Country Müzik Çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Country Müzik Çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Morgan Wallen – Been By Now (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

No need to act surprised
Şaşırmış gibi yapmana gerek yok
I've seen it in your eyes
Bunu gözlerinde gördüm
I feel it when we lie here worlds apart
Burada dünyalar kadar uzak yatarken bunu hissediyorum
It's easier to stay
Kalmak daha kolay
It's easier to say
Bunun artık bu kadar zor olmayacağı bir günün...
That there's gon' come a day it won't be this hard
Geleceğini söylemek daha kolay

Nah, we don't even fight like we used to
Hayır, artık eskisi gibi kavga bile etmiyoruz
We don't even care 'nough to cry no more
Ağlayacak kadar bile umursamıyoruz artık
It's been a hundred nights since I knew you
Seni gerçekten tanıdığımdan beri yüz gece geçti
How long we gonna keep lookin' at that door?
Daha ne kadar o kapıya bakıp duracağız?

If it was meant to be, we'da been by now
Eğer olacağı varsa, şimdiye kadar çoktan olurdu
We wouldn't have to keep tryna work things out
Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmak zorunda kalmazdık
Yeah, baby, we're a breeze when the lights go down
Evet bebeğim, ışıklar söndüğünde hafif bir rüzgar gibiyiz
It wouldn't be so hard when we ain't in the dark
Karanlıkta değilken her şey bu kadar zor olmazdı
If we were in the stars, they'd have lined right up
Eğer yıldızlarda yazılı olsaydık, çoktan hizalanırlardı
Yeah, maybe from the start, we been tryin' too much
Evet, belki de en başından beri fazla zorluyoruzdur
I know you wanna think that it's what we found
Aradığımız şeyi bulduğumuzu düşünmek istediğini biliyorum
But if it was meant to be, we'da been by now
Ama olacağı varsa, şimdiye kadar çoktan olurdu
Been by now
Çoktan olurdu

If I could go and find
Gidip bulabilseydim eğer
The moment or the night
Kalbimin buz gibi soğuduğu
My heart went cold as ice, I'd light the match
O anı ya da o geceyi, bir kibrit çakardım
Don't wanna draw the line
Sınırı çizmek istemiyorum
Don't wanna say goodbye
Hoşça kal demek istemiyorum
But we're just wastin' time, girl, that we don't have
Ama sadece sahip olmadığımız zamanı harcıyoruz kızım

If it was meant to be, we'da been by now
Eğer olacağı varsa, şimdiye kadar çoktan olurdu
We wouldn't have to keep tryna work things out
Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmak zorunda kalmazdık
Yeah, baby, we're a breeze when the lights go down
Evet bebeğim, ışıklar söndüğünde hafif bir rüzgar gibiyiz
It wouldn't be so hard when we ain't in the dark
Karanlıkta değilken her şey bu kadar zor olmazdı
If we were in the stars, they'd have lined right up
Eğer yıldızlarda yazılı olsaydık, çoktan hizalanırlardı
Yeah, maybe from the start, we been tryin' too much
Evet, belki de en başından beri fazla zorluyoruzdur
I know you wanna think that it's what we found
Aradığımız şeyi bulduğumuzu düşünmek istediğini biliyorum
But if it was meant to be, we'da been by now
Ama olacağı varsa, şimdiye kadar çoktan olurdu
Been by now
Çoktan olurdu

Nah, we don't even fight like we used to
Hayır, artık eskisi gibi kavga bile etmiyoruz
We don't even care 'nough to cry no more
Ağlayacak kadar bile umursamıyoruz artık
It's been a hundred nights since I knew you
Seni gerçekten tanıdığımdan beri yüz gece geçti
And I can't spend another lookin' at that door
Ve o kapıya bakarak bir gece daha geçiremem

If it was meant to be, we'da been by now
Eğer olacağı varsa, şimdiye kadar çoktan olurdu
We wouldn't have to keep tryna work things out
Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmak zorunda kalmazdık
Yeah, baby, we're a breeze when the lights go down
Evet bebeğim, ışıklar söndüğünde hafif bir rüzgar gibiyiz
It wouldn't be so hard when we ain't in the dark
Karanlıkta değilken her şey bu kadar zor olmazdı
If we were in the stars, they'd have lined right up
Eğer yıldızlarda yazılı olsaydık, çoktan hizalanırlardı
Yeah, maybe from the start, we been tryin' too much
Evet, belki de en başından beri fazla zorluyoruzdur
I know you wanna think that it's what we found
Aradığımız şeyi bulduğumuzu düşünmek istediğini biliyorum
But if it was meant to be, we'da been by now
Ama olacağı varsa, şimdiye kadar çoktan olurdu
Been by now
Çoktan olurdu
Been by now
Çoktan olurdu

