R&B Çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
R&B Çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Victoria Monét – Reach Out (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

I-I
(Ooh, ooh)

You live your life
Sen kendi hayatını yaşıyorsun
And I am living mine
Ben de kendi hayatımı yaşıyorum
But I know we fantasize
Ama biliyorum ki ikimiz de hayal ediyoruz
How it would feel if our worlds collide tonight
Dünyalarımız bu gece kesişse nasıl hissettireceğini...

'Cause we know that every summer, miss each other
Çünkü biliyoruz ki her yaz birbirimizi özlüyoruz
I forever wanna be your lover
Sonsuza dek senin sevgilin olmak istiyorum
I forever wanna be your love
Sonsuza dek senin aşkın olmak istiyorum

When's the last time that you (Reach out)
En son ne zaman bana ulaştın (elini uzattın)?
Probably been for (Ever)
Muhtemelen bir (sonsuzluk) oldu
But I like when you (Reach out)
Ama bana ulaşman hoşuma gidiyor
Don't have me wait for (Forever)
Beni (sonsuza dek) bekletme
When's the last time that you (Reach out)
En son ne zaman bana ulaştın?
Probably been for (Ever)
Muhtemelen bir sonsuzluk oldu
But I like when you (Reach out)
Ama bana ulaşman hoşuma gidiyor
Don't have me wait for (Forever)
Beni sonsuza dek bekletme
When's the last time that you—
En son ne zaman sen—

Think it's time that you
Bence artık zamanı geldi
Think it's time that you (I think it's time)
Bence artık zamanı geldi (Bence zamanı geldi)
Last time that you (Time I be aligned with you)
En son sen (Seninle aynı hizada/bağdaşma zamanım)
Think it's time that you
Bence artık zamanı geldi
Think it's time that you
Bence artık zamanı geldi
Last time that you
En son sen...
Think it's time that you (You know it's true)
Bence artık zamanı geldi (Gerçek olduğunu biliyorsun)
Last time
Son kez

Every summer, miss each other
Her yaz birbirimizi özlüyoruz
I forever wanna be your lover
Sonsuza dek senin sevgilin olmak istiyorum
I forever wanna be your love
Sonsuza dek senin aşkın olmak istiyorum

When's the last time that you (Reach out)
En son ne zaman bana ulaştın?
Probably been for (Ever)
Muhtemelen bir sonsuzluk oldu
But I like when you (Reach out)
Ama bana ulaşman hoşuma gidiyor
Don't have me wait for (Forever)
Beni sonsuza dek bekletme
When's the last time that you (Reach out)
En son ne zaman bana ulaştın?
Probably been for (Ever)
Muhtemelen bir sonsuzluk oldu
But I like when you (Reach out)
Ama bana ulaşman hoşuma gidiyor
Don't have me wait for (Forever)
Beni sonsuza dek bekletme
When's the last time that you—
En son ne zaman sen—

It's a rhythm, it's a feelin' you can't deny
Bu bir ritim, inkar edemeyeceğin bir his
When you know that you're supposed to be mine
Benim olman gerektiğini bildiğinde...
It's a rhythm, it's a feelin' you can't deny
Bu bir ritim, inkar edemeyeceğin bir his
When you know that you're supposed to be mine
Benim olman gerektiğini bildiğinde...
It's a rhythm, it's a feelin' you can't deny (I know you've got so much you want to say)
Bu bir ritim, inkar edemeyeceğin bir his (Söylemek istediğin çok şey olduğunu biliyorum)
When you know that you're supposed to be mine
Benim olman gerektiğini bildiğinde...
It's a rhythm, it's a feelin' you can't deny
Bu bir ritim, inkar edemeyeceğin bir his
When you know that you're supposed to be mine
Benim olman gerektiğini bildiğinde...

When's the last time that you (Reach out; Ooh)
En son ne zaman bana ulaştın?
Probably been for (Ever)
Muhtemelen bir sonsuzluk oldu
But I like when you (Reach out)
Ama bana ulaşman hoşuma gidiyor
Don't have me wait for (Forever; Reach out)
Beni sonsuza dek bekletme (Ulaş bana)
When's the last time that you (Reach out)
En son ne zaman bana ulaştın?
Probably been for (Ever; Forever)
Muhtemelen bir sonsuzluk oldu (Sonsuzluk)
But I like when you (Reach out; Ooh, hey)
Ama bana ulaşman hoşuma gidiyor
Don't have me wait for (Forever)
Beni sonsuza dek bekletme
When's the last time that you reach out? (Ooh, ooh)
En son ne zaman bana ulaştın?

Reach out in paradise (Reach out)
Cennetin içinde ulaş bana
We'll stay on each other's mind
Birbirimizin aklında kalacağız
When's the last time that you (Reach out)
En son ne zaman bana ulaştın?
When you gon' give some time to me? (Reach out)
Bana ne zaman biraz vakit ayıracaksın? (Ulaş bana)
When's the last time that you (Reach out)
En son ne zaman bana ulaştın?

Ariana Grande – Oh Well (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

This is the beginning
Bu bir başlangıç
Of the end, I feel it, just don't know what to say
Sonun başlangıcı, hissediyorum ama ne diyeceğimi bilmiyorum
My dead-ends are gathered around, dressed as friends
Tıkandığım yollar etrafımda toplanmış, dost kılığına girmişler
Just so I don't get hurt again
Sırf bir daha canım yanmasın diye

I hear you in the silence
Sessizliğin içinde sesini duyuyorum
Oh, hey
Oh, selam
Even though I bury all my mind in
Bütün zihnimi gömmüş olsam da
It's okay
Sorun değil
Something, something new to keep creative
Bir şeyler, yaratıcı kalmak için yeni bir şeyler
Try
Dene
Just anything to not let in your kindness
Senin o nezaketini içeri almamak için ne gerekiyorsa

Maybe this time can be different
Belki bu sefer farklı olabilir
I don't have to try to be
Olmak için çabalamak zorunda değilim
Responsible for things that just aren't mine
Bana ait olmayan şeylerin sorumlusu

Good things can replace dysfunction, obsession
Güzel şeyler bu işlevsizliğin, takıntının yerini alabilir
Friends I used to need, but now
Eskiden ihtiyacım olan dostlar ama artık...
The bad guys all go to hell
Kötü adamların hepsi cehenneme gider
Good things can replace dysfunction, obsession
Güzel şeyler bu işlevsizliğin, takıntının yerini alabilir
Thanks, but I'll see you right out
Teşekkürler ama seni kapıya kadar uğurlayayım
Good luck on your way to hell
Cehenneme giden yolunda bol şans
Oh well
Ne yapalım / Hayırlısı

You don't even know me
Beni tanımıyorsun bile
No way
İmkânı yok
Feel like I'm a thousand light years ahead
Bin ışık yılı öndeymişim gibi hissediyorum
But I, I
Ama ben, ben...
I play all the parts that I'm supposed to, right?
Oynamam gereken tüm rolleri oynuyorum, değil mi?
And I just throw a band-aid on my whole damn life
Ve tüm hayatımın üzerine sadece bir yara bandı yapıştırıp geçiyorum

It sucks because I love you for real (for real, for real)
Bu berbat bir durum çünkü seni gerçekten seviyorum (gerçekten)
And I want to believe the love I never got is real
Ve hiç tadamadığım o sevginin gerçek olduğuna inanmak istiyorum
So I find it in you
Bu yüzden onu sende buluyorum
But don't worry 'cause you'll keep getting breakup songs about you
Ama merak etme, hakkında yazılmış ayrılık şarkıları almaya devam edeceksin

Good things can replace dysfunction, obsession
Güzel şeyler bu işlevsizliğin, takıntının yerini alabilir
Friends I used to need, but now
Eskiden ihtiyacım olan dostlar ama artık...
The bad guys all go to hell
Kötü adamların hepsi cehenneme gider
Good things can replace dysfunction, obsession
Güzel şeyler bu işlevsizliğin, takıntının yerini alabilir
Thanks, but I'll see you right out
Teşekkürler ama seni kapıya kadar uğurlayayım
Good luck on your way to hell
Cehenneme giden yolunda bol şans
Oh well
Ne yapalım

Good luck, darling
Bol şans sevgilim
Can't stop growing
Büyümeyi (gelişmeyi) durduramıyorum
So away from you
Senden öyle uzaklarda ki
There's nothing left to do
Yapacak başka bir şey kalmadı
Good luck, darling (good luck, darling)
Bol şans sevgilim (bol şans sevgilim)
I'll meet my own needs (meet my own needs)
Kendi ihtiyaçlarımı kendim karşılayacağım
Though you've been trying to
Sen denemiş olsan da
Let's see who I can be without you
Hadi sensiz kim olabileceğimi görelim

Ariana Grande – Freak (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Baby, will you come with me nowhere
Bebeğim, benimle hiçbir yere gelir misin
Before they shoot me down?
Onlar beni vurup düşürmeden önce?
When I am flying way too over
Çok fazla yükseklerde uçtuğumda
Hold me lower
Beni daha aşağıda tut

Someday all the seeds will open
Bir gün tüm tohumlar filizlenecek
All of the life I've been denied of
Benden mahrum bırakılan tüm o yaşam
Will bloom all around, unfrozen
Buzları çözülüp etrafta çiçek açacak
How will it feel?
Nasıl hissettirecek acaba?
How will it feel?
Nasıl hissettirecek?

I won't give you your fantasy this time
Bu kez sana hayalini (fantezini) vermeyeceğim
Can you do it now?
Şimdi yapabilir misin?
No, I won't do what you say, freak, any time
Hayır, ne dersen demeyeceğim ucube, hiçbir zaman
What can you give me now?
Şimdi bana ne verebilirsin ki?

Wake me when all this shit is over
Tüm bu saçmalıklar (pislikler) bittiğinde uyandır beni
I know too much for now
Şimdilik çok fazla şey biliyorum
Will them and their poison ever sober?
Onlar ve zehirleri bir gün ayılacak mı acaba?
I don't know her
Onu tanımıyorum bile

Someday all the seeds will open
Bir gün tüm tohumlar filizlenecek
All of the human life I've dreamt of
Hayalini kurduğum tüm insan gibi yaşam
Will be real if I start over
Yeniden başlarsam gerçek olacak
How will it feel?
Nasıl hissettirecek acaba?
How will it feel?
Nasıl hissettirecek?

I won't give you your fantasy this time
Bu kez sana hayalini vermeyeceğim
Can you do it now?
Şimdi yapabilir misin?
No, I won't do what you say, freak, any time
Hayır, ne dersen demeyeceğim ucube, hiçbir zaman
What can you give me now?
Şimdi bana ne verebilirsin ki?

Lost without your light
Senin ışığın olmadan kaybolmuşum
I can't leave your side
Yanından ayrılamıyorum
It's so peculiar
Bu çok tuhaf
Won't you stay a while?
Biraz daha kalmaz mısın?
Can't imagine
Hayal edemiyorum
Life without you in
İçinde senin olmadığın bir hayatı
It's human nature
İnsan doğası işte
So I can't leave you now
O yüzden şimdi seni bırakamıyorum

I won't give you your fantasy this time
Bu kez sana hayalini vermeyeceğim
Can you do it now?
Şimdi yapabilir misin?
No, I won't do what you say, freak, any time
Hayır, ne dersen demeyeceğim ucube, hiçbir zaman
What can you give me now?
Şimdi bana ne verebilirsin ki?

Can you do it now?
Şimdi yapabilir misin?
What can you give me now?
Şimdi bana ne verebilirsin ki?

Ariana Grande – Warning Signs (Interlude) (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Blind half the time
Zamanın yarısında gözlerim kör adeta
I run through all your warning signs
Tüm tehlike çanlarını (uyarı işaretlerini) es geçip koşuyorum
I wonder why I answer each time
Neden her defasında cevap veriyorum merak ediyorum
You call me when your numbers slide
Rakamların (popülariten/puanın) düştüğünde beni arıyorsun
And does it even make a sound?
Ve bu bir ses bile çıkarıyor mu acaba?
My pain is music
Benim acım bir müzik
Do you hear me everywhere?
Beni her yerde duyuyor musun?
Wear me like your new tattoos
Taşı beni yeni dövmelerin gibi üstünde
And yet your favorite muse
Ve yine de en sevdiğin ilham perin
Just simply disappears
Öylece ortadan kayboluyor

Monday I got you all over me
Pazartesi günü her yanımda sen varsın
You love me like ecstasy
Beni bir esrime / coşku gibi seviyorsun
Make me see colors I haven't seen for a while
Uzandır zamandır görmediğim renkleri gösteriyorsun bana
But friday you're suddenly ghosting me
Ama cuma günü aniden iletişimi kesip ortadan kayboluyorsun
My wisdom has fled the scene
Aklım selimim olay yerinden kaçmış adeta
My voice plays in a taxi passing by
Sesim yanından geçip giden bir takside çalıyor

You don't deserve me
Sen beni hak etmiyorsun
You know you don't, you never have
Hak etmediğini biliyorsun, hiçbir zaman da etmedin
But I want you to feel me
Ama beni hissetmeni istiyorum
I wish someone could hear me
Keşke biri sesimi duyabilseydi

Ariana Grande – Nowhere, Nobody (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

[Intro]
(No, there's nowhere else)
(Hayır, gidecek başka hiçbir yer yok)
(And there's no more running)
(Ve artık kaçmak da yok)

[Verse 1]
Hard to believe in a perfect ending
Mükemmel bir son olacağına inanmak zor
But that's alright
Ama sorun değil
Yeah, mm, that's alright-ight, mm
Evet, sorun değil
This prophecy might be self-fulfilling
Bu kehanet kendi kendini gerçekleştirebilir
But that's alright
Ama sorun değil
Boy, look on the bright side
Oğlum, iyi tarafından bak

[Pre-Chorus]
I don't care about tomorrow
Yarın umurumda bile değil
I love you right now, so
Seni şu an seviyorum, bu yüzden...

[Chorus]
Deep breaths, honey
Derin nefesler al, tatlım
There's no more running
Artık kaçmak yok
And there's nowhere with nobody else that I'd rather be
Ve başka hiç kimseyle olmak isteyeceğim başka hiçbir yer yok
I'm taking you
Seni de yanıma alıyorum
Deep breaths, honey
Derin nefesler al, tatlım
We've at least 'til morning
En azından sabaha kadar vaktimiz var
Then there's nowhere, nobody else that I'd rather be with
Sonrasında da birlikte olmak isteyeceğim başka hiçbir yer, hiç kimse yok

[Verse 2]
Voices in my head been trying to swallow me
Kafamdaki sesler beni yutmaya çalışıyordu
But I don't bite (I don't bite)
Ama bu oltaya gelmiyorum (yutmuyorum)
Yeah, I'm alright, I've
Evet, ben iyiyim, ben...
Been holding hands with so much complexity (Ooh)
Beş yaşımdan beri çok fazla karmaşıklıkla
Since I was five, mm
El ele tutuşup yaşadım
But we've done alright
Ama yine de iyi idare ettik

[Pre-Chorus]
Tell me, why I keep on climbing just to reach the ground? Just
Söyle bana, neden sırf yere ulaşabilmek için tırmanıp duruyorum ki? Sadece...

[Chorus]
Deep breaths, honey
Derin nefesler al, tatlım
There's no more running
Artık kaçmak yok
And there's nowhere with nobody else that I'd rather be
Ve başka hiç kimseyle olmak isteyeceğim başka hiçbir yer yok
I'm taking you
Seni de yanıma alıyorum
Deep breaths, honey (No, there's nowhere else)
Derin nefesler al, tatlım (Hayır, başka yer yok)
We've at least 'til morning (And there is nobody)
En azından sabaha kadar vaktimiz var (Ve başka kimse yok)
Then there's nowhere, nobody else that I'd rather be with
Sonrasında da birlikte olmak isteyeceğim başka hiçbir yer, hiç kimse yok

[Outro]
No, there's nowhere else
Hayır, gidecek başka hiçbir yer yok
And there's no more running
Ve artık kaçmak da yok
Nobody else that I'd rather be with
Birlikte olmak isteyeceğim başka hiç kimse yok
Deep breaths, honey (No, there's nowhere else)
Derin nefesler al, tatlım (Hayır, başka yer yok)
Least 'til morning (And there is nobody)
En azından sabaha kadar (Ve başka kimse yok)
Nobody else that I'd rather be with
Birlikte olmak isteyeceğim başka hiç kimse yok