynı eski arkadaşlar


Wait a while before you go

Gitmeden önce biraz bekle

You should know by now I love you and so I will wait a while

Artık bilmelisin ki seni seviyorum ve bu yüzden biraz bekleyeceğim

Wait a while

Biraz bekle

Wait a while

Bekle bir süre

For you

Senin için

🎤 Deep Purple'dan Diğer Çeviriler

Hollies - Here I Go Again (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Hollies - Here I Go Again (Türkçe anlamı: İşte yine başlıyorum) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Hollies - Here I Go Again Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Hollies - Here I Go Again Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Şarkı, geçmiş yaraların izini taşıyan bir anlatıcının, yeni bir aşk karşısında tekrar aynı duygusal döngüye düşmesini anlatıyor. Yeniden başlangıç ve kalp kırıklığı temaları, melankolik melodiyle birleşerek umutsuz bir tutkunun içsel çalkantısını yansıtıyor. Kişi, kendini kontrol edemeyip aynı hataları tekrarlarken, aşkın çekiciliğine direnemiyor. Bu tekrar, yalnızlık ve umut arasındaki ince çizgide savrulan bir içsel çatışma yaratıyor.

🔍 Peki Here I Go Again ne demek? Şarkıda tekrarlanan bir kalp kırıklığını ve aynı tutku döngüsüne geri dönmeyi ifade eden Yine Başlıyorum ifadesi, öznenin geçmiş acılarına rağmen aşkın aynı çekiciliğine yenik düşmesini kendi kendine tekrarlayan bir fırtına metaforuyla anlatır. Bu tekrar, umutsuzluk ve umut arasında savrulan bir içsel çatışma yaratır. Dolayısıyla şarkı, aynı çöküşe sürüklenen kalbin çaresizliğini vurgular.

🎧 Hollies - Here I Go Again şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Hollies - Here I Go Again Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

Here I go again.

İşte yine başlıyorum.

Watch it now 'cos

Here I go again.

Şimdi izle çünkü

I've been hurt so much before.

İşte yine başlıyorum.


I told myself,

Daha önce çok incindim.

Yes I did,

No more, no more won't get hurt any more.

Kendime dedim ki,

There I was by myself

Evet, dedim,

Artık yok, artık yok, bir daha incinmeyeceğim.

Doin' all right

Until I saw you last night.

Orada yalnız başımaydım

And then I knew that

Here I go again.

İyi gidiyordum

Ta ki dün gece seni görene kadar.

I cannot help it.

Here I go again.

Ve sonra anladım ki

Making the same mistakes,

İşte yine başlıyorum.

Heading for more heartaches.

Elimde değil.

What can I do when there's nothing I can do?

I looked in your eyes and I knew that I was blue.

İşte yine başlıyorum.

What 's the use?

I'll just give in.

Aynı hataları yapıyorum,

Daha fazla kalp kırıklığına doğru gidiyorum.

Try as I may,

And I do,

Yapabileceğim hiçbir şey yokken ne yapabilirim?

I'll never win, never win, baby I'll never win.

Now, you're here, so close to me.

Gözlerine baktım ve üzgün olduğumu anladım.


I can't resist you,

Ne faydası var?

And I knew when I kissed you.

I'm gonna sing now

Pes edeceğim.

Here I go again.

Ne kadar denesem de,

Watch it now 'cos

Ve deniyorum da,

Here I go again.

Asla kazanamayacağım, asla kazanamayacağım, bebeğim asla kazanamayacağım.

Falling in love, in love.

Falling in love, in love.

Şimdi buradasın, bana çok yakınsın.


Falling in love, in love.

Sana karşı koyamıyorum,

Falling in love.

Ve seni öptüğümde anladım.

Şimdi şarkı söyleyeceğim

İşte yine başlıyorum.


Şimdi izle çünkü

İşte yine başlıyorum.


Aşık oluyorum, aşık oluyorum.


Aşık oluyorum, aşık oluyorum.


Aşık oluyorum, aşık oluyorum.

Aşık oluyorum.

Justin Timberlake - Better Place (Family Harmony) (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Justin Timberlake - Better Place (Family Harmony) (Türkçe anlamı: Daha İyi Bir Yer (Aile Uyumu)) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Justin Timberlake - Better Place (Family Harmony) Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Justin Timberlake - Better Place (Family Harmony) Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Şarkı, tutkulu bir aşkın iki kişiyi sevgiyle yükselten enerjisini anlatıyor. Sözlerde, dünyanın hızlı döndüğü ve seslerin yükseldiği bir ortamda bile partnerine daha iyi bir yere götürme isteği vurgulanıyor. Bu yolculuk, ortak bir kaçış ve mutluluk vaat ediyor. Ritmin ve synth dolu prodüksiyon, duygusal bir uçuş hissi yaratırken, vokallerin coşkulu tonları umut ve heyecanı pekiştiriyor.

🔍 Peki Better Place (Family Harmony) ne demek? Bu ifade, kelime anlamıyla ‘daha iyi bir yer’ olarak çevrilebilir. Şarkıda ise, iki insanın birlikte yarattığı uyumlu ve güvenli bir atmosferi, gerçek dünyadan kaçıp sadece birbirlerine odaklandıkları metaforik bir cennet olarak tasvir eder. Bu metafor, dinleyiciye ilişkideki büyüme ve özgürleşme hissini hissettirmeyi amaçlar, müziğin yükselen temposu da bu duyguyu pekiştirir.

🎧 Justin Timberlake - Better Place (Family Harmony) şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Justin Timberlake - Better Place (Family Harmony) Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

It's some kinda love, it's some kind of fire

Bu bir çeşit aşk, bir çeşit ateş

I'm already up, but you lift me higher

Zaten zirvedeyim ama sen beni daha da yukarı taşıyorsun

You know I'm not wrong, you know I'm not lyin'

Yanlış olmadığımı biliyorsun, yalan söylemediğimi biliyorsun

We do it better, we do it better, yeah

Daha iyisini yapıyoruz, daha iyisini yapıyoruz, evet


And I don't mind if the world spins faster

Ve dünyanın daha hızlı dönmesinden rahatsız değilim

The music's louder, the waves get stronger

Müzik daha yüksek, dalgalar daha güçlü

I don't mind if the world spins faster

Dünyanın daha hızlı dönmesinden rahatsız değilim

Faster, faster

Daha hızlı, daha hızlı


Just let me take you to a better place (let me take you to a better place)

Sadece seni daha iyi bir yere götürmeme izin ver (seni daha iyi bir yere götürmeme izin ver)

I'm gonna make ya kiss the sky tonight

Bu gece seni gökyüzünü öpmeye götüreceğim

Yeah, if you let me show the way

Evet, eğer yolu göstermeme izin verirsen

I'm so excited to see you excitеd

Seni heyecanlı görmek için çok heyecanlıyım


I'll take you to a better placе (I'll take you to a better placе)

Seni daha iyi bir yere götüreceğim (seni daha iyi bir yere götüreceğim)

And, baby, you can love me on the way

Ve bebeğim, yolda beni sevebilirsin

We're flyin' up to outer space

Uzaya doğru uçuyoruz

I'm so excited (I'm so excited)

Çok heyecanlıyım (çok heyecanlıyım)

To see you excited (to see you excited, yeah), yeah

Seni heyecanlı görmek için (seni heyecanlı görmek için, evet), evet


I don't mind if the world spins faster

Dünyanın dönmesinden rahatsız değilim Daha hızlı

The music's louder, the waves get stronger

Müzik daha yüksek sesli, dalgalar daha güçlü

I don't mind if the world spins faster

Dünyanın daha hızlı dönmesi umurumda değil

Faster, faster, faster

Daha hızlı, daha hızlı, daha hızlı


Just let me take you to a better place

Sadece seni daha iyi bir yere götürmeme izin ver

Keith Urban - These Are The Days (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Keith Urban - These Are The Days (Türkçe anlamı: Bunlar Günler) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Keith Urban - These Are The Days Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Keith Urban - These Are The Days Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Şarkı, büyükannesinin genç nesile zamanın acele etmemesini öğütlediği bir sohbetle başlar. Doğanın sesleri ve akıp giden nehirler üzerinden anıların kıymeti vurgulanır, her anın yaşam için bir fırsat olduğu hatırlatılır. Nostaljik bir melodi eşliğinde, kaçırılan zamanların ardından pişmanlık yerine anıların kutlanması çağrısı yapılır ve geleceğe umutla bakar.

🔍 Peki These Are The Days ne demek? Şarkıda Bu Günler ifadesi, geçip giden fakat bir daha geri gelmeyecek değerli anları temsil eder. Metaforik olarak, her günün bir kıvılcım gibi yanıp sönüp sonunda kömür gibi kalması, o anları tam anlamıyla yaşamanın önemini vurgular. Bu yüzden dinleyiciyi, anı yakalamak ve geleceğe dair pişmanlıkları bir kenara bırakmak için harekete çağırır.

🎧 Keith Urban - These Are The Days şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Keith Urban - These Are The Days Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

My grandma was a wise old soul

Büyükannem bilge bir yaşlı kadındı.

Took me by the hand not long ago

Geçtiğimiz günlerde elimden tuttu ve dedi ki: "Oğlum, ne acelen var, yavaşla.

Said, "Son, what's your hurry, boy slow it down

Yabani balın tadına bak, sesini dinle.

Taste the wild honey, listen to the sound

Ağaçların arasından esen rüzgarın sesini.

Of the wind that's blowin' through the trees

Denize akan nehirlerin sesini.

Rivers flowin' to the sea

Evet, hepsi tıpkı senin ve benim gibi evlerine dönüyorlar.

Yeah they're all headin' home just like you and me

Hayat yaşamak içindir evlat, bunu göremiyor musun?"

Life's for livin' child, can't you see that?"

Hatırlayacağımız günler bunlar

These are the days we will remember

Ve bir daha gelmeyecek zamanlar bunlar

And these are the times that won't come again

En yüksek alevler bir kor haline gelir

The highest of flames become an ember

Ve onları yaşayabildiğin sürece yaşamalısın

And you gotta live 'em while you can

Hatırlayacağımız günler bunlar [Tekrar: x4]

These are the days we will remember [Repeat: x4]

Öyleyse onları elinden tut, onlar senin ve benim

So take 'em by the hand, they're yours and mine

Onları elinden tut ve hayatını yaşa

Take 'em by the hand and live your life

Onları elinden tut, hepsinin uçup gitmesine izin verme

Take 'em by the hand don't let 'em all fly by

Hadi, hadi şimdi

C'mon, c'mon now

Ah, günler geçiyor

Oh days go by

Evet, tıpkı arabalar geçerken pencereden sallanan bir el gibi

Yeah, just like a hand out the window wavin' in the wind as the cars go by

Günler geçiyor

Days go by

Gracie Abrams - Felt Good About You (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Gracie Abrams - Felt Good About You (Türkçe anlamı: Senin hakkında iyi hissettim.) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Gracie Abrams - Felt Good About You Türkçe Çeviri Şarkı Sözleri

Gracie Abrams - Felt Good About You Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

🎧 Gracie Abrams - Felt Good About You şarkısını Spotify'da dinleyin.

🇹🇷 Gracie Abrams - Felt Good About You Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

I felt good about you 'til I didn't

Sana karşı iyi hissettim ta ki hissetmeyene kadar

Crossed lines, past lives, clear vision

Çizgileri aştım, geçmiş hayatlar, net görüş

Felt good about you, felt good about you

Sana karşı iyi hissettim, sana karşı iyi hissettim

Felt good about you 'til I didn't

Sana karşı iyi hissettim ta ki hissetmeyene kadar

Surefire trainwreck omission

Kesin bir felaket ihmali

Felt good about you, felt good about you

Sana karşı iyi hissettim, sana karşı iyi hissettim


Got what you demanded, picture perfect like you planned it

İstediğini aldım, sanki planlamışsın gibi mükemmel bir resim

Can't believe the way we landed, fallin' through

Nasıl düştüğümüze inanamıyorum, düşüşe geçtik

Held my breath for your reaction

Tepkini bekleyerek nefesimi tuttum

Like the first time that we happened

İlk kez birlikte olduğumuz zamanki gibi

We were fighting more than laughing, black and blue, mhmm

Gülmekten çok kavga ediyorduk, morarmış, hımm


Felt good about you 'til I didn't

Sana karşı iyi hissettim ta ki hissetmeyene kadar

Fell hard, then I lost your interest

Çok etkilendim, sonra ilgini kaybettim

Felt good about you, felt good about you

Sana karşı iyi hissettim, sana karşı iyi hissettim

Felt good about you 'til I didn't

Sana karşı iyi hissettim ta ki hissetmeyene kadar

Bad nights, new girls, misgivings

Kötü geceler, yeni kızlar, şüpheler

Felt good about you, felt good about you

Sana karşı iyi hissettim, sana karşı iyi hissettim


Got me where you want me, in your palm, it's almost funny

Beni istediğin yere getirdin, avucunun içine, neredeyse komik

All my friends, they tried to stop me wanting you

Tüm arkadaşlarım seni istememi engellemeye çalıştılar

But I was never meant to listen, not until I found a reason

Ama asla dinlememem gerekiyordu, ta ki ben Bir sebep buldum

It took all of me to walk away and choose

Uzaklaşmak ve seçim yapmak için tüm gücümü harcadım


Felt good about you, you, you

Seninle ilgili iyi hissettim, sen, sen

Felt good about you, you, you

Seninle ilgili iyi hissettim, sen, sen

Felt good about you, you, you

Seninle ilgili iyi hissettim, sen, sen

Felt good about you

Seninle ilgili iyi hissettim

Felt good about you

Seninle ilgili iyi hissettim


I felt good about you 'til I didn't

Seninle ilgili iyi hissettim, ta ki hissetmeyene kadar

Fought hard through premonitions

Önsezilerimle mücadele ettim

Felt good about you, felt good about you

Seninle ilgili iyi hissettim, seninle ilgili iyi hissettim

Felt good about you 'til I didn't

Seninle ilgili iyi hissettim, ta ki hissetmeyene kadar

You felt nice for a bad decision

Kötü bir karar için iyi hissettirdin

Felt good about you, felt good about you

Seninle ilgili iyi hissettim, seninle ilgili iyi hissettim


Really got me thinking, future planning for no reason

Gerçekten beni düşündürdün, sebepsiz yere gelecek planları yaptım

There were nights I skipped out sleepin' 'cause of you

Senin yüzünden geceler uyumayı atladım

I had less than half of something

Bir şeyin yarısından azına sahiptim

What you gave was what I wanted

Verdiğin şey istediğim şeydi

'Til I realised I felt fuller without you

Ta ki sensiz daha dolu hissettiğimi fark edene kadar


Felt good about you 'til I didn't

Seninle ilgili iyi hissettim, ta ki hissetmeyene kadar

I felt good about you

Seninle ilgili iyi hissettim

Hank Snow - Down Where The Dark Waters Flow (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Hank Snow - Down Where The Dark Waters Flow (Türkçe anlamı: Karanlık Suların Aktığı Yerde) şarkı sözleri, satır satır Türkçe çevirisi ve şarkının hikayesi.

Hank Snow - Down Where The Dark Waters Flow Şarkı Sözleri ve Türkçe Çeviri

💡 Şarkı Hakkında & Hikayesi

Gece ay ışığında, genç bir damat sevgilisinin ölümüne tanıklık eder ve son vedasını verir. Yalnız bir nehir kenarında, hüzünlü söğütlerin gölgesinde kalbini dindirmeye çalışır. Mezarına özenle ektiği gül, aşkın ve kayıpın sessiz bir sembolüdür. Şarkı, yas ve umut arasındaki ince çizgiyi duygusal bir melodiyle işler.

🔍 Peki Down Where The Dark Waters Flow ne demek? Şarkıda 'karanlık suların aktığı yerde' ifadesi, ölümün ve yasın derinliklerine işaret eden gölgeli bir derinlik anlamına gelir. Aynı zamanda, yalnızlığın ve kabullenmenin akıp giden, sessiz bir nehir gibi süregelmesini betimler. Bu metafor, dinleyiciyi acıyı suyun akışıyla kabullenmeye davet eder.

🇹🇷 Hank Snow - Down Where The Dark Waters Flow Türkçe Çeviri & Şarkı Sözleri

Beneath the moon tonight

Bu gece ay ışığı altında

I kneel close to my darling's side,

Sevgilimin yanına diz çöküyorum,

Her eyes in death forever closed,

Gözleri sonsuza dek ölümle kapandı,

My sweet and future bride.

Tatlı ve gelecekteki gelinim.


Beside some lonely river bank,

Yalnız bir nehir kıyısında,

Where the weeping willow grow,

Söğüt ağaçlarının yetiştiği yerde,

I'll ease my aching heart tonight,

Bu gece acıyan kalbimi rahatlatacağım,

Down where the dark waters flow.

Karanlık suların aktığı yerde.


I planted on her new made grave

Yeni kazılmış mezarına özenle bir gül diktim,

A tender rose with care,

Yalnız geçen yıllar boyunca açsın diye,

To bloom through' all the lonely years

O orada yatarken.

While she is lying there.

O tomurcuklanan güle bir öpücük konduracağım,

I'll place one tender kiss of love

Ve dertlerime veda edeceğim,

Upon that budding rose,

Karanlık suların aktığı yerde.

And bid my world of cares goodbye

Down where the dark waters flow.