Reba McEntire – Ring Ring (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Oh, ring, ring
Oh, çalıyor telefon
Pick up the phone
Aç şu telefonu
Ring, ring
Çalıyor telefon
Is anybody home?
Evde kimse yok mu?
Well I've only got one call
Beni koridorun sonuna götürmeden önce
Before they take me down the hall
Sadece tek bir telefon hakkım var

Oh, this is just a big ol' mess
Oh, bu tam anlamıyla devasa bir karmaşa
They're trying to get me to confess
Bana suçumu itiraf ettirmeye çalışıyorlar
But right now I plead the fifth
Ama şu an susma hakkımı kullanıyorum
I'm not even sure what I did
Ne yaptığımdan tam olarak emin bile değilim

But I've been on my best behavior
Ama ben en uslu halimdeydim
Honestly, I don't remember
Dürüst olmak gerekirse, hiç hatırlamıyorum

But there was something 'bout a pool stick
Ama bir bilardo ıstakası lafı dolanıyordu
Something 'bout a fat lip
Patlamış bir dudakla ilgili bir şeyler vardı
Something 'bout lipstick on my boyfriend's collar
Erkek arkadaşımın yakasındaki ruj lekesiyle ilgili bir şeyler...
A few choice words I apparently hollered
Görünüşe göre toplum içinde bağırdığım
In a public place
Ağır birkaç kelime varmış
Somebody got a drink in the face
Birinin suratına içki dökülmüş
They said I had to be escorted out
Beni dışarı çıkarmak zorunda kaldıklarını söylediler
Well I don't even know what they're talking about
Neden bahsettiklerini bile bilmiyorum valla

'Cause I've been on my best behavior
Çünkü ben en uslu halimdeydim
Honestly, I don't remember
Dürüst olmak gerekirse, hiç hatırlamıyorum

Ring, ring
Çalıyor telefon
Pick up the phone
Aç şu telefonu
Ring, ring
Çalıyor telefon
Is anybody home?
Evde kimse yok mu?
Well I ain't staying here tonight
Bu gece burada kalmayacağım herhalde
Well, I mean, what about my rights?
Yani, haklarım ne olacak benim?

Have you seen this ugly orange suit?
Şu çirkin turuncu mahkûm tulumunu gördün mü?
It don't even match my boots
Çizmelerimle uymadı bile
Just who they think they are
Kendilerini ne sanıyor bunlar?
Oh, I didn't even hit her that hard
Oh, kıza o kadar da sert vurmadım ki!

Well, I've been on my best behavior
Pekala, ben en uslu halimdeydim
And honestly, I don't remember
Ve dürüst olmak gerekirse, hiç hatırlamıyorum

But there was something 'bout a bar stool
Ama bir bar taburesi lafı geçti
Something 'bout a broke tooth
Kırık bir dişle ilgili bir şeyler vardı
Well, I swear I don't even know no Linda
Yemin ederim Linda diye birini tanımıyorum bile
Or how her chair got thrown through the window
Ya da oturduğu sandalyenin pencereden dışarı nasıl fırlatıldığını...
Just look at me
Şu halime bir baksanıza
I couldn't hurt a flea
Pireyi bile incitemem ben
You know, I'm only five foot two
Biliyorsunuz, boyum sadece 1.57
Even in my high heel boots
Yüksek topuklu çizmelerimle bile!

Plus, I've been on my best behavior
Üstelik ben en uslu halimdeydim
Honestly, I don't remember
Dürüst olmak gerekirse, hiç hatırlamıyorum

Oh, y'all, I've been on my best behavior
Oh, millet, ben en uslu halimdeydim
Honestly, I don't remember
Dürüst olmak gerekirse, hiç hatırlamıyorum

Ring, ring (ring, ring)
Çalıyor (çalıyor)
I said ring, ring (ring, ring)
Çalıyor dedim (çalıyor)
Ring, ring
Çalıyor telefon
Is anybody home?
Evde kimse var mı?
Anybody?
Kimse yok mu?
Y'all gon' come pick me up, right?
Beni gelip alacaksınız, değil mi?
Come on
Hadi ama
Please?
Lütfen?

