Lena - Satellite (Almanya Eurovision 2010 Şarkı Çevirisi)


Lena Meyer – Satellite Dinle / Klip İzle (Eurovision 2010 Almanya)

Lena Meyer– Satellite (Türkçe Çeviri)
(Eurovision 2010 Almanya)

I went everywhere for you
Senin için her yere gittim
I even did my hair for you
Senin için saçımı bile yaptım
I bought new underwear, they’re blue
Yeni iç çamaşırı aldım, mavi
And I wore ‘em just the other day
Ve sadece birkaç gün önce giydim

Love, you know I’ll fight for you
Aşkım, senin için savaşacağımı biliyorsun
I left on the porch light for you
Senin için balkon lambasını açık bıraktım
Whether you are sweet or cruel
Tatlı ve acımasız olsan da
I’m gonna love you either way
Seni her halükarda seveceğim

Love, oh, love, I gotta tell you how I feel about you
Aşkım, oh, Aşkım, senin için neler hissettiğimi sana anlatmalıyım
‘Cause I, oh, I can’t go a minute without your love
Çünkü ben, oh, senin sevgin olmadan bir dakika bile yaşayamam
Like a satellite, I’m in an orbit all the way around you
Bir uydu gibi, çevrende bir yörüngedeyim
And I would fall out into the night
Ve geceye küsebilirim
Can’t go a minute without your love
Senin sevgin olmadan bir dakika bile yaşayamam

Love, I got it bad for you
Aşkım, sana zarar verdiğimi anladım
I saved the best I have for you
Senin için en iyi olanı sakladım
You sometimes make me sad and blue
Beni bazen üzüyor ve kederlendiriyorsun
Wouldn’t have it any other way


Love, my aim is straight and true
Aşkım, benim amacım doğru ve gerçek
Cupid’s arrow is just for you
Cupid*’in oku sadce senin için
I even painted my toe nails for you
Senin için ayak tırnaklarımı bile boyadım
I did it just the other day
Bunu geçen gün yaptım

Love, oh, love, I gotta tell you how I feel about you
Aşkım, oh, Aşkım, senin için neler hissettiğimi sana anlatmalıyım
‘Cause I, oh, I can’t go a minute without your love
Çünkü ben, oh, senin sevgin olmadan bir dakika bile yaşayamam
Like a satellite, I’m in an orbit all the way around you
Bir uydu gibi, çevrende bir yörüngedeyim
And I would fall out into the night
Ve geceye küsebilirim
Can’t go a minute without your love
Senin sevgin olmadan bir dakika bile yaşayamam

Where you go, I’ll follow
Nereye gitsen takip edeceğim
You set the pace, we’ll take it fast and slow
Tempoyu sen belirle, biz onu hızlandırır ve yavaşlatırız
I’ll follow in your way,
Senin yolunda izleyeceğim
You got me, you got me
Beni yakaladın, beni yakaladın
A force more powerful than gravity
Yerçekiminden daha kuvvetli  bir güç
It’s physics, there’s no escape
Bu fizik, kaçış yok

Love, my aim is straight and true
Aşkım, benim amacım doğru ve gerçek
Cupid’s arrow is just for you
Cupid*’in oku sadce senin için
I even painted my toe nails for you
Senin için ayak tırnaklarımı bile boyadım
I did it just the other day
Bunu geçen gün yaptım

Love, oh, love, I gotta tell you how I feel about you
Aşkım, oh, Aşkım, senin için neler hissettiğimi sana anlatmalıyım
‘Cause I, oh, I can’t go a minute without your love
Çünkü ben, oh, senin sevgin olmadan bir dakika bile yaşayamam
Like a satellite, I’m in an orbit all the way around you
Bir uydu gibi, çevrende bir yörüngedeyim
And I would fall out into the night
Ve geceye küsebilirim
Can’t go a minute without your love
Senin sevgin olmadan bir dakika bile yaşayamam
Love, oh, love, I gotta tell you how I feel about you
Aşkım, oh, Aşkım, senin için neler hissettiğimi sana anlatmalıyım
‘Cause I, oh, I can’t go a minute without your love
Çünkü ben, oh, senin sevgin olmadan bir dakika bile yaşayamam
Love, love, love, love, love
Aşk, aşk, aşk, aşk, aşk


Cupid: Eski Roma’lıların Aşk Tanrısı


Lena Meyer - Landrut, Lena – Satellite (Türkçe Çeviri, Video Klip) (Eurovision 2010 Almanya), Lena – Satellite dinle, Lena – Satellite sözleri, Lena – Satellite türkçe çevirisi, Lena – Satellite türkçesi, Lena – Satellite izle, Lena – Satellite dinle

A Night at the Roxbury (Jim Carrey - What is Love)


izleyip bıkmadığım süper bir video, görüntü kalitesi gayet iyi, youtube'a yükleyince direk siliniyor, o yüzden dailymotion'a yükledim ne hikmetse ordan da direk sildiler. vimeo'ya yükledim inşallah bu sefer silinmez :)


çalan: şarkı haddaway - what is love, şarkının türkçe çevirisi için tıklayın.

Jasper Kent Kimdir


Jasper Kent, 1968 İngiltere doğumlu yazar ve bestekardır. Şimdiye kadar iki kitap çıkarmıştır. Oniki (Twelve) ve Thirteen Years Later (On üç Yıl Sonra).

Oniki adlı tarihsel fantezi roman türündeki romanı çok büyük yanlkı uyandırmış ve bugünlerde Can Yayınları tarafından Türkçe'ye çevrilimiştir, önümüzdeki günlerde kitabın raflarda yerini alması bekleniyor.

