Gezdik Gördük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezdik Gördük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Portekiz Notları (6) Mirandela


Erasmus vesilesiyle gidip beş ayımı geçirdiğim harikulade güzel bir Portekiz kenti Mirandela. İspanya sınırındaki Bragança'ya bağlı 10.000 nüfuslu, küçük, sessiz sakin, huzur dolu bir yer.

Şehir planlaması olağanüstü güzellikte. Nehir kıyısında iki park bulunuyor ve bunlar Avrupanın en güzel şehir parkları olarak seçildi. Parklarda oyun ve piknik alanları, meyve ağaçları, plaj vs bulunuyor. Nehir üzerinde üç köprü bulunuyor. Ortadaki köprü en eski olanı, sadece yayaların yürümesine izin veriliyor. Fotoğrafta en yakında görünen köprünün altında nehri kesen kapaklar var (bir nevi baraj görevi oluşturuyor). Bu sayede Avrupa jetski şampiyonası her yaz burada düzenleniyor. Ayrıca nehirde kano, bisiklet (yunus) sürülebiliyor, suyu temiz olduğu için yüzmek de mümkün. Söz yüzmekten açılmışken şunu da ekliyeyim; yarı olimpik kapalı havuz var, giriş ücretide 1,5 euro, resmen bedava.

İlk baharda havalar gündüz sıcak oluyor, akşam buz gibi. Yazın hem gece hem gündüz çok sıcak. Kışın bazen nehir donuyor.

İnsanlar yardımsever, sıcakkanlı. Herkes trafik kurallarına uyuyor, beş ay boyunca araba kornası duymadım (birkaç sefer hariç) diyebilirim. Yaya geçidi olmayan bir yerde karşıdan karşıya geçeceksiniz ama uzaktan çok hızlı bir araba geliyor diyelim. Araba gelip duruyor önce yaya geçiyor.

En başta yazıştım ya sessiz, sakin bir yer diye; arada bir festivaller, kutlamalar oluyor. O günlerde sokaklarda insan görmek mümkün. Onun haricinde dışarı çıkıp dolaşan 10-15 kişi görmek pek mümkün değil. İlkin çok garipsemiştik ama sonra alıştık.

Küçük, sessiz sakin, huzur dolu bir yer Mirandela...

Portekiz Notları (5) (Tunas)


Tunas, Portekiz üniversitelerindeki müzik gruplarına verilen ad. Her üniversitenin/kentin kendi kostümü vardır ve onları giyerler. Birçok enstrüman çalar, dans ederler. Festivallerde, bayramlarda seyranlarda çıkarlar. Bazen özel bişşey olmasa da çıkarlar caddelerde bir yandan çalarlar, bir yandan dolaşırlar.

"Tuna'lar sarhoş olunca daha güzel çalar/söylerler" demişti bir hocamız. Bir seferinde bahar şenlikleri gibi bir haftada gece bir yerde çıkmışlardı ve ayakta zor duranlar, sahnede içenler, düşenler, kalkanlar vardı. Kimse birşey demiyordu :)

Yanılmıyorsam her yıl en iyi Tuna grubu yarışması yapılıyor, üniversitelerin grupları bir şehre gidiyor ve orda sahne alıyorlar.

Aşağıdaki videoda Mirandela'daki In Vınus Tuna'nın gösterisi var.

Portekiz Notları (4) (Sosyal Hayat)


Portekiz'de hayat bize göre çok farklı.Büyük şehirlerde olmadığınız sürece sokakta insan görmek çok zor. İnsanlar evden işe, işten eve, gece yarısı belki bir bara gider, etrafta kimse görülmez. En kolay şekilde herhalde böyle tarif edilir.

Gelelim detaylara. Sokakta dolaşan insan görmek zor olsa da her şehirde sürekli festivaller, kutlamalar, dini bayramlar yapılıyor ve epey bi kalabalık oluyor. Sürekli dediysek de ayda en fazla birkaç kere.

Portekizde çalışma saatleri ülkemize göre çok az. Yanlış hatırlamıyorsam memurlar günlük 6-7 saat gibi bir süre çalışıyor. Esnaflar (cafe,barlar ve büyük alışveriş merkezleri hariç) öğleden sonra 6'larda dükkanı kapatıyor. Cumartesi günleri yalnızca yarım gün çalışıyor ve pazar günleri ise tamamen kapalı. Alışveriş merkezleri akşam 9-10 gibi kapanıyor, cafe ve barlar gece 2'ye kadar açık durabiliyor. Bazı şehirlerde diskotekler haftanın belli günleri açılıyor ve tıklım tıklım oluyor.

Efem sokaklarda çoluk çocuk da görülmez. Nerde bizdeki o top oynayıp komşusunun camını indiren çocuklar, belediyelerin mükemmel bir şekilde hazırladığı parklardaki meyve ağaçlarındaki meyveler dallarında çürüyor. Dalından bir tane alan yok. Çocukları okul çıkışlarında görmek mümkün. Sonra hemen eve giderler.

Portekizdeki evlerin camları panjurludur ve yılın 365 günü o panjurlar kapalıdır. Biz 5 Türk arkadaş 3 katlı bir evde yaşıyorduk, gören hayret ediyordu, çünkü panjur, perde, cam, balkon kapıları falan hep açıktı :) Etraftaki evleri görünce insanın biraz içi daralıyor ama zamanla alışıyor insan. Bir arkadaşa sormuştuk "neden panjurlar hep kapalı?" diye. Şöyle demişti "kışın içeri soğuk hava girmesin diye" sonrasını biz tamamladık, "yazın da içeri sıcak hava girmesin diye". Mantık bu.

Portekiz insanları futbol delisidir, kadın-erkek herkes kesin bir takım tutar ve taraftarlar çok ateşlidir. Cafe ve barlarda sürekli maç yayını vardır, büyük maçlarda çok kalabalık olur. Yukarıdaki fotoğraf 7  haziran 2008 Türkiye Portekiz maçı sırasında çekildi, görülen yer bir açık hava tiyatrosu ve maç dev ekranda yayınlanıyordu.Siyah kıyafetli arkadaşlar okulun müzik grubu. Aklıma gelenler şimdilik bunlar.

Portekiz Notları (3) (Yeme - İçme)


Portekiz'de bizim için yemek biraz sıkıntılı. Domuz eti ve yağını bolca kullanıyorlar. Ama kimse kimseye zorla birşey yedirmiyor :) Marketten aldığınız bir üründe domuz yağı olup olmadığını anlamak için içindekiler bölümüne bakmalısınız. Eğer E-471 varsa domuz yağı vardır. Bazı ekmeklerde bile domuz yağı var ama ekmekler poşetlenip satılıyor ve içindekiler yazıyor, takdir edilecek bir uygulama.

Sabah kahvaltısından başlayalım. Bizim için olmazsa olmaz demleme çayı bulmak imkansızdır. Ülkede ne bir çaydanlık, ne bir demlik ne de çaykur çay var. Giderken Yanınızda çay götürmenizi tavsiye ederim, demlik bir şekilde hallolur. Marketten sallama siyah çay almak durumundasınız. Siyah Çay = Cha Preto (şa preto diye okunur). Kahvaltılık malzemelerden zeytin, peynir, konservelerde reçeller bolca mevcut, ancak bizim orda kaldığımız 5 aylık dönemde ağız tadıyla yenecek bir zeytin bulamadık, zeytinler hep tatsız tuzsuz. Birçok peynir çeşidi var. Ve yumurtayı unutmamak gerek :)

Öğle ve akşam yemekleri için en kolay yiyecek makarna. Portekiz kültürüne özgü yemekler yazmak isterdim ama hiç yemediğim için bahsedemeyeceğim.

Portekiz'de balık boldur, marketlerde çeşit çeşit balıkları uygun fiyata bulabilirsiniz, temizleyip veriyorlar. Meşhur Bacalhau'ları vardır, balıktan yapılır, çeşit çeşit oluyor, tek bir tarifi yok.

Pastanelerde tuzlu pasta bulmak biraz zor. Herşey şekerli. Yumurtalı, çikolatalı, reçelli pastalar var. Ama en güzeli Pastéis de Nata (yukarıdaki resimdeki pasta), Portekiz'e özgü mükemmel bir pasta.

Porto şarabı dünyaca meşhur, öve öve bitirilemez. Porto'ya gidince birçok şarap mahzeni görülebilir. Şehirler arası yolculuklarda şarapların üretildiği üzüm bağları görülüyor.

Portekiz Notları (2) (Coimbra)

Portekiz'e uçakla gidenler genellikle Lizbon veya Porto havaalanına iner. Lizbon'a inenler başka şehire gidecekse bir taksi veya otobüsle Gare do Oriente'e gidip otobüse binmeli. Porto'ya inenler metro ile şehir merkezine ulaşabilir.