Ella Langley – Choosin' Texas (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

Just when I thought I got him to fall in love with Tennessee
Tam da onu Tennessee'ye aşık ettiğimi sandığım anda
I shoulda known better than to take him back to Abilene
Onu Abilene'e geri götürmemem gerektiğini bilmeliydim
I put him right back into her arms
Onu tam da o eyaletin (kızın) kollarına geri attım
I wasn't a match for that kinda spark
Öyle bir kıvılcımla baş edecek güçte değildim

She's from Texas, I can tell by the way
O kız Texas'lı, bunu hareketlerinden anlıyorum
He's two steppin' 'round the room
Odanın içinde two-step (country dansı) yapışından
And judgin' by the smile that's written on his face
Ve yüzüne kazınmış o gülümsemeye bakılırsa
There's nothin' I can do
Yapabileceğim hiçbir şey yok
It doesn't take a crystal ball to see
Bunu görmek için bir kristal küreye gerek yok
A cowboy always finds a way to leave
Bir kovboy gitmenin yolunu her zaman bulur
Drinkin' Jack all by myself
Bir başıma Jack (Daniel's) içiyorum
He's choosin' Texas, I can tell
O Texas'ı seçiyor, anlayabiliyorum

Well, I guess he forgot about the Smoky Mountain rain
Peki, sanırım Smoky Dağları'nın yağmurunu unuttu
Them old Hank tunes, the Memphis blues we used to sing
Birlikte söylediğimiz o eski Hank şarkılarını, Memphis blues'unu...
He always loved Amarillo By Morning
'Amarillo By Morning' şarkısını her zaman çok severdi
I shoulda taken that as a warning
Bunu bir uyarı işareti olarak almalıydım

She's from Texas, I can tell by the way
O kız Texas'lı, bunu hareketlerinden anlıyorum
He's two steppin' 'round the room
Odanın içinde two-step yapışından
And judgin' by the smile that's written on his face
Ve yüzüne kazınmış o gülümsemeye bakılırsa
There's nothin' I can do
Yapabileceğim hiçbir şey yok
It doesn't take a crystal ball to see
Bunu görmek için bir kristal küreye gerek yok
A cowboy always finds a way to leave
Bir kovboy gitmenin yolunu her zaman bulur
Drinkin' Jack all by myself
Bir başıma Jack içiyorum
He's choosin' Texas, I can tell
O Texas'ı seçiyor, anlayabiliyorum

When I'm eastbound and down and I can't help but cry
Doğuya doğru yol alırken kendimi tutamayıp ağlıyorum
'Cause I-40 gets lonelier with every mile
Çünkü I-40 otoyolu her milde daha da yalnızlaştırıyor
I'll know that his mind wasn't ever gonna change
Fikrinin hiçbir zaman değişmeyeceğini biliyordum
'Cause his heart still belongs to the Lone Star State
Çünkü kalbi hâlâ Yalnız Yıldız Eyaleti'ne (Texas'a) ait

She's from Texas, I can tell by the way
O kız Texas'lı, bunu hareketlerinden anlıyorum
He's two steppin' 'round the room
Odanın içinde two-step yapışından
And judgin' by the smile that's written on his face
Ve yüzüne kazınmış o gülümsemeye bakılırsa
There's nothin' I can do, nah, yeah
Yapabileceğim hiçbir şey yok
It doesn't take a crystal ball to see
Bunu görmek için bir kristal küreye gerek yok
A cowboy always finds a way to leave
Bir kovboy gitmenin yolunu her zaman bulur
Drinkin' Jack all by myself
Bir başıma Jack içiyorum
He's choosing Texas, I can tell, no
O Texas'ı seçiyor, anlayabiliyorum
Drinkin' Jack all by myself
Bir başıma Jack içiyorum
He's choosin' Texas, I can tell
O Texas'ı seçiyor, anlayabiliyorum
Come on, baby
Hadi ama bebeğim
Oh, yeah
Just when I thought I got him to fall in love with Tennessee
Tam da onu Tennessee'ye aşık ettiğimi sandığım anda