Oniki, 5 kitaplık serinin ilk kitabı. Tarihsel fantezi roman türünde bugüne kadar yazılmış tüm ki­tap­lar arasında altıncı büyük yapıt olarak seçildi.

justin bieber kaza yaptı (kafasını kapıya çarptı :)


Gelen yoğun istek üzerine kaza haberlerini araştırdım ve sonuç şu: http://static.funnyjunk.com/gifs/justinbieberaccident25.gif

justin bieber kaza yaptı video izle

yani ortada kaza falan yok, üzülmeyin sevgili justin'ciler çocuk fakasını dönen kapıya geçirmiş :)

T.I (ft. Keri Hilson) - Got Your Back (Türkçe Çeviri)



T.I (ft. Keri Hilson) - Got Your Back Dinle

T.I (ft. Keri Hilson) - Got Your Back (Türkçe Çeviri)

[T.I. Intro]

[Chorus: Keri Hilson & T.I.]
I got your back boy
Öcünü aldım delikanlı
We were high
Yüksektik
We were low
Alçaktık
But I promise I will never let you go
Ama söz veriyorum asla gitmene izin vermeyeceğim
Said I got I got I got I got your back boy
Dedim ki Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
(I know you got my back right)
(Biliyorum sende benim öcümü aldın)
Keep my swagger
Fiyakamı sürdür
Keep it looking good for ya
Devam et, iyi görünüyor
Keep it looking hood for ya
Devam et, klas görünüyor
Shawty if you don’t know
Kızım, eğer bilmiyorsan
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı

[T.I. Verse 1]
Hey it’s whatever shawty
O her neyse kızım
You aint gotta ask
Sormayacaksın
Yes Valentino blouses, summer houses, cash, check!
Evet Valentino bluzları, yazlıklar, para, kontrol!

You can get it you deserve it, flawless diamonds, Louie purses,
Onları alabilirsin hak ediyorsun, kusursuz mücevherler, Louie çantalar
My mission’s to purchase Earth for her
Benim görevim dünmyayı onun için satın almak,
Present the gifts without the curse
Hediyeleri ona intizar etmeden sunmak
Her pleasure is my purpose
Onun memnuniyeti, benim amacım
Pleasure to be at your service
Sana hizmet etmek benim için keyiftir
Front row at fashion shows as well as Sunday morning service
Ön sıralarda moda gösterisi izlemek, Pazar kahvaltısı kadar güzeldir

But better days or for worse
Ama daha iyi veya daha kötü günler için
If I’m paid I’m hurting in my pocket
Eğer ücretim ödenmişse cebimden yaralanmışımdır
She still got a n-gga back thats for sure
No matter what may occur in life
Hayatta ne olacağı önemli değil
Everyday with her is like a plus
Hergün onunla olmak bir artı gibi
I’mma love her til she be like thats enough
Sıkılana kadar onu seveceğim
Pop a bottle get a couple wine glasses fill em up and lift em up
İki kadeh şarap al, doldur ve çek
Let us toast to the future here’s to us
Hadi burada bizim geleceğimize kadeh kaldıralım
No, here’s to her
Hayır bu onun için

[Keri Hilson - Bridge]
They wonder how we do what we do
Yaptıklarımızı nasıl başardığımızı merak ediyorlar
Panamera Porsches me and you
Sen ve ben Panamera Porsche’leriz
Step to your side (?)
Senin tarafında duracağım
Be by your side whatever your gonna do
her ne yaparsan yap yanında olacağım

[Chorus]
I got your back boy
Öcünü aldım delikanlı
We were high
Yüksektik
We were low
Alçaktık
But I promise I will never let you go
Ama söz veriyorum asla gitmene izin vermeyeceğim
Said I got I got I got I got your back boy
Dedim ki Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
(I know you got my back right)
(Biliyorum sende benim öcümü aldın)
Keep my swagger
Fiyakamı sürdür
Keep it looking good for ya
Devam et, iyi görünüyor
Keep it looking hood for ya
Devam et, klas görünüyor
Shawty if you don’t know
Kızım, eğer bilmiyorsan
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı

[T.I. Verse 2]
This is for the women who man caught a sentence
Bu, bir erkeğin cümlede yakaladığı kadınlar için
Who gonna be there for a minute but they didn’t keep their distance
Bir dakikaya burada olacak olan kadınlar ama mesafelerini koruyamadılar
They stayed home waiting on the phone
Evde telefon bekleyerek durdular
And on visit day show up looking good smelling better, playing kissy face
Ve beklerken güzel görünümlü, güzel kokulu gün ışıdı
Just wanna let you know we appreciate
Sadece takdir ettiğmizi bilmeni istiyoruz
Everything you do for us on a day to day
Günbegün bizim için yaptıklarından dolayı
And I know we don’t show you all the time but we lucky that you ours
Ve bunu sana hep gösteremediğimizi biliyorum ama bizim olduğun için şanslıyız
No bouquet of flowers could ever show how much we know we need you
Destelerce çiçek bile sana ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösteremez
We do all thats in our power just to please you
Yapabildiğimiz her şeyi sadece seni memnun etmek için yaptık
See boo, fuck them girls I would leave the World ‘fore I leave you
May God say even now [?]

[Keri Hilson - Bridge]
They wonder how we do what we do
Yaptıklarımızı nasıl başardığımızı merak ediyorlar
Panamera Porsches me and you
Sen ve ben Panamera Porsche’leriz
Step to your side (?)
Senin tarafında duracağım
Be by your side whatever your gonna do
her ne yaparsan yap yanında olacağım

[Chorus]
I got your back boy
Öcünü aldım delikanlı
We were high
Yüksektik
We were low
Alçaktık
But I promise I will never let you go
Ama söz veriyorum asla gitmene izin vermeyeceğim
Said I got I got I got I got your back boy
Dedim ki Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
(I know you got my back right)
(Biliyorum sende benim öcümü aldın)
Keep my swagger
Fiyakamı sürdür
Keep it looking good for ya
Devam et, iyi görünüyor
Keep it looking hood for ya
Devam et, klas görünüyor
Shawty if you don’t know
Kızım, eğer bilmiyorsan
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı


[T.I. Verse 3]
Sure enough
Yeterince eminim
Even though them chicks be hating on us
Diğer kızlar bizden nefret ettiği halde
Still I’m gonna keep her by my side
Yinede onu yanımda tutacağım
In whatever situation we gon ride
Her ne olaya karışsak da
Make all my fantasie’s come alive
Tüm fantezilerimi gerçekleştireceğim
Thats no lie now
Bu şimdi yalan değil
I’ll be[?] as long as your gon be beside me
Olabildiğince uzun zaman senin olacağım, yanımda gel
10 million dollar mansions won’t suffice
10 milyon dolarlık malikaneler yetmez
If you aint gon be in there with me at night
Eğer orada gece benimle olmayacaksan
The pieces to my puzzle’s in my life
Hayatımdaki bulmacanın parçaları
With all of my good days and all of my bad
Tüm iyi ve kötü günlerim

[Chorus]
I got your back boy
Öcünü aldım delikanlı
We were high
Yüksektik
We were low
Alçaktık
But I promise I will never let you go
Ama söz veriyorum asla gitmene izin vermeyeceğim
Said I got I got I got I got your back boy
Dedim ki Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı
(I know you got my back right)
(Biliyorum sende benim öcümü aldın)
Keep my swagger
Fiyakamı sürdür
Keep it looking good for ya
Devam et, iyi görünüyor
Keep it looking hood for ya
Devam et, klas görünüyor
Shawty if you don’t know
Kızım, eğer bilmiyorsan
I got I got I got I got your back boy
Öcünü öcünü öcünü aldım delikanlı

Ashley Tisdale – Switch (Türkçe Çeviri)


Ashley Tisdale – Switch Dinle

Ashley Tisdale – Switch (Türkçe Çeviri)

You’re out of this world
Olağanüstüsün
I’m sure of it
Bundan eminim
A crazy intuition
Delice bir sezgi
You’re off and on
Bir varsın bir yoksun
You’re here then gone, come back
Buradasın sonra gittin, geri geldin
A curious condition
Tuhaf bir durum
And then you switch right over
Ve sonra hemen değişiyorsun
It’s weird yeah I know, but just can’t get a hold of myself
Bu çok tuhaf biliyorum ama kendimi tutamıyorum

Hey so strange, you switched in front of me
Hey çok garip, önümde değiştin
Hey you’ve changed my life you used to be
Hey, sen benim eski hayatımı değiştirdin
‘Cause you get in my head and hold my heart
Çünkü aklıma girdin ve yüreğimi tuttun
When I’m here, you’re there, we’re worlds apart
Ben buradayken sen oradasın, ayrı dünyalara aidiz
So reverse your words back to the start, and switch back to my world
Bu yüzden söylediklerini geri al, ve benim dünyama dön
Hey you’re just talking like a machine
Hey, sen bir makine gibi konuşuyorsun
Hey I’m stuck, on everyone in between
Hey, arasında kaldığım heryere sıkıştım
‘Cause you get in my head and hold my heart
Çünkü aklıma girdin ve yüreğimi tuttun
When I’m here, you’re there, we’re worlds apart
Ben buradayken sen oradasın, ayrı dünyalara aidiz
So reverse your words back to the start, and switch back to my world
Bu yüzden söylediklerini geri al, ve benim dünyama dön

You’re out of this world
Olağanüstüsün
I’m sure of it
Bundan eminim
A little more than different
Farklıdan biraz fazla
And you keep blocking, blocking concern of it
Ve engelliyorsun, kaygıyı engelliyorsun
It’s you that I am missing
Sen kaybettiğimsin
And then you switch right over
Ve sonra hemen değişiyorsun
It’s weird yeah I know, but just can’t get a hold of myself
Bu çok tuhaf biliyorum ama kendimi tutamıyorum

Hey so strange, you switched in front of me
Hey çok garip, önümde değiştin
Hey you’ve changed my life you used to be
Hey, sen benim eski hayatımı değiştirdin
‘Cause you get in my head and hold my heart
Çünkü aklıma girdin ve yüreğimi tuttun
When I’m here, you’re there, we’re worlds apart
Ben buradayken sen oradasın, ayrı dünyalara aidiz
So reverse your words back to the start, and switch back to my world
Bu yüzden söylediklerini geri al, ve benim dünyama dön
Hey you’re just talking like a machine
Hey, sen bir makine gibi konuşuyorsun
Hey I’m stuck, on everyone in between
Hey, arasında kaldığım heryere sıkıştım
‘Cause you get in my head and hold my heart
Çünkü aklıma girdin ve yüreğimi tuttun
When I’m here, you’re there, we’re worlds apart
Ben buradayken sen oradasın, ayrı dünyalara aidiz
So reverse your words back to the start, and switch back to my world
Bu yüzden söylediklerini geri al, ve benim dünyama dön

Wonder where you are
Nerede olduğunu merak ediyorum
How can I find you
Seni nasıl bulabilirim
staring at the stars falling behind you
Peşine düşen yıldızlara dik dik bakıyorum
Across the universe hope you’ll be back soon
Umarım dünyanın karşısında geri dönersin
I gotta find a planet for me, I’ll rearrange it
Bir gezegen bulmalıyım, onu yeniden düzenleyeceğim

Hey so strange, you switched in front of me
Hey çok garip, önümde değiştin
Hey you’ve changed my life you used to be
Hey, sen benim eski hayatımı değiştirdin
‘Cause you get in my head and hold my heart
Çünkü aklıma girdin ve yüreğimi tuttun
When I’m here, you’re there, we’re worlds apart
Ben buradayken sen oradasın, ayrı dünyalara aidiz
So reverse your words back to the start, and switch back to my world
Bu yüzden söylediklerini geri al, ve benim dünyama dön
Hey you’re just talking like a machine
Hey, sen bir makine gibi konuşuyorsun
Hey I’m stuck, on everyone in between
Hey, arasında kaldığım heryere sıkıştım
‘Cause you get in my head and hold my heart
Çünkü aklıma girdin ve yüreğimi tuttun
When I’m here, you’re there, we’re worlds apart
Ben buradayken sen oradasın, ayrı dünyalara aidiz
So reverse your words back to the start, and switch back to my world
Bu yüzden söylediklerini geri al, ve benim dünyama dön

Open your heart
Yüreğini aç
Yeah, we’re back to the start
Evet, başa döndük
Open your heart
Yüreğini aç
Yeah, get back to the start
Evet, başa dön (x3)

Lady Gaga - Greatest (Türkçe Çeviri)

 
Lady Gaga - Greatest Dinle

Lady Gaga - Greatest (Türkçe Çeviri)

I don't know why you're hurt inside
Yüreğin neden yaralı bilmiyorum
or what was said that make you cry
Ya da seni ağlatan söz neydi
I hope that you
Umarım
can see you are
Benim için en güzel
the greatest thing
Şey olduğunu
to me
Görebilirsin

When you feel like your not enough
Yeterli olmadığını hissettiğinde
(hey hey hey)
I'll give
Sana
you wings
Kanatlar vereceğim
and I lifting you up
Ve seni yukarı çekeceğim
(Hey Hey Hey)

I hope that you
Umarım
can see you are
Benim için en güzel
the greatest thing
Şey olduğunu
to me and
Görebilirsin
 (Hey Hey Hey)

(OooooOooooO)
(Hey Hey Hey)

I don’t want waste another day,
Seninle buraya sıkışıp, başka bir günü daha
Stuck here with you.
mahvetmek istemiyorum.
Up in the middle of the day.
Günün ortasında.
What I can see is you waste another day.
Görebildiğim, bir günü daha mahvettiğindir.

Cuz when I’m with you I fall apart,
Çünkü seninleyken, parçalanıyorum
I see your permanently broken heart.
Sürekli kırılmış kalbini görüyorum

Baby, you’re the greatest to me,
Benim için en güzel şeysin bebeğim,
No,no matter what,
Ne, ne olursa olsun
what, what, what.
I don't know why you're hurt inside
Yüreğin neden yaralı bilmiyorum
or what was said that make you cry
Ya da seni ağlatan söz neydi
I hope that you
Umarım
can see you are
Benim için en güzel
the greatest thing
Şey olduğunu
to me
Görebilirsin

You feel like your
Yeterli olmadığını
not enough
hissediyorsun
I'll give you wings
sana kanatlar verip
and I lifting you up
seni yukarı çekeceğim

I hope that you
Umarım
can see you are
Benim için en güzel
the greatest greatest  thing
En güzel şey olduğunu
to me
Görebilirsin

I don’t want waste another day,
Seninle buraya sıkışıp, başka bir günü daha
Stuck here with you.
mahvetmek istemiyorum.
Up in the middle of the day.
Günün ortasında.
What I can see is you waste another day.
Görebildiğim, bir günü daha mahvettiğindir.

Cuz when I’m with you I fall apart,
Çünkü seninleyken, parçalanıyorum
I see your permanently broken heart.
Sürekli kırılmış kalbini görüyorum

I don't know why you're hurt inside
Yüreğin neden yaralı bilmiyorum
or what was said that make you cry
Ya da seni ağlatan söz neydi
I hope that you
Umarım
can see you are
Benim için en güzel
the greatest thing
Şey olduğunu
to me
Görebilirsin

When you feel like your not enough
Yeterli olmadığını hissettiğinde
(hey hey hey)
I'll give
Sana
you wings
Kanatlar vereceğim
and I lifting you up
Ve seni yukarı çekeceğim
(Hey Hey Hey)

I hope that you
Umarım
can see you are
Benim için en güzel
the greatest thing
Şey olduğunu
to me…
Görebilirsin…

Ne Yo - Beautiful Monster (Türkçe Çeviri)

 


Ne Yo - Beautiful Monster Dinle

Neyo - Beautiful Monster (Türkçe Çeviri)

All my life
Hayatım boyunca
And the hereafter
Ve bundan sonra
I've never seen
Senin gibi birisini
Seen one like you
Asla görmeyeceğim

You're a knife
Sen bir bıçaksın
Sharp and deadly
Keskin ve ölümcül
And it's me
Ve keserek böldüğün
That you cut into
Kişi benim

But I don't mind
Ama itirazım yok
In fact I like it
Aslında bunu seviyorum
Though I'm terrified
Yinede korktum
I'm turn on [?] scared of you
[?] açtım ve senden korktum

She's a monster
O bir canavar
Beautiful monster
Çok güzel bir canavar
Beautiful monster
Çok güzel bir canavar
But I don't mind
Ama beni ilgilendirmez

And I need her
Ve ona ihtiyacım var
Said I need her
Ona ihtiyacım var dedim
Beautiful monster
Çok güzel bir canavar
But I don't mind
Ama beni ilgilendirmez

No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)
No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)
No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)
No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)

In her eyes
Onun gözlerinde
There's love and fire
Aşk ve ateş var
In my heart
Benim yüreğimde
She's burning through
O baştan sona yanıyor

But I don't mind
Ama itirazım yok
In fact I like it
Aslında bunu seviyorum
Though I'm terrified
Yinede korktum
I'm turn on [?] scared of you
[?] açtım ve senden korktum

She's a monster
O bir canavar
Beautiful monster
Çok güzel bir canavar
Beautiful monster
Çok güzel bir canavar
But I don't mind
Ama beni ilgilendirmez

And I need her (and I need her)
Ve ona ihtiyacım var (Ve ona ihtiyacım var)
Said I need her (said I need her)
Ona ihtiyacoım var dedim (Ona ihtiyacoım var dedim)
Beautiful monster (whooah)
Çok güzel bir canavar
But I don't mind (I don't mind)
Ama beni ilgilendirmez (Ama beni ilgilendirmez)
But I don't mind
Ama beni ilgilendirmez

Playing with my heart
Kalbimle oynuyor
And she's playing with my mind
Ve o, aklımla oynuyor
And I don't mind I don't I don't mind
Ve ben ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum
No I don't mind I don't I don't mind
Hayır ben ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum
No I don't mind I don't I don't mind
Hayır ben ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum
No I don't mind I don't I don't mind
Hayır ben ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum

And I don't mind
Ve itirazım yok
Said I don't mind
İtirazım yok dedim
And I don't mind
Ve itirazım yok
Beautiful monster
Çok güzel bir canavar

No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)
No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)
No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)
No I don't mind (I don't mind I don't I don't mind...)
Hayır beni ilgilendirmez (beni ilgilendirmez, beni ilgilendirmez)

Nicole Scherzinger - Nobody Can Change Me (Türkçe Çeviri)



Nicole Scherzinger - Nobody Can Change Me Dinle



Nicole Scherzinger - Nobody Can Change Me (Türkçe Çeviri)

This is my life
Bu benim hayatım
You can't dictate it
Sen bana bir şey dikte edemezsin
I'm in control
Denetim bende
I'm on and I'll make it
Kontrol bende ve başaracağım
Nobody can change me (x2)
Beni kimse değiştiremez (x2)

I know that by the time you read this letter
Biliyorum, sen bu mektubu okuduğunda
I'll be gone
Ben gitmiş olacağım
Far away from home
Evden uzağa
Running away from all the pressures that I'm in
İçinde bulunduğum tüm sıkıntılardan uzaklaşmış olacağım
They never gone
Sıkıntılar asla gitmez
They won't leave me alone
Beni yalnız bırakmayacaklar
I don't know...
Bilmiyorurm…
Why or what I'm gonna do now
Neden veya ne yapacağım şimdi
It seems I'm moving too fast to slow down
Yavaşlamak için çok hızlı gidiyorum gibi görünüyor
I want all the answers I need to find out
Bulmam gereken tüm cevapları istiyorum
But how, how, how
Ama nasıl, nasıl, nasıl

This is my life
Bu benim hayatım
You can't dictate it
Sen bana bir şey dikte edemezsin
I'm in control
Denetim bende
I'm on and I'll make it
Kontrol bende ve başaracağım
Nobody can change me (x2)
Beni kimse değiştiremez (x2)

Nobody can change me, me
Beni kimse değiştiremez
Nobody can change me, me
Beni kimse değiştiremez

Nobody can change me
Beni kimse değiştiremez

Nobody can change me, me
Beni kimse değiştiremez, beni

Nicole Scherzinger - Nobody Can Change Me Dinle - Yeni Single


Şarkı ilk kez bu sabah Amerika saatiyle 8:30'da Kiss FM'de Ryan Seacrest'in programında çaldı. Hayırlı uğrulu olsun diyoruz, şarkıyı beğendim. Sözleri internette yer almıyor henüz, çıktığında çevirmeye çalışacağım.

Nicole Scherzinger - Nobody Can Change Me Dinle

Soulja Boy (ft. Justin Bieber) - Rich Girl (Türkçe Çeviri)


Soulja Boy (ft. Justin Bieber) - Rich Girl Dinle


Soulja Boy (ft. Justin Bieber) - Rich Girl (Türkçe Çeviri)

She's a rich girl
O, istediği her
Buying all the clothes
Kıyafeti alan
Wishes for some –
Zengin bir kız
You already know
Bunu zaten biliyorsun
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Yeah, she's got cash
Evet, parası var
Pocket so thick
Cebi çok kalın
She dont even have to ask
Sormasına bile gerek yok
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız
Aye oh Aye oh

When I met you girl
Seninle her buluştuğumda
I tried to pay for dinner
Yemeği ben ödemeyi denedim
Pulled out your card
Kartını çıkardın
I thought I had a winner
Yemek kazandığımı düşündüm
Boy I got it
Evet dostum anladım
Then I said no
Sonra hayır dedim
But I like a girl who's in control
Ama ben kontrol edilebilen kızları severim

She's my rich girl
O benim zengin kızım
Rich girl
Zengin kız


Soulja boy:
She rides a barbie phantom
Barbie gibi yaşıyor
She lives in a barbie mansion
Barbie konağında yaşıyor
She's a rich girl
O zengin bir kız
She got a lot of Money
Onun çok parası var
She credit card shawty
Kredi kartlı kız
She credit card shopping
Kredi kartıyla alışveriş yapar
Look good when she shoppin
Alışveriş yaparken güzel görünür
Man she look good when she talking and she walkin
Dostum, o konuşurken ve yürürken güzel görünüyor
She walk like a model
Manken gibi yürüyor
She shop like a balla
Bal gibi alışveriş yapıyor

Justin:
She's a rich girl
O, istediği her
Buying all the clothes
Kıyafeti alan
Wishes for some –
Zengin bir kız
You already know
Bunu zaten biliyorsun
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Yeah, she's got cash
Evet, parası var
Pocket so thick
Cebi çok kalın
She dont even have to ask
Sormasına bile gerek yok
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız
Aye oh Aye oh

Soulja Boy:
Her 21st birthday she got a louis bag Mercedes
21. yaş gününde bir Mercedes aldı
Drive five
İyi sürüyor
Oh my
Aman..
Baby, I think I love you
Bebeğim galiba seni seviyorum
Girl, I know you rich
Kızım, biliyorum zenginsin
And you know I rich
Ve sen zengin olduğumu biliyorsun
Together we build things
Beraber bir şeyler inşa edebiliriz
Until your brother is empty
Kardeşlerin kuruyana kadar
You can get it cuz I got plenty
Alabilirsin çünkü bende çok var
Everyday, all night
Hergün, her gece
You and me
Sen ve ben
And we ballin' yeah
Ve biz uyanık oluruz evet

Justin:
She's a rich girl
O, istediği her
Buying all the clothes
Kıyafeti alan
Wishes for some –
Zengin bir kız
You already know
Bunu zaten biliyorsun
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Yeah, she's got cash
Evet, parası var
Pocket so thick
Cebi çok kalın
She dont even have to ask
Sormasına bile gerek yok
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız
Aye oh Aye oh

Soulja:
Can't make you my queen
Seni kraliçem yapamam
When I first met her
Onunla ilk karşılaştığımda
She didn't even have anything
Hiçbir şeyi yoktu
She had more money than me
Benden daha fazla parası vardı
She wasn't a rich girl
Zengin bir kız değildi
She grew up in a messed up world
Mahvolmuş bir dünyada yetişti
And when I met her
Ve ben onunla karşılaştığımda
She didn't think lesss of me
Benden daha azını düşünmedi
She get the bigger picture
Büyük resmi anladı
She know we both –
İkimizde biliyoruz -
We can't take it with us
Onu bizimle götüremeyiz
We belong together
Biz birbirimize aitiz
Yeah she's so special
Evet o çok özel
Shes my rich girl
O benim zengin kızım
And if she was broke
Ve düşkün olsa bile
I would still..
Ben yinede
And my net froze
---
She told me that she cold
Bana üşüdüğünü söyledi
We are a tornado so we spin across the globe
Biz kasırgayız bu yüzden dünyanın etrafında döneriz
I make money every day
Hergün para kazanırım
& everybody surely knows
Ve herkes kesinlikle bilir
Im a rich boy
Ben zenginim
A young pretty guy
Genç, güzel bir erkek

Justin:
She's a rich girl
O, istediği her
Buying all the clothes
Kıyafeti alan
Wishes for some –
Zengin bir kız
You already know
Bunu zaten biliyorsun
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Yeah, she's got cash
Evet, parası var
Pocket so thick
Cebi çok kalın
She dont even have to ask
Sormasına bile gerek yok
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız
Shes a rich girl
O zengin bir kız
Rich girl
Zengin kız

Soulja Boy I tell him
Soulja Boy ona anlatıyorum

Aye yo aye yo aye yo

RICH GIRL!
ZENGİN KIZ!

Çeviri: http://mckahveci.blogspot.com/

22 Mayıs 2010 İnter - Bayern Münih Maçı (Goller-Özet)

22 Mayıs 2010 İnter - Bayern Münih Maçı (Goller-Özet)











Şampiyonlar ligi final mücadelesi İspanya'nın başkenti Madrid'de Santiago Bernabeu stadı'nda oynanıyor. İlk yarı İnter'in 1-0 üstünlüğü ile sona erdi. Maçı 2-0 İnter Kazandı.


1-0 Diego Milito (34')


2-0 Diego Milito (70')

Natasha Bedingfield – Touch (Türkçe Çeviri)


Natasha Bedingfield – Touch Dinle




Natasha Bedingfield – Touch (Türkçe Çeviri)

I was tryin' to cross the street
Caddeden karşıya geçmeye çalışıyordum
When I tripped and spilled my coffee
Ayağım takılıp tökezlediğimde
On a man who yelled at me
Ve kahvemi bana bağıran adamın üzerine döktüm
And then walked off in a hurry
Ve sonra aceleyle uzaklaştım

Now he's gonna be late for work
Şimdi o adam işine geç kalacak
So he called his secretary
Bu yüzden sekreterini arayıp
Said to cancel his appointment with the guy in the lobby
Bekleme salonundaki çocukla olan randevusunu iptal ettiğini söyledi

Who's been waiting for a while
Bir süredir bekleyen
And talking on the phone
Ve telefonda konuşan kişi
Got invited to a party and thought he couldn't go
Bir partiye davet edildi ve gidemeyeceğini düşündü

But he's here right now
Ama o kişi şimdi
Standing in my house
Evimde duruyor
And someone turns the music loud
Ve birisi müziğin sesini açıyor

So we dance
Ve dans ediyoruz
And we laugh
Ve gülüyoruz
And we touch (touch touch)
Ve dokunuyoruz

Yeah we dance
Evet dans ediyoruz
And we laugh
Ve gülüyoruz
And we touch (touch touch)
Ve dokunuyoruz

Gonna party all night till the sun comes up
Gün doğana kadar dans edeceğiz
Cuz it feels like the world dissapears around us
Çünkü dünya etradımızda kayboluyor gibi

When we dance
Dans ettiğimizde
When we laugh
Güldüğümüzde
When we touch
Dokunduğumuzda

I was planning out my party
Partimi planlıyor,
Running errands 'round the city
Şehrin her yanından sipariş veriyordum
Gorcery bags full of alcohol
Alışveriş çantaları alkol
And chocolate chip cookies
Ve kurabiye dolu

Saw a dress that was amazing
Büyüleyici bir elbise gördüm
In the window of a boutique
Butik mağazanın camında
So I went across the street
Bu yüzden caddeden karşıya geçtim
Then my heel broke and it threw me
Sonra ayakkabımın topuğu kırılıp beni yere düşürdü

I tried to catch my balance
Dengemi sağlamaya çalıştım
But I was 'sposed to fall
Ama düşecektim
It seems that spilling coffee
Kahveyi dökecek gibi görünüyorum
Was no accident at all
Hiç de kaza değildi

Cuz you're here right now
Çünkü sen burada
Sitting on my couch
Kanepemde oturuyorsun
Funny how it all works out
Olaylar çok eğlenceli

So we dance
Ve dans ediyoruz
And we laugh
Ve gülüyoruz
And we touch (touch touch)
Ve dokunuyoruz

Yeah we dance
Evet dans ediyoruz
And we laugh
Ve gülüyoruz
And we touch (touch touch)
Ve dokunuyoruz

Gonna party all night till the sun comes up
Gün doğana kadar dans edeceğiz
Cuz it feels like the world dissapears around us
Çünkü dünya etradımızda kayboluyor gibi

When we dance
Dans ettiğimizde
When we laugh
Güldüğümüzde
When we touch
Dokunduğumuzda

Every choice we make
Yaptığımız her tercih
And every road we take
Ve aldığımız her yol
Every interaction
Her etkileşim
Starts a chain reaction
Zincirleme bir tepki başlatıyor
We're noth affected when we least expect it
And ten when we touched
And it all connected (x2)

So we dance
Ve dans ediyoruz
And we laugh
Ve gülüyoruz
And we touch (touch touch)
Ve dokunuyoruz

Yeah we dance
Evet dans ediyoruz
And we laugh
Ve gülüyoruz
And we touch (touch touch)
Ve dokunuyoruz

Gonna party all night till the sun comes up
Gün doğana kadar dans edeceğiz
Cuz it feels like the world dissapears around us
Çünkü dünya etradımızda kayboluyor gibi

When we dance
Dans ettiğimizde
When we laugh
Güldüğümüzde
When we touch
Dokunduğumuzda

Ooo oo oo ooo
We touch
Dokunuyoruz  (x4)

One Republic - All The Right Moves (Türkçe Çeviri)


One Republic - All The Right Moves Klip izle / Dinle

One Republic - All The Right Moves (Türkçe Çeviri)

All the right friends in all the wrong places
Bütün yanlış yerlerdeki doğru arkadaşlar
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet, dibe batıyoruz
They've got all the right moves in all the right faces
Onlar bütün yüzlerdeki doğru hareketlere sahip
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet dibe batıyoruz

Just paint the picture of a perfect place
Harika bir yerin resmini henüz çizdim
They've got it better than what anyone's told you
Onlar başkalarının sana söylediklerinden daha iyi bir şekilde sahip buna
They'll be the King of Hearts, and you're the Queen of Spades
Onlar kalplerin kralı olacaklar ve sen bataklığın kraliçesi olacaksın
And we'll fight for you like we were your soldiers
Ve bizler sanki senin askerlerin gibi senin için savaşacağız

I know we've got it good
Biliyorum biz iyisine sahibiz
But they've got it made
Ama onlar bitmiş haline sahipler
And the grass is getting greener each day
Ve çimler her gün daha da yeşilleşiyor
I know things are looking up
Biliyorum bazı şeyler düzeliyor
But soon they'll take us down
Ama onlar yakında bizi yıkacaklar(bize son verecekler)
before anybody's knowing our name.
Adımızı kimse öğrenmeden önce

They've got all the right friends in all the right places
Onlar bütün doğru yerlerde bütün doğru arkadaşlara sahipler
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet biz dibe batıyoruz
We've got all the right moves and all the wrong faces 
Biz bütün doğru hareketlere ve bütün yanlış yüzlere sahibiz
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet, dibe batıyoruz
They said, everybody knows, everybody knows where we're going
Onlar, herkes biliyor herkes biliyor nereye gittiğimizi dediler
Yeah, we're going down
Evet, dibe batıyoruz
They said, everybody knows, everybody knows where we're going
Onlar, herkes biliyor herkes biliyor nereye gittiğimizi dediler
Yeah, we're going down
Evet, dibe batıyoruz

Do you think I'm special?
Benim özel olduğumu mu düşünüyorsun?
Do you think I'm nice?
İyi olduğumu mu düşünüyorsun?

Am I bright enough to shine in your spaces?
Bulunduğun yerleri aydınlatmak için yeterince aydınlıkmıyım?
Between the noise you hear
Duyduğun ses ile
And the sound you like
Beğendiğin sesin arasında
Are we just sinking in an ocean of faces?
Biz yüzlerden oluşan bir okyanusta batıyormuyuz?

It can be possible that rain can fall,
Yağmurun yağması mümkün olabilir
Only when it's over our heads
Başımıza damlalarını düşürdüğünde
The sun is shining everyday, but it's far away
Güneş hergün parıldıyor, ama çok uzaklarda
Over the world is death.
Dünyanın ölümünde.

They've got,
Onlar sahip
They've got all the right friends in all the wrong places
Onlar bütün yanlış yerlerde bütün doğru arkadaşlara sahipler
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet, dibe batıyoruz
We've got all the right moves and and all the wrong faces
Biz bütün doğru hareketlere ve yanlış yüzlere sahibiz
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet, dibe batıyoruz

They said, everybody knows, everybody knows where we're going
Onlar herkesin nereye gittiğimizi bildiklerini söylediler
Yeah, we're going down
Evet, dibe batıyoruz
They said, everybody knows, everybody knows where we're going
Onlar herkesin nereye gittiğimizi bildiklerini söylediler
Yeah, we're going down
Evet, dibe batıyoruz


It doesn't matter what you see.
Neyi gördüğün önemli değil
I know i could never be
Hiçbir zaman
Someone that looks like you.
Sana benzeyen biri olamayacağımı biliyorum
It doesn't matter what you say
Neyi söylediğin önemli değil
I know i could never face
Hiçbir zaman
someone that could sound like you.
Sesi senin gibi olan birisiyle yüzleşemeyeceğimi biliyorum

All the right friends in all the wrong places
Bütün yanlış yerlerdeki doğru arkadaşlar
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet, dibe batıyoruz
We've got all the right moves and all the wrong faces
Bütün doğru hareketlere ve yanlış yüzlere sahibiz
So yeah, we're going down
Bu yüzden evet dibe batıyoruz

All the right moves, hey
Bütün doğru hareketler, hey
Yeah, we're going down
Evet dibe batıyoruz

All the right moves, hey
Bütün doğru hareketler, hey
Yeah, we're going down
Evet dibe batıyoruz

19 Mayıs 2010 Atletico Madrid - Sevilla Maçı (Goller-Özet)

19 Mayıs 2010 Atletico Madrid - Sevilla Maçı (Goller-Özet)

Maç sonucu Atletico Madrid 0 - Sevilla 2.

0-1 Diego Capel (6')


0-2 Jesus Navas (90')

Greyson Chance - Paparazzi (Türkçe Çeviri)

 
youtube'da 2 günde 360 bin kez izlenmiş bu çocuk, bir justin bieber daha geliyor.

Greyson Chance - Paparazzi İzle/Dinle

Greyson Chance - Paparazzi (Türkçe Çeviri)

We are the crowd, we're c-comin' out
Kalabalığız,ortaya çıkıyoruz
Got my flash on, it's true
Işık tutuyorum bu doğru
Need that picture of you
Senin resmine ihtiyacım var
It so magical, we'd be so fantastical
Bu çok sihirli, çok sihirli olmak istiyoruz

Leather and jeans, garage glamorous
Deri ve ceketler,garaj ışıltısı
Not sure what it means
Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum
But this photo of us it don't have a price
Ama bizim resmimizin bir fiyatı yok
Ready for those flashing light
Flash ışıkları için hazırlan
'Cause you know that baby, I
Çünkü bunu biliyorsun bebek, ben

I'm your biggest fan, I'll follow you until you love me
Ben senin en büyük hayranınım, beni sevene kadar seni takip edeceğim
Papa, paparazzi
Paparazi
Baby, there's no other superstar, you know that I'll be
Bebek orada başka süper star yok biliyorsun ben olacağım
Your papa, paparazzi
Senin paparazin

Promise I'll be kind
Söz veriyorum nazik olacağım
But I won't stop until that boy is mine
Ama bu çocuk benim olana kadar durmayacağım
Baby, you'll be famous, chase you down until you love me
Bebek ünlü olacaksın, beni sevene kadar seni takibe devam edeceğim
Papa, paparazzi
Paparazi

I'll be your girl backstage at your show
Şovunda perde arkasında senin kızın olacağım
Velvet ropes and guitars
Kadife ipler ve gitarlar
Yeah, cause you're my rock star in between the sets
Evet set arasında benim rock starımsın
Eyeliner and cigarettes
Göz kalemi ve sigaralar

Shadow is burnt, yellow dance and we turn
Gölge yandı, sarı dans ve dönüyoruz
My lashes are dry, purple teardrops I cry
Kirpiklerim kuru mor göz yaşları ağlıyorum
It don't have a price, loving you is cherry pie
Bir fiyatı olması gerekmez seni seviyorum vişneli kekim

'Cause you know that baby, I
Çünkü bunu biliyorsun bebek, ben

I'm your biggest fan, I'll follow you until you love me
Ben senin en büyük hayranınım, beni sevene kadar seni takip edeceğim
Papa, paparazzi
Paparazi
Baby, there's no other superstar, you know that I'll be
Bebek orada başka süper star yok biliyorsun ben olacağım
Your papa, paparazzi
Senin paparazin

Promise I'll be kind
Söz veriyorum nazik olacağım
But I won't stop until that boy is mine
Ama bu çocuk benim olana kadar durmayacağım
Baby, you'll be famous, chase you down until you love me
Bebek ünlü olacaksın, beni sevene kadar seni takibe devam edeceğim
Papa, paparazzi
Paparazi

Christina Aguilera – I Hate Boys (Türkçe Çeviri)


Christina Aguilera'nın 4 haziranda çıkacak olan albümünden bir parça. Şarkının 30 saniyelik bölümü yayınlandı sadece, tamamı yayınlanınca tüm sözler eklenecek.

Christina Aguilera – I Hate Boys (Türkçe Çeviri)

I hate boys, but boys love me
Erkeklerden nefret ederim ama onlar beni sever
I think they suck and my friends agree
Onların sıktığını düşünürüm ve arkadaşlarım da öyle düşünür
I hate boys, but boys love me
Erkeklerden nefret ederim ama onlar beni sever
Hey-ey-ey-ey
I hate boys
Erkeklerden nefret ederim

If you hate the boys
Erkeklerden nefret ederim
I said, if you hate the boys [I said]
Dedim ki; erkeklerden nefret ederseniz
We would all be happy [all be happy]
Hepimiz mutlu olabilirdik

Christina Aguilera – You Lost Me (Türkçe Çeviri)


Christina Aguilera'nın 4 haziranda çıkacak olan albümünden bir parça.

Christina Aguilera – You Lost Me Dinle


Christina Aguilera – You Lost Me (Türkçe Çeviri)

Words surrendered, thoughts postponed.
Kelimeler teslim oldu, düşünceler ertelendi.
We're together, yet alone
Beraberdik, şimdi yalnızız
And you won't even offer your hand.
Ve bir daha asla elini uzatmayacaksın.

We used to care so physically
Fiziksel olarak çok dikkat ederdik
Our hearts entwined so spiritually
Kalplerimiz ruhen birbirine dolandı
And you were giving love like a man.
Ve sen adam gibi sevgi veriyordun.

But I cannot lie.
Yalan söyleyemem.
I always knew the mission.
Görevi her zaman biliyordum.
But, still I would try,
Ama hala deneyebilirim,
To give in to a love
Aşka boyun eğmek için
I knew someday you'd be ditching.
Bir gün bırakacağını biliyordum.
And though I'll never look back, in regret on the times when I lost my sanity.
Ve asla geriye bakmayacağım halde, muhakeme gücümü kaybettiğim zamanlara pişmanım.
Boy, you've got me beat. You lost me.
Beni yıktın. Beni kaybettin.

I've never been one for love.
But, you changed my heart and I thank you kindly for your contribution.
Ama sen benim kalbimi değiştirdin ve katkın için sana nazikçe teşekkür ederim.
Been beaten down my lies
Yalanlarım yenik düştü
Then you gave my life the perfect retribution.
Sonra sen hayatıma büyük intikamı verdin.

But, your time came up, you had enough.
Ama senin zamanında geldi, gına getirdin,
And like all the others you had to flee.
Ve tüm diğerleri gibi sen de sıvışmalıydın.

But I cannot lie.
Yalan söyleyemem.
I always knew the mission.
Görevi her zaman biliyordum.
But, still I would try,
Ama hala deneyebilirim,
To give in to a love
Aşka boyun eğmek için
I knew someday you'd be ditching.
Bir gün bırakacağını biliyordum.
And though I'll never look back, in regret on the times when I lost my sanity.
Ve asla geriye bakmayacağım halde, muhakeme gücümü kaybettiğim zamanlara pişmanım.
Boy, you've got me beat. You lost me.
Beni yıktın. Beni kaybettin.

I won't ever live another day
Kendime en ufak bir pişmanlıkla
Regretting any part of me.
Bir gün daha yaşayamam.
I realize now, I'm more a man, than anyone that has had a chance to me.
Şimdi fark ediyorum, benim gibi bir şansa sahip olanlardan daha adamım.
It was you who brought me to my knees, but I rose above it.
Bana diz çöktüren sendin, ama üstesinden geldim.
God I love it.
Tanrım, onu seviyorum.
And forever I will be.
Ve sonsuza dek seveceğim.

But I cannot lie.
Yalan söyleyemem.
I always knew the mission.
Görevi her zaman biliyordum.
But, still I would try,
Ama hala deneyebilirim,
To give in to a love
Aşka boyun eğmek için
I knew someday you'd be ditching.
Bir gün bırakacağını biliyordum.
And though I'll never look back, in regret on the times when I lost my sanity.
Ve asla geriye bakmayacağım halde, muhakeme gücümü kaybettiğim zamanlara pişmanım.
Boy, you've got me beat. You lost me.
Beni yıktın. Beni kaybettin.