Ice Nine Kills – Play Dead (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

 

Can you feel the darkness feeding on the heartless?
Karanlığın kalpsizlerden beslendiğini hissedebiliyor musun?
Can you feel the silence slipping away? (Slipping away)
Sessizliğin kayıp gittiğini hissedebiliyor musun? (Kayıp giden)
Can you feel the darkness? A trial is upon us
Karanlığı hissedebiliyor musun? Bir duruşma/sınav kapımızda
Can you feel the silence slipping away?
Sessizliğin kayıp gittiğini hissedebiliyor musun?
You'll be dead by daylight
Gün ağarırken ölmüş olacaksın

Dead by
Ölmüş...
Dead by daylight
Gün ağarırken ölmüş...

Through the bowels of hell
Cehennemin derinliklerinden geçerek
We're suspended in time
Zamanın içinde asılı kaldık
Where the entity dwells (In the depths of a nightmare)
O varlığın (Entity) yaşadığı yerde (Bir kabusun derinliklerinde)
Its power will swell
Gücü giderek büyüyecek
Till it devours the mind
Zihni tamamen yiyip bitirene dek
It's an endless erosion (And there's no going back)
Bu sonsuz bir aşınma (Ve geriye dönüş yok)

So please (Please)
Bu yüzden lütfen (Lütfen)
Power up the gates (Feel the beat, feel the beat in me)
Kapılara güç verin (İçimdeki ritmi hisset, içimdeki ritmi hisset)
We bleed (Bleed)
Kanıyoruz (Kanıyoruz)
For all we generate
Ürettiğimiz her şey uğruna

Can you feel the darkness feeding on the heartless?
Karanlığın kalpsizlerden beslendiğini hissedebiliyor musun?
Can you feel the silence slipping away? (Slipping away)
Sessizliğin kayıp gittiğini hissedebiliyor musun? (Kayıp giden)
Can you feel the darkness? A trial is upon us
Karanlığı hissedebiliyor musun? Bir sınav kapımızda
There is no escape, escape
Kaçış yok, kaçış yok
You can flee, you can fight, you'll be dead by daylight
Kaçabilirsin, savaşabilirsin, yine de gün ağarırken ölmüş olacaksın

Dead by
Ölmüş...
Dead by daylight
Gün ağarırken ölmüş...

A depraved ritual
Yozlaşmış bir ritüel
And a swift sacrifice
Ve hızlı bir kurban etme
Gives the entity fuel (In the depths of a nightmare)
O varlığa yakıt sağlıyor (Bir kabusun derinliklerinde)
The loop is the rule
Döngü kuralın ta kendisi
Sharp as a hook through the spine
Omurgadan geçen bir kanca kadar keskin
So play dead or move forward ('Cause there's no hanging back)
O yüzden ölü taklidi yap ya da ilerle (Çünkü geride kalmanın alemi yok)

Pierced by our fears
Korkularımızla delik deşik edilmiş halde
We bow to the entity
O varlığın önünde eğiliyoruz

So please (Please)
Bu yüzden lütfen (Lütfen)
Power up the gates (Feel the beat, feel the beat in me)
Kapılara güç verin (İçimdeki ritmi hisset, içimdeki ritmi hisset)
We bleed (Bleed)
Kanıyoruz (Kanıyoruz)
For all we generate
Ürettiğimiz her şey uğruna

Can you feel the darkness feeding on the heartless?
Karanlığın kalpsizlerden beslendiğini hissedebiliyor musun?
Can you feel the silence slipping away? (Slipping away)
Sessizliğin kayıp gittiğini hissedebiliyor musun? (Kayıp giden)
Can you feel the darkness? A trial is upon us
Karanlığı hissedebiliyor musun? Bir sınav kapımızda
There is no escape, escape
Kaçış yok, kaçış yok
You can flee, you can fight, you'll be dead by daylight
Kaçabilirsin, savaşabilirsin, yine de gün ağarırken ölmüş olacaksın

Stab in the dark, or you'll be running for your life
Karanlığa sapla bıçağı, yoksa canını kurtarmak için koşuyor olacaksın
You'll feed a force bent on twisting every knife
Her bıçağı içeride çevirmeye kararlı bir gücü besleyeceksin
So take your pick and enjoy your slay tonight
O yüzden seçimini yap ve bu geceki katliamının tadını çıkar
It is the end
Bu bir son
Dead (By)
Ölmüş (Gün)
Day (Light)
Ağarırken (Işığında)

You can flee, you can fight, but you won't survive the night
Kaçabilirsin, savaşabilirsin ama bu geceden sağ çıkamayacaksın

Can you feel the darkness feeding on the heartless?
Karanlığın kalpsizlerden beslendiğini hissedebiliyor musun?
Can you feel the silence slipping away? (Slipping away)
Sessizliğin kayıp gittiğini hissedebiliyor musun? (Kayıp giden)
Can you feel the darkness? A trial is upon us
Karanlığı hissedebiliyor musun? Bir sınav kapımızda
There is no escape, escape (There is no escape)
Kaçış yok, kaçış yok (Kaçış yok)

So here's to wrongs we cannot right, here's to scars we cannot hide
Kadehleri düzeltemediğimiz yanlışlara, gizleyemediğimiz yara izlerine kaldırıyoruz
Here's to every chance we take to kill or to survive (There is no escape)
Öldürmek ya da hayatta kalmak için göze aldığımız her şansa kaldırıyoruz (Kaçış yok)
So here's to wrongs we cannot right, here's to scars we cannot hide
Kadehleri düzeltemediğimiz yanlışlara, gizleyemediğimiz yara izlerine kaldırıyoruz
Here's to every chance we take to kill or to survive
Öldürmek ya da hayatta kalmak için göze aldığımız her şansa kaldırıyoruz
There is no end in sight
Görünürde bir son yok
'Cause the fog is always right behind
Çünkü o sis her zaman hemen arkamızda

You can flee, you can fight, you'll be dead by daylight
Kaçabilirsin, savaşabilirsin, yine de gün ağarırken ölmüş olacaksın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder