Queen - Innuendo (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

One two three four
Bir iki üç dört
Ooh ooh
Uh uh
While the sun hangs in the sky and the desert has sand
Güneş gökte asılı kaldığı sürece, çölde kum varken
While the waves crash in the sea and meet the land
Dalgalar denizde kırılıp kıyıya vurduğu sürece
While there's a wind and the stars and the rainbow
Rüzgâr, yıldızlar ve gökkuşağı varken
Till the mountains crumble into the plain
Dağlar ovalara yıkılana dek
Oh yes, we'll keep on trying
Evet, çabalamaya devam edeceğiz
Tread that fine line
O ince çizgiyi bastırarak
Oh, we'll keep on trying
Oh, çabalamaya devam edeceğiz
Yeah
Evet
Just passing our time
Zamanı sadece geçiriyoruz
Ooh ooh
Uh uh
While we live according to race, colour or creed
Irk, renk veya inanca göre yaşadığımız sürece
While we rule by blind madness and pure greed
Kör delilik ve saf hırsla yönettiğimiz sürece
Our lives dictated by tradition, superstition, false religion
Hayatlarımız geleneğe, batıl inanca, yalancı dine mahkum
Through the eons and on and on
Asırlar boyu, uzup giderken
Oh, yes, we'll keep on trying, yeah
Oh evet, çabalamaya devam edeceğiz, evet
We'll tread that fine line
O ince çizgiyi yürüyeceğiz
Oh oh we'll keep on trying
Oh oh çabalamaya devam edeceğiz
Till the end of time
Zamanın sonuna kadar
Till the end of time
Zamanın sonuna kadar
Through the sorrow all through our splendor
Hüzün içinde, bütün şanımız boyunca
Don't take offence at my innuendo
Kinayeme takma, dolaylımı kırma
Duh duh duh duh duh duh duh
Dum dum dum dum dum dum dum
Duh duh duh duh duh duh duh duh duh duh duh
Dum dum dum dum dum dum dum dum dum dum
You can be anything you want to be
Olmak istediğin her şey olabilirsin
Just turn yourself into anything you think that you could ever be
Kendini, olabileceğini hayal ettiğin her şeye dönüştür yeter
Be free with your tempo, be free, be free
Ritimini özgürce tut, özgür ol, özgür ol
Surrender your ego - be free, be free to yourself
Eğonu bırak - özgür ol, kendine özgür ol
Ooh ooh, yeah
Uh uh, evet
If there's a God or any kind of justice under the sky
Gökyüzü altında bir Tanrı varsa, bir adalet varsa
If there's a point, if there's a reason to live or die
Bir amaç varsa, yaşama ya da ölme sebebi varsa
Ha, if there's an answer to the questions we feel bound to ask
Ha, sormak zorunda hissettiğimiz sorulara bir cevap varsa
Show yourself - destroy our fears - release your mask
Kendini göster - korkularımızı yık - maskeni indir
Oh yes, we'll keep on trying
Oh evet, çabalamaya devam edeceğiz
Hey, tread that fine line
Hey, o ince çizgiyi bas
(Yeah) yeah
(Evet) evet
We'll keep on smiling, yeah
Gülmeye devam edeceğiz, evet
(Yeah) (yeah) (yeah)
(Evet) (evet) (evet)
And whatever will be - will be
Ve olacak olan olacak
We'll just keep on trying
Sadece çabalamaya devam edeceğiz
We'll just keep on trying
Yine de çabalamaya devam edeceğiz
Till the end of time
Zamanın sonuna kadar
Till the end of time
Zamanın sonuna kadar
Till the end of time
Zamanın sonuna kadar

Madonna - It's So Cool (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

It's so hard to be someone,
Birisi olmak ne zor
It's so hard to be unkwown.
Bilinmezlik ne zor
In your heart you are to blame
Gönlün derininde suçlu sensin
In your heart you play the game.
Gönlün derininde oyunu oynarsın
Do you realize you pay the price?
Farkında mısın bedelini ödediğini?
Do you know the cost of all your vice?
Günahların bedelini bilebildin mi?
Save your soul, it's all a test,
Ruhunu kurtar, hepsi bir sınav
Save your soul, it's for the best.
Ruhunu kurtar, bu da hayırlısı
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
Save your soul, little sister
Ruhunu kurtar ufacık bacım
Save your soul, dear little brother.
Ruhunu kurtar sevgili kardeşim
You need hope, says the preacher,
"Umut lazım" der vaiz
Learn to cope says all my teachers.
"Dayanmayı öğren" derler müellimler
Do you really know God's intention?
Tanrı'nın iradesini biliyor musun gerçekten?
Do you ever ask what it's all for?
"Bu ne için?" diye sordun mu hiç?
We need love, love and love,
Aşk lazım, aşk ve yine aşk
We need more, more and more.
Daha fazlası, daha fazlası, daha fazlası
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
Prophets are telling us
Peygamberler bize söylüyor
We're near the end
Son yaklaştı
But I am telling you
Ama ben sana diyorum ki
That it's all pretend.
Hepsi oyun, hepsi yalan
It's so cool to be uncool,
Ters köşe yapmak ne "cool"
It's so right to be unright.
Yanlış olmak ne "doğru"
It's so good to look so bad,
Kötü görünmek ne "güzel"
Isn't this the best thing you ever had.
Bu, yaşadığın en güzel an değil mi?
It's so cool to be uncool,
Ters köşe yapmak ne "cool"
It's so right to be unright.
Yanlış olmak ne "doğru"
It's so good to look so bad,
Kötü görünmek ne "güzel"
Isn't this the best thing you ever had.
Bu, yaşadığın en güzel an değil mi?
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)
We need love (love, love, love, love, love)
Aşk lazım bize (aşk, aşk, aşk, aşk, aşk)

Veruca Salt - Aurora (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

How could you be everything?
Nasıl oldun her şey?
We were crackin' you up to be.
Seni öyle kurmuştuk ki hayalümüzde
We're cracking ourselves up.. too...
Biz de yıkılıyoruz...
We're cracking ourselves up to be you.
Sen olmak için, kendimizi yıkıyoruz
Had you in my hand now where'd you go, Aurora?
Elimdeydin, nereye kayboldun Aurora?
See you up ahead, but I don't know if I could go as far as you go.
İleridesin görüyorum, ama senin gittiğin yolu gidip gidemeyeceğimi bilmem
Everything keeps on happening, and its happening to me.
Her şey oluyor duruyor, hepsi de üstüme yağıyor
I'm losing side of its meaning.
Anlamdan kopuyorum
You blew away the meaning.
Anlamı sen dağıttın rüzgâr gibi
Had it in my head, but where'd it go, Aurora?
Zihnimdeydi, nereye gitti Aurora?
See you up ahead, but I don't know if I could go as far as you go.
Önümdesin, ama senin mesafenin sonuna yetişip yetişemeyeceğimi bilmem
And everyone keeps telling me that this is good.
Herkes bu güzel diyor bana
I needed you to tell me it was is good too.
Ben senin de onaylamanı, senin de 'güzel' demeni bekliyordum
Had you in my head, but where'd you go, Aurora?
Zihnimdeydin, nereye gittin Aurora?
I See you up ahead, but I don't know if I could go as far as you go.
Önümde görüyorum seni, ama senin yolunun ucuna gidip gidemeyeceğimi bilmem

Judy Garland - Chicago (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

I got the surprise, the surprise of my life
Yaşamımın sürprizi bu, ömrümün şaşkınlığı
I had to stop and stare
Durdum, bakıp kaldım
I saw a man dancing with his own wife
Karıları kucakında dans eden bir erkek gördüm
And you will never guess where
Hiç sanamazsın nerede
Chicago, Chicago
Şikago, Şikago
That toddlin' town, the toddlin' town
O neşeli kasaba, o neşeli kasaba
Chicago, Chicago
Şikago, Şikago
I'll show you around, I love it
Sana gezerim her yerini, aşığım ben
Bet your bottom dollar you lose the blues
Son kuruşuna bahse gir, hüzünler uçar
In Chicago, Chicago
Şikago'da, Şikago'da
The town that Billy Sunday could not shut down
Kapatamadı Billy Sunday bu diyarı
On State Street, that great street
State Caddesi'nde, o ulu cadde
I just want to stay, I just want to stay
Sadece kalmak isterim, sadece kalmak isterim
They do things they don't do on Broadway, say
Broadway'de olmayan her şey olur burada
They have the time, the time of their life
Yaşadıkları en güzel zaman bu
I saw a man who danced with his wife
Karılarıyla dans eden bir adam daha gördüm
In Chicago, Chicago
Şikago'da, Şikago'da
Chicago, Chica-are-are-are-are-ago
Şikago, Şi-ka-ra-ra-ra-ra-go
Free and easy town, brassy, breezy town
Özgürce nefes alan şehrim, parlak, meltemli diyarım
Chicago, Chica-are-are-go
Şikago, Şi-ka-ra-ra-go
Let me cool my heels ri-ight down at Marshall Field
Marshall Field'ın gölgesinde ayaklarım dinlensin
Come and walk with me along the lake
Gel göl kenarında benimle yürü
To the great hollar and hoot, all through the loop
Loop'un kalbine, o çığlıkların ve ötüşlerin peşine
Shout how-now to Mrs O'Leary's cow
O'Leary'nin inesine 'naber' diye haykır
No she-she, life is peachy
Yok artık sus, hayat şeftali tadında
Chicago, we'll meat at the pump room, Ambassador East
Şikago, Pump Room'da buluşalım, Ambassador East'te
To say the least, on shish kabab
En azından şiş kebap yiyerek
And best of squad we will see, and yet please
Hadi en iyilerini görelim, gel yine de
Don't tell me sin is rampant and rife
Bana günah yayıldığını, başını çektirmediğini söyleme
Think of that man who danced with his wife
Karılarıyla dans eden o adamı hatırla
In Chicago, Chi-ca-go-o
Şikago'da, Şi-ka-go-o
I'm in this city
Bu şehirdeyim ben
What a wonderful windy, time
Ne harika bir rüzgarlı zaman bu

