Indie Rock Çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Indie Rock Çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

WILLOW – She's My Religion (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

She's my religion
O benim dinim
Devotion as deep as the sea
Deniz kadar derin bir bağlılık bu
All that she's given
Onun verdiği her şey
Will live on eternally
Sonsuza dek yaşayacak
The shadow is holy
Gölgesi bile kutsal
Her fury is a blessing
Öfkesi bir lütuf adeta
She breaks me open
Beni paramparça edip açıyor içimi
But only for the cleansing
Ama sadece arınmam için

She's my religion
O benim dinim
Terrifying beauty, weak in the knees
Dizlerimin bağını çözen, ürkütücü bir güzellik
All that she's given
Onun verdiği her şey
Will live on in you and me
Sende ve bende yaşamaya devam edecek

She's adorned in constellations
Takımyıldızlarıyla süslenmiş o
Kissing her skin, oh
Tenini öpüyorlar, oh
Each star a quiet warning
Her bir yıldız sessiz bir uyarı gibi
Nature always wins
Doğa her zaman kazanır
Her grace is a river raging straight towards the sea
Zarafeti, doğrudan denize doğru coşkuyla akan bir nehir
I am not worried 'bout a raft
Bir sal için endişelenmiyorum bile
Her voice is inside of me and I know
Sesi içimde yankılanıyor ve biliyorum ki

She's my religion
O benim dinim
Terrifying beauty, weak in the knees
Dizlerimin bağını çözen, ürkütücü bir güzellik
All that she's given
Onun verdiği her şey
Will live on eternally
Sonsuza dek yaşayacak
Her body is holy
Bedeni kutsal
Her chaos is
Onun yarattığı kaos ise
Chaos is a miracle and I know
O kaos bir mucize ve biliyorum ki
That she dances through our hopes and fears
Umutlarımızın ve korkularımızın arasında dans ediyor
To the symphony of joy and tears
Sevinç ve gözyaşlarının senfonisi eşliğinde
As I'm bowing in that lonely place
Ben o yalnız yerde önünde eğilirken
Will she appear?
Görünecek mi acaba?

Adorned in constellations
Takımyıldızlarıyla süslenmiş
Kissing her skin
Tenini öpüyorlar
Each moment a return to
Her an, bir geri dönüş gibi
The source of all that is
Var olan her şeyin kaynağına
Her wisdom is the light burning bright behind your eyes
Onun bilgeliği, gözlerinin arkasında ışıl ışıl yanan o o ışık
There's no need to worry now
Artık endişelenmeye gerek yok
She's always right inside, this I know
O her zaman tam içimizde, bunu biliyorum

She's my religion
O benim dinim
Devotion as deep as the sea
Deniz kadar derin bir bağlılık bu
All that she's given
Onun verdiği her şey
Will live on in you and me
Sende ve bende yaşamaya devam edecek
The shadow is holy
Gölgesi bile kutsal
The wound can be a blessing, oh
Açtığı yara bile bir lütuf olabilir, oh
Break me open
Paramparça et beni
So I can keep expanding
Böylece büyümeye ve genişlemeye devam edebileyim

Phoebe Bridgers – Lost Boys (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

 Phoebe Bridgers – Lost Boys (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

On a motor bike, doing 90 in a 55
Bir motosikletin üzerinde, 55 hız sınırında 90'la giderken
To another life where they make you cut your hair
Saçını zorla kestirdikleri başka bir hayata doğru
Impatient with a rifle and your papers
Elinde bir tüfek ve belgelerinle sabırsız
Weightless but not scared
Ağırlıksız ama korkmuş değil

This machine is killing me
Bu makine beni öldürüyor
I pretended it was make-believe
Bunun sadece bir masal (uydurma) olduğunu hayal ettim

Lost boys
Kayıp çocuklar
Never grow up, never go home
Asla büyümezler, asla eve dönmezler
Lost boys
Kayıp çocuklar
Never spend their lunch money, yeah
Öğle yemeği paralarını asla harcamazlar, evet
Lost boys
Kayıp çocuklar
Never grow up, never get old
Asla büyümezler, asla yaşlanmazler
Lost boys
Kayıp çocuklar
Find me
Bulun beni

That one time in East Berlin
Doğu Berlin'deki o bir keresinde
When you threw a tantrum with a .57, and broke a rib
Bir .57'lik ile kriz geçirip bir kaburganı kırdığında
You told me you wish you were dead
Keşke ölmüş olsaydım demiştin bana
But I don't believe that
Ama buna inanmıyorum
I still wonder how you're sleeping
Hâlâ nasıl uyuduğunu merak ediyorum
And I don't feel bad, but I'm sorry
Ve kötü hissetmiyorum ama üzgünüm

This machine is killing me
Bu makine beni öldürüyor
I pretended it was make-believe
Bunun sadece bir masal olduğunu hayal ettim

Lost boys
Kayıp çocuklar
Never grow up, never go home
Asla büyümezler, asla eve dönmezler
Lost boys
Kayıp çocuklar
Never spend their lunch money, yeah
Öğle yemeği paralarını asla harcamazlar, evet
Lost boys
Kayıp çocuklar
Never grow up, never get old
Asla büyümezler, asla yaşlanmazlar
Lost boys
Kayıp çocuklar
Find me
Bulun beni

In a twin bed
Tek kişilik bir yatakta
Where all will be forgiven in an instant
Her şeyin bir anda affedileceği o yerde
Hands in each other's hair
Ellerimiz birbirimizin saçlarında
We are born again
Yeniden doğuyoruz
So who cares where we're going?
Bu yüzden nereye gittiğimiz kimin umurunda?
In the morning you were not there
Sabahleyin orada değildin
One, two, three, woo, ah
Bir, iki, üç, woo, ah

Lost boys
Kayıp çocuklar
Never grow up, never go home
Asla büyümezler, asla eve dönmezler
Lost boys
Kayıp çocuklar
Never spend their lunch money, yeah
Öğle yemeği paralarını asla harcamazlar, evet
Lost boys
Kayıp çocuklar
Never give up, never get old
Asla pes etmezler, asla yaşlanmazlar
Lost boys
Kayıp çocuklar
Come find me, yeah
Gelin bulun beni, evet

Yeah, yeah, yeah, yeah, yeah
Evet, evet, evet, evet, evet
Yeah
Evet
Yeah, yeah, yeah, yeah, yeah
Evet, evet, evet, evet, evet
Yeah
Evet