Owl City etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Owl City etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Owl City - Cave In (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Owl City - (Cave In)

Owl City - (Mağara)

Please take a long hard look through your text book

Lütfen ders kitabınıza iyice bir göz atın

'Cause I'm history

Çünkü ben artık tarih oldum

When I strap my helmet on I'll be long gone

Kaskımı taktığımda çoktan gitmiş olacağım

Cause I've been dying to leave

Çünkü gitmek için can atıyorum

Yeah, I'll ride the range and hide all my loose change

Evet, arazide at süreceğim ve tüm bozuk paralarımı yatak odamda saklayacağım

In my bedroom

Çünkü otoyolda motosiklet sürmek

'Cause riding a dirt bike down a turnpike

Her zaman beni yoruyor

Always takes it's toll on me

Artık yeterince çektim

I've had just about enough

Alıntıdaki "işlenmemiş elmaslar"dan

Of quote, "diamonds in the rough"

Çünkü omurgam kağıt kadar ince

Because my backbone is paper thin

Beni bu mağaradan çıkarın

Get me out of this cavern

Yoksa çökeceğim (Çökeceğim, çökeceğim)

Or I'll cave in (I'll cave in, I'll cave in)

Bombalar patlasa bile

If the bombs go off

Güneş hala parlayacak (güneş hala parlayacak)

The sun will still be shining (the sun will still be shining)

Çünkü her mantar bulutunun

Because we've heard it said that every mushroom cloud

Bir gümüş astarı olduğunu duyduk

Has a silver lining

(Her zaman çok derine iniyoruz, bilmiyoruz)

(Though we're always undermining too deep to know)

Bir damla çakıl ve asfalt yutun

Swallow a drop of gravel and blacktop

Çünkü yolun tadı kış yeşili gibi Rüzgar ve yağmur yağ ve oktan kokuyor

'Cause the road tastes like wintergreen

Bay benzinle karışmış

The wind and the rain smell of oil and octane

Islak zeminde uyumaya çalışarak sesi içime çekeceğim

Mixed with stale gasoline

On dakika kadar uyuyacağım, aşağı yukarı

I'll soak up the sound trying to sleep on the wet ground

Çünkü uykumun geleceğini hiç sanmıyorum

I'll get ten minutes give-or-take

Soğukkanlı dürüstlük beni uyanık tutarken

'Cause I just don't foresee myself getting drowsy

When cold integrity keeps me wide awake

Beni bu mağaradan çıkarın

Yoksa çökeceğim (çökeceğim, çökeceğim, çökeceğim, çökeceğim, çökeceğim)

Get me out of this cavern

Beni bu mağaradan çıkarın

Or I'll cave in (cave in, cave in, cave in, cave in, cave in)

Yoksa çökeceğim

Get me out of this cavern

Or I'll cave in

Kafam çökerse diye kaskımı takacağım (kafam çökerse diye)

Çünkü düşüncelerim çökerse veya iskeletim kırılırsa

I'll keep my helmet on just in case my head caves in (in case my head caves

İnanılmaz bir karmaşa yaratacak

in)

Yolda kalabilmek için gidonumu yıldızlara bağlayacağım (yolda kalabilmek için)

'Cause if my thoughts collapse or my framework snaps

Ve niyetlerim saparsa onları söküp atacağım

It'll make a mess like you wouldn't believe

Sonra gideceğim ve arkama bile bakmayacağım Geriye bile bakmayacağım.

Tie my handlebars to the stars so I stay on track (so I stay on track)

And if my intentions stray I'll wrench them away

Then I'll take my leave and I won't even look back


I won't even look back



Owl City - Hello Seattle (Türkçe Çeviri)



Owl City - Hello Seattle Dinle


Owl City - Hello Seattle (Türkçe Çeviri)

Hello Seattle, I am a mountaineer
Selam Seattle, ben bir dağcıyım
In the hills and highlands
Tepelerde ve dağlık arazilerde
I fall asleep in hospital parking lots
Hastane otoparkında uykuya dalarım
And awake in your mouth
Ve senin mağaralarının ağzında uyanırım

Hello Seattle, I am a mantaray
Selam Seattle, ben dev bir vatus balığıyım
Deep beneath the blue waves
Mavi dalgaların derin diplerinde
I'll crawl the sandy bottom of Puget Sound
Puget Sound’ın kumlu diplerini sürüneceğim
And construct a summer home
Ve bir yazlık inşa edeceğim

Hello Seattle, I am the crescent moon
Selam Seattle, ben bir hilal ayım
Shining down on your face
Yüzüne doğru ışıyan
I will disguise myself as a sleeping pill
Uyku hapı kılığına gireceğim
And descend inside of you
Ve senin yerine alçalacağım

Hello Seattle, I am a cold seahorse
Selam Seattle, ben soğuk bir denizatıyım
Feeling warm in your sand
Senin kumlarında sıcak hissediyorum
I sing about the tide and the ocean surf
Akıntı ve okyanus dalgasıyla ilgili şarkı söylüyor
Rolling in the evening breeze
Akşam akıntısıyla sallanıyorum

Hello Seattle, I am an albatross
Selam Seattle, ben bir albatrosum
On the docks and your boats
Limanlarda ve gemilerinde
I sail above your inlets and interstates
Koylarında ve açıklarında uçarım
Through the rain and open wind
Yağmura ve açık rüzgara rağmen

Hello Seattle, I am an old lighthouse
Selam Seattle, ben bir denizfeneriyim
Throwing beams of bright lights
Parlak ışık huzmeleri saçan
Red in the morning, blue in the evening sun
Gündüzleri kırmızı, akşam güneşinde mavi
Taking heed from everyone
Herkese dikkat ederek

Hello Seattle, I am a mountaineer
Selam Seattle, ben bir dağcıyım
In the hills and highlands
Tepelerde ve dağlık arazilerde
I fall asleep in hospital parking lots
Hastane otoparkında uykuya dalarım

Take me above your light
Beni ışıklarının üzerine al
Carry me through the night
Beni gece boyunca taşı
Hold me secure in flight
Uçarken beni güvenlice tut
Sing me to sleep tonight
Bana bu gece uyuyana kadar şarkı söyle

Take me above your light
Beni ışıklarının üzerine al
Carry me through the night
Beni gece boyunca taşı
Hold me secure in flight
Uçarken beni güvenlice tut
Sing me to sleep tonight
Bana bu gece uyuyana kadar şarkı söyle



Owl City - The Technicolor Phase (Türkçe Çeviri)




Owl City - The Technicolor Phase (Türkçe Çeviri)

I am the red in the rose, the flowers
Ben güldeki kırmızıyım,
on the blankets on your bedroom floor.
Yatak odası katında örtünün üzerindeki çiçekler.
And I am the gray in the ghost that hides
Ve ben hayaletteki griyim
with your clothes behind your closet door.
Senin dolap kapının arkasında senin elbiselerinle saklanan.

I am the green in the grass that bends back
Ben çimendeki yeşilim
from underneath your feet.
Ayaklarının altından geriye eğilen.
And I am the blue in your back alley view
Ve ben arka sokak manzarandaki maviyim
where the horizon and the rooftops meet.
ufuk ve çatının birleştiği yerde

If you cut me I suppose I would bleed the colors
Eğer beni kesersen, sanırım
of the evening stars.
Akşam yıldıszlarının renginde kanarım
You can go anywhere you wish cause I'll be there, wherever you are.
Dilediğin yere gidebilirsin çünkü ben orada olacağım, her nereye gidersen.
(wherever you are) 2x
(her nereye gidersen) 2x

(I will always be your keys
(Her zaman senin anahtarların olacağım
when we are lost in the technicolor phase)
teknikolor bölgelerde kaybolduğumuzda)

The black in the book
Senin hatırladıkların; kitaptaki siyah,
the letters on the pages that you memorize.
Sayfalardaki harfler.
And I am the orange in the overcast
Ve ben turuncuyum,
of color that you visualize.
Sen rengin koyu olduğunu düşündüğünde.

I am the white in the walls that soak up
Ben duvarlardaki beyazım
all the sound when you cannot sleep.
Sen uyuyamadığında gürültüyü emen.
And I am the peach in the starfish on the beach
Ben sahildeki denizyıldızının şeftali rengiyim
that wish the harbor wasn't quite so deep.
Sığınak çok dipte olmasaydı diye hayıflanan.

If you cut me I suppose I would bleed the colors
Eğer beni kesersen, sanırım
of the evening stars. (my darling)
Akşam yıldıszlarının renginde kanarım (sevgilim)
You can go anywhere you wish cause I'll be there, wherever you are. (my darling)
Dilediğin yere gidebilirsin çünkü ben orada olacağım, her nereye gidersen. (sevgilim)

(wherever you are) 3x
(her nereyedeysen) 3x


Alice in Wonderland filminin müzikleri arasında yer alan bir şarkı.