Kenny Rogers - Planet Texas (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Planet Texas
Gezegen Texas
They rode like they was Rangers as they came out of the skies
Göklerden inerken Ranger misali atladılar
They had High-Tech horses with beacons in their eyes
Gözlerinde fener, atları ileri teknoloji
My gun was cocked and ready when I looked into their face
Yüzlerine baktığımda tabancam çakmakta hazırdı
I seen they just weren't just common buck-a-roos born of the human race
İnsan ırkının sıradan kovboyları değillerdi, anladım
No, sir, these Cowboys came from space
Hayır efendim, bu kovboylar uzaydan geliyordu
Their shootin' irons shot laser light and their spurs was anodized
Tüfekleri lazer saçtı, çarkları anodize parlıyordu
Bandanas caked with stardust and their jeans was pressurized
Yıldız tozu çürümüş bandanaları, basınçlı kotları vardı
Well he handed me a halter, said, "Tighten up the girth."
Bana keçele uzattı, "Kemerleri sık" dedi
But before I hit the saddle we were miles above the Earth.
Eyerime basar basmaz yeryüzünün binlerce mil üzerindeydik
And I mean MILES above the Earth
Gerçekten de binlerce mil yukarıda
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
I seen London, Paris, Budapest, Kashmir and Tokyo
Londra, Paris, Budapeşte, Kaşmir, Tokyo'yi gördüm
And there ain't no sight like a desert night looking down on Mexico
Meksika'ya bakan bir çöl gecesinden güzel manzara yok
To the Moons of Mars and Jupiter, 'round Saturn's rings we rode
Mars ve Jüpiter lunalarına, Saturn halkalarını çevirip atladık
Past the frozen plains of Pluto where even the sunshine's cold
Güneşi bile soğuk, buzlu Plüton ovalarını geride bıraktık
Man, I do mean COLD
İnan, demek ki SOĞUK
Then our interstellar stallions sailed through the starless void
Sonra yıldızsız boşluğu, gezegenlerarası atlarımız kesip gitti
There was nothing to miss in that emptiness, not even a stray asteroid
O boşlukta hasret edilecek bir şey yoktu, sapkin bir asteroit bile
So we picked up the trail of a comet tail, man, you can't even DREAM that far
Kuyruklu yıldızın izine düştük, o uzağa hayal bile edemezsin
And the galloping beat like the rhythm of an old catgut guitar
At koşusunun düğümü, eski bir ketgut gitara ritmi gibiydi
Just the strummin' of a distant star
Sadece uzak bir yıldızın teli çınıyordu
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
Well, it could have lasted minutes or a hundred thousand years
Bu dakikalar sürdü, ya da yüz bin yıl
When they got me down, I was safe and sound and it hadn't even popped my ears
Beni indirdiklerinde sağ salimdim, kulaklarım bile basınçlanmamıştı
And they reared back on their broncos and they shot a bolt of light
Bronkolarını dikip, bir ışık şimi fırlattılar
I knew they were the good guys, yes, sir. you got it right
İyiler olduklarını anladım, evet efendim, bildiniz
'Cause their cowboy hats was White
Şapkaları beyazdı zira
So I asked 'em as they pulled their reins towards the settin' sun
Batan güneşe doğru tekerlekleri çekip giderken sordum
I said, "Before you go, I'd like to know, just where you boys come from?"
"Gideli, nerelisiniz çocuklar diye sormak istedim"
Well they opened up a star chart and said, "right here where this 'X' is
Yıldız haritasını açtılar, "İşte bu X'in olduğu yer" dediler
It's the biggest place in Outer Space, the planet known as Texas"
Dış uzayın en büyük yeri, Texas diye bilinen gezegen"
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e
Yippie-aye-ay-e

Utopia - Crazy Lady Blue (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Lost through a hole in the garden wall
Bahçe duvarındaki bir delikten kayboldum
On the wrong side of the looking glass
Aynanın ters yüzünde kaldım
Call, should you need a companion home
Evine bir eşlik gerekse seslen bana
You know you only need to ask
Biliyorsun, sormak yetiyor
Crazy Lady Blue
Çılgın Mavi Hanım
I sympathize with what you're going through
Yaşadıklarınla derdine ortak oldum
Crazy Lady Blue
Çılgın Mavi Hanım
I'm crazy just to have you be my love
Seni sevgilim kılmak için delirdim ben
Hide in the puzzle you call your world
Dünyan diye çağırdığın bulmacada saklanıyorsun
Baby, I know all about the game
Bebeğim, bu oyunu baştan sona bilirim
Cry when the walls of the maze crash down
Labirent duvarları çöktüğünde ağla
I'll come and take away your pain
Gelip acını gideririm
Crazy Lady Blue
Çılgın Mavi Hanım
Someday your head may get the best of you
Bir gün aklın başını götürebilir sana
Crazy Lady Blue
Çılgın Mavi Hanım
I'm crazy just to have you be my love
Seni sevgilim kılmak için delirdim ben

Carly Simon - Letters Never Sent (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

In a suitcase tied with string
İplikle bağlı bir bavulda
On the highest shelf
En üst rafta
In the closet down the hall
Koridordaki dolabın derinğinde
Hidden from myself
Kendimden saklı
Fits of madness, pools of grief
Çılgınlık taşkınları, hüzün gölgeleri
Fevers of desire
Hasret ateşleri
How peculiar these remain
Ne tuhaf ki hâlâ duruyorlar
Salvaged from the fire
Ateşten kurtulup gelenler
For some I crumpled some I burned
Bazılarını sıkıştırdım, bazılarını yaktım
Some I tore to shreds
Bazılarını paramparça ettim
Lifetimes later, here they are
Ömürlerce sonra, işte burada
Ones I saved instead
Sakladığım o az sayıdakiler
Letters never sent to you
Sana yazılmamış mektuplar
Letters never sent
Gönderilmeyen mektuplar
Never reached their destination
Hiçbiri varış noktasına ulaşmadı
Mostly born of pain
Çoğu acıdan doğmuştu
Resurfaced with the purpose of
Yüzeye çıktılar, amacı
A trip down memory lane
Hatıra yolculuğu yapmak
Broken hearted, breaking hearts
Yarası açık, yürek kırarak
All the way it went
Böyle gitti ömrün seyri
Evidence of what I saw
Gördüklerimin delili
My experiments
Deneylerim
Life's a riddle, life's a dream
Hayat bilmece, hayat rüya
Life's an accident
Hayat bir kaza
Now I'm gonna set them free
Artık onları salıyorum serbest
Letters never sent
Yazılmamış mektuplar
Letters never sent to you
Sana yazılmamış mektuplar
Letters never sent
Gönderilmeyen mektuplar
Once upon a time taboo
Bir zamanlar yasaktı bunlar
Letters never sent
Yazılmamış mektuplar
Letters never sent to you
Sana yazılmamış mektuplar
Letters never sent
Gönderilmeyen mektuplar
Incongruous, and overdue
Uyumsuz, çok geç kalmış
Letters never sent
Yazılmamış mektuplar

Bonnie Raitt - Will The Sun Ever Shine Again (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Rain is pourin' down like the Heavens are hurtin'.
Yağmur dökülüyor, sanki gökler yaralı
Seems like it's been dark since The devil knows when.
Karanlık, şeytanın bildiği günden beri hâkim
How do you go on, never knowin' For certain,
Emin olmadan nasıl sürersin bu yolu
Will the sun ever shine again?
Güneş bir daha doğar mı?
Feels like it's been years since It started to thunder.
Gök gürlemeye başladığından beri yüzyıllar geçmiş gibi
Clouds are campin' out in the valley And glen.
Bulutlar vadiye çöktü, vadilere yerleşti
How do you go on, when you can't help But wonder.
Merak etmeden nasıl devam edersin
Will the sun ever shine again?
Güneş yine parlar mı?
What if the rain keeps fallin'?
Yağmur durmazsa?
What if the sky stays gray?
Gökyüzü gri kalırsa?
What if the wind keeps squallin',
Rüzgâr fırtına kopmaya devam ederse
And never go away?
Asla geçmezse?
Maybe the soon the storm will be Tired of blowin'.
Belki fırtına da yorulur esmekten
Maybe soon it all will be over, amen.
Belki hepsi çabuk biter, amin
How do you go on, if there's no way Of knowin'?
Bilmenin yolu yoksa nasıl gidersin?
Will the sun ever shine?
Güneş doğar mı?
Wish I could say.
Keşke bilebilseydim
Send me a sign-
Bana bir işaret gönder
One little ray.
Tek bir ışın bile olsa
Lord, if you're listenin', how long Until then?
Rabbim, duyuyorsan ne kadar sürer bu?
Will the sun ever shine again?
Güneş bir daha doğar mı?