Portekizde şehirler arası otobüslerde koltuk numarası önemli değildir, isteyen istediği koltuğa oturabilir, yerinize oturan kişiyi kaldırmanıza gerek yok. Otobüse binerken yanınıza su almanızı öneririm çünkü otobüste hostes falan yok, yalnızca şöfor ve yolcular var, kimse size birşey ikram etmez.

Porto'da birkaç Türk lokantası var, ben sadece birini biliyorum; o da tiyatro binasının o civarda. Mehmet abi işletiyor, adı İstanbul Kebab. Porto'da bir Türk derneği var ama hiç gitmemiştim Mehmet abiye ulaşırsanız o yardımcı olur.

Son yıllarda özellikle erasmus vasıtasıyla birçok Türk vatandaşı Portekiz'e gidiyor. En çok gidilen şehirler bildiğim kadarıyla; Coimbra, Porto, Bragança ve Mirandela. Coimbra tam bir öğrenci şehri, bizim Eskişehir gibi. Her yıl binlerce erasmus öğrencisi gidiyor Coimbra'ya.


Coimbra'da gezilip görülecek yerler, alışveriş merkezleri bolca var. Yandaki resimde görülen Jardim Botânico de Coimbra gezilmesi gereken yerlerden biri.

Dolce Vita Coimbra'daki en büyük alışveriş merkezilerinde biri. Academica futbol takımının stadının dışa bakan tarafında nargileci var, adı Tuareg gibi birşeydi. Bir garsonları var Türklerle çok ilgileniyor, bir Türk futbolcu oynamış (adını unuttum) anlatıyor onu, Sezen Aksu falan açıyor müzik, bizim arkadaşlar bir CD dolusu müzik götürmüştü sonra, onları da çalıyordu.

Şehrin ortasından bir nehir akıyor, adamlar bunu o kadar güzel değerlendirmişlerki görmek lazım.  Şehrin biraz aşağı kısmında nehri baraj gibi kesmişler, köprüler yapmışlar, ortaya mükemmel bir manzara çıkmış.

Coimbra'ya tren ve otobüsle ulaşılabiliyor, bizdeki 3G teknolojisini adamlar yıllardan beri kullanıyor, birçok yerde kablosuz internet bağlantısı var. Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Devamı gelecek...

Portekiz Notları (1)

Tek komşusu İspanya ve diğer tarafta uçsuz bucaksız okyanuslarla çevrili güzel bir akdeniz ülkesi. En büyük şehirleri Lizbon ve Porto. Ülkenin güneyindeki Algarve bölgesi pek Portekizli değil. İngilizce konuşulan bir tatil bölgesi, kuzeyde yaşayan Portekizlilerin haz etmediği bir yer.

Haritaya yukarıdan aşağı iki çizgi çekip ülkeyi üçe bölünce ülkenin gelişmişlik düzeyi kolayca anlatılabilir. Ülkenin İspanya sınırı en az gelişmiş, orta bölümü daha fazla gelişmiş ve ülkenin atlas okyanusu tarafı ise ülkenin en gelişmiş bölümü. Zaten Porto, Lizbon gibi ülkenin en tatınmış şehirleri de bu kısımda yer alıyor.

Türkiye için Söğüt-Domaniç ne ise Portekiz içinde Guimarães odur. Portekiz Guimarães'da doğmuş. Bir Portekizliyle konuşurken bundan bahsederseniz göğsü kabarır :)

Portekiz'e ilk kez gidenlerin bazı şeylere dikkat etmesi gerek. En önemlisi bir erkek başka bir erkekle asla kucaklaşmaz, kafa tokuşturmaz. Eğer öyle bir hata yaparsanız anında gay damgası yersiniz. Ama durumu açıklayabilirsiniz, biz Türkiye'de kucaklaşırız, normal bir davranıştır diye anlatırsanız anlayışla karşılaşırsınız. Sonra bir erkek centilmence davranıp bir kızın sigarasını yakamaz, bu kıza yapılmış bir hakaret olarak algılanır. Bir kızın sigarasını sadece abisi, babası ve erkek arkadaşı (kocası) yakabilir.

Portekiz'e gittiyseniz birkaç kelime de olsa bilmek çok yararlı olur, çünkü ülkede öğretilen yabancı diller Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce. Ama en az konşulanı İngilizce. Bizdeki gibi öğretiliyor ve yine bizdeki lise mezunları gibi ingilizce konuşuluyor. Ama çok önemli bir fark var; bizde ingilizce konuşurken nasıl Türkçe gramer yapısına benzetmeye çalışıyorsak onlarda Portekizce gramerine uygun bir ingilizce konuşuyor :)

Devamı gelecek...