Mmh, yes,
Mmm, evet,
Mmm, evet,
Then I'd taken the kiss of seedcake back from his mouth
Daha sonra onun ağzından ekmek kiri öpüşünü geri aldım
Daha sonra onun ağzından ekmek kiri öpüşünü geri aldım
Going deep South, go down, mmh, yes,
Derin güneye gidiyoruz, aşağıya gidiyoruz, mmm, evet,
Derin güneye gidiyoruz, aşağıya gidiyoruz, mmm, evet,
Took six big wheels and rolled our bodies
Altı büyük tekerleği aldık ve vücutlarımızı döndürdük
Altı büyük tekerleği aldık ve vücutlarımızı döndürdük
Off of Howth Head and into the flesh, mmh, yes,
Howth Tepesi'nden ve ete girdik, mmm, evet,
Howth Tepesi'nden ve ete girdik, mmm, evet,
He said I was a flower of the mountain, yes,
O dedi ki ben bir dağ çiçeğim, evet,
O dedi ki ben bir dağ çiçeğim, evet,
But now I've powers o'er a woman's body, yes.
Ama şimdi bir kadının vücut üzerinde güçlerim var, evet.
Ama şimdi bir kadının vücut üzerinde güçlerim var, evet.
Stepping out of the page into the sensual world.
Sayfanın dışına çıkıp duyusal dünyaya gidiyoruz.
Sayfanın dışına çıkıp duyusal dünyaya gidiyoruz.
Stepping out...
Dışarı çıkıyoruz...
Dışarı çıkıyoruz...
To where the water and the earth caress
Suya ve toza dokunan yere
Suya ve toza dokunan yere
And the down of a peach says mmh, yes,
Ve bir kayısının alt kısımları mmm, evet, diyor
Ve bir kayısının alt kısımları mmm, evet, diyor
Do I look for those millionaires
Milyonerler arıyorum mu?
Milyonerler arıyorum mu?
Like a Machiavellian girl would
Bir Machiavelli kız gibi
Bir Machiavelli kız gibi
When I could wear a sunset?
Bir güneşe bürünebilirsem?
Bir güneşe bürünebilirsem?
mmh, yes,
Mmm, evet,
Mmm, evet,
And how we'd wished to live in the sensual world
Ve nasıl bir duyusal dünyada yaşamak istedik
Ve nasıl bir duyusal dünyada yaşamak istedik
You don't need words--just one kiss, then another.
Sözler gerekmez, sadece bir öpüş, sonra bir başka.
Sözler gerekmez, sadece bir öpüş, sonra bir başka.
Stepping out of the page into the sensual world
Sayfanın dışına çıkıp duyusal dünyaya gidiyoruz
Sayfanın dışına çıkıp duyusal dünyaya gidiyoruz
Stepping out, off the page, into the sensual world.
Dışarı çıkıyoruz, sayfanın dışına, duyusal dünyaya.
Dışarı çıkıyoruz, sayfanın dışına, duyusal dünyaya.
And then our arrows of desire rewrite the speech, mmh, yes,
Ve sonra arzularımızın okları konuşmayı yeniden yazıyor, mmm, evet,
Ve sonra arzularımızın okları konuşmayı yeniden yazıyor, mmm, evet,
And then he whispered would I, mmh, yes,
Ve sonra o fısıldadı, ben mi, mmm, evet,
Ve sonra o fısıldadı, ben mi, mmm, evet,
Be safe, mmh, yes, from mountain flowers?
Dağ çiçeklerinden güvende miyim, mmm, evet?
Dağ çiçeklerinden güvende miyim, mmm, evet?
And at first with the charm around him, mmh, yes,
Ve ilk başta ona dair bir büyü var, mmm, evet,
Ve ilk başta ona dair bir büyü var, mmm, evet,
He loosened it so if it slipped between my breasts
Ve onu gevşetti, eğer benim göğüslerim arasında kayarsa
Ve onu gevşetti, eğer benim göğüslerim arasında kayarsa
He'd rescue it, mmh, yes,
Onu kurtaracaktı, mmm, evet,
Onu kurtaracaktı, mmm, evet,
And his spark took life in my hand and, mmh, yes,
Ve onun parıltısı elime hayat verdi, mmm, evet,
Ve onun parıltısı elime hayat verdi, mmm, evet,
I said, mmh, yes,
Dedi, mmm, evet,
Dedi, mmm, evet,
But not yet, mmh, yes,
Ama henüz değil, mmm, evet,
Ama henüz değil, mmm, evet,
Mmh, yes.
Mmm, evet.
Mmm, evet.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder