Gracie Abrams – The Knife (Türkçe Çeviri) Şarkı Sözleri

I'm living with a knife in my side
Yanımda (böğrümde) bir bıçakla yaşıyorum
I'm gonna take it for a joy ride
Onunla keyifli bir tura çıkacağım
You left when you gave it
Onu bana sapladığın an çekip gittin
What criminal trading
Ne kadar da suç teşkil eden bir pazarlık
A sorry curse
Kederli/hazin bir lanet
And they're daring me to pull it out
Ve millet o bıçağı çekip çıkarmam için bana meydan okuyor
I'll probably keep it for a lifetime
Muhtemelen bir ömür boyu saklayacağım onu
I'll probably name it
Muhtemelen ona bir isim vereceğim
Then care for and claim it
Sonra bakıp büyütecek ve ona sahip çıkacağım
That's how it works
Bu işler böyle yürür
When you go ruin my life in the worst way
Hayatımı en berbat şekilde mahvetmeye gittiğinde
Right at the wrong time
Tam da en yanlış zamanda...
When I'd have followed you blind
Pekala peşinden körü körüne geleceğim o anda
And then I'll go out of my mind
Ve sonra aklımı kaçıracağım
Shifting my weight over the cliff side
Ağırlığımı uçurumun kenarına doğru kaydırarak
Taking my chances, rolling the dice
Şansımı zorlayıp zarları atarak...
This should be the last time
Bu sonuncu kez olmalı
This should be the last time
Bu sonuncu kez olmalı
This should be the last time
Bu sonuncu kez olmalı
This should be the last time
Bu sonuncu kez olmalı

And now I'm living with the ghost of you
Ve şimdi senin hayaletinle yaşıyorum
Like you're riding shotgun on my long drives
Uzun sürüşlerimde yan koltuğumda oturuyormuşsun gibi
It's your destination, your radio station
Gidilen yer senin hedefin, radyo istasyonu senin istasyonun
Your song rehearsed
Provası yapılmış senin şarkın...
They're daring me to kick you out
Seni hayatımdan/kapı dışarı etmem için bana meydan okuyorlar
I'll probably feel you 'til I die
Muhtemelen ölene kadar seni hissedeceğim
But I'll never face you or ever replace you
Ama asla seninle yüzleşmeyeceğim ya da yerini doldurmayacağım
It doesn't work
İşe yaramıyor çünkü
'Cause you go ruin my life
Çünkü sen gidip hayatımı mahvediyorsun
Flatten my days and wrecking my nights
Günlerimi anlamsızlaştırıp gecelerimi yıkıma uğratıyorsun
I'll be here doing my time
Burada cezamı çekiyor olacağım
I'll go out of my mind
Aklımı kaçıracağım
Banging my cage and crossing the line
Kafesimi yumruklayıp sınırı aşacağım
I'll never get out if I never try
Hİç denemezsem buradan asla kurtulamam
This should be the last time
Bu sonuncu kez olmalı
This should be the last time
Bu sonuncu kez olmalı
We know it won't
Ama öyle olmayacağını biliyoruz

When you're holding court
O yüksek tahtından/kürsünden
From your pedestal
Mahkeme kurup hüküm verirken
Can't you come down?
Aşağı inemez misin?
Showing no remorse, you're impossible
Hiç pişmanlık göstermiyorsun, imkansızın tekisin
I was strong before I got knocked down
Yere serilmeden önce güçlüydüm ben
And you just ruined my life
Ve sen sadece hayatımı mahvettin
Knowing that I'll be further from fine
İyi olmaktan katbekat uzaklaşacağımı bile bile...
I'm all bark never would bite
Sadece havlıyorum, asla ısıramam ki ben
I've gone out of my mind pouring my case of kerosene
Gaz yağı bidonumu dökerken aklımı tamamen yitirdim
I'll be burning this down, but keeping you're knife
Buraları yakıp yıkacağım ama senin o bıçağını saklayacağım
This won't be the last time
Bu sonuncu kez olmayacak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder