I can't tell you why
Nedenini sana söyleyemem
But something inside is dancing with fire
Ama içimdeki bir şeyler ateşle dans ediyor
Eyes lit like the sky
Gözler gökyüzü gibi aydınlanmış
Turned tears into diamonds, got good at goodbyes
Gözyaşlarını elmaslara dönüştürdü, vedalarda iyi biri oldu
Just know that I will find my way from you
Sadece senden uzaklaşan yolumu bulacağımı bil
Like flowers from a tomb while you decide who you are
Sen kim olduğuna karar verirken, bir mezardan filizlenen çiçekler gibi
And I can see right through, ooh-ooh, like shadows on the moon
Ve her şeyi apaçık görebiliyorum, tıpkı aydaki gölgeler gibi
And it's all bad news
Ve her şey kötü haber
Yeah, I, I, I hate that I made you love me
Evet, seni kendime aşık ettiğim için kendimden nefret ediyorum
Sorry if I made me your type
Kendimi senin tipin haline getirdiysem üzgünüm
Yeah, I, I hate that I made you love me
Evet, seni kendime aşık ettiğim için nefret ediyorum
'Cause I barely tried, yeah, I, I, I
Çünkü neredeyse hiç çabalamadım bile, evet, ben
What's happening now?
Şimdi ne oluyor?
You studied my crown and borrowed my body
Tacımı inceledin ve bedenimi ödünç aldın
Warm, kissed by the sun, then cold like the wind
Sıcak, güneş tarafından öpülmüş, sonra rüzgar gibi soğuk
A bee stuck in honey
Bala saplanıp kalmış bir arı
Know that I will find my way (My way) from you (From you)
Senden uzaklaşan yolumu bulacağımı bil (Yolumu, senden)
I guess it's kind of cute how you like me where you are
Bulunduğun yerden beni bu şekilde sevmen bir bakıma sevimli sanırım
But I can see right through (Right through), ooh-ooh (Ooh-ooh)
Ama her şeyi apaçık görebiliyorum (Apaçık)
Just don't eclipse the moon
Sadece ayı gölgeleme yeter
'Cause it's all bad news
Çünkü her şey kötü haber
Yeah, I, I, I hate that I made you love me
Evet, seni kendime aşık ettiğim için kendimden nefret ediyorum
Sorry if I made me your type
Kendimi senin tipin haline getirdiysem üzgünüm
Yeah, I, I hate that I made you love me (Hate that I made you)
Evet, seni kendime aşık ettiğim için nefret ediyorum (Seni mecbur bıraktığım için)
'Cause I barely tried, yeah, I, I, I (Ooh, I made)
Çünkü neredeyse hiç çabalamadım bile, evet, ben (Ooh, ben yaptım)
I've held your projections when you've felt so insecure
Kendini çok güvensiz hissettiğinde senin bana yansıttıklarını göğüsledim
Tell me, why is it this way?
Söyle bana, neden bu böyle?
Why you so hate to see women endure?
Kadınların ayakta kaldığını, direndiğini görmekten neden bu kadar nefret ediyorsunuz?
Is it really my fault you all gave me your hearts of your own accord?
Hepinizin kendi rızanızla kalbinizi bana vermesi gerçekten benim suçum mu?
I don't really think so
Pek öyle olduğunu sanmıyorum
I, I hate that I made you love me (Made you love me, baby)
Seni kendime aşık ettiğim için kendimden nefret ediyorum (Kendime aşık ettiğim için, bebeğim)
Sorry if I made me your type
Kendimi senin tipin haline getirdiysem üzgünüm
Yeah, I, I hate that I made you love me
Evet, seni kendime aşık ettiğim için nefret ediyorum
'Cause I barely tried
Çünkü neredeyse hiç çabalamadım bile
Yeah, I, I, I hate that I made you love me (You love me, baby)
Evet, seni kendime aşık ettiğim için kendimden nefret ediyorum (Beni sevdiğin için, bebeğim)
Sorry if I made me your type (Sorry if I made me your type)
Kendimi senin tipin haline getirdiysem üzgünüm (Tipin haline getirdiysem üzgünüm)
Yeah, I, I hate that I made you love me (Ooh)
Evet, seni kendime aşık ettiğim için nefret ediyorum (Ooh)
'Cause I barely tried, yeah, I, I, I
Çünkü neredeyse hiç çabalamadım bile, evet, ben
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder