Fernando Pessoa: 20. Yüzyılın Yalnızı - Adnan Özer, Rüstem Aslan



2000 yılında Adnan Özer ve Rüstem Aslan'ın yazdığı, Everest Yayınlarından çıkan, 398 sayfalık harika bir inceleme/Biyografi.

Bu kitabı okumamın sebebi şu; geçtiğimiz yıl Meksika Sınırı programında Adnan Özer konuktu ve Fernando Pessoa'dan bahsetti, sonra aşağıdaki olayı anlattı.

"Fransız şair ve çevirmen Remy Dor'dan dinledim. Remy Dor, babasının -ki o da çevirmenmiş- bütün çevirmenlik hayatını bir tek şiiri çevirmeye adadığını söyledi. O şiir de Fernando Pessoa'nın "Tabaceria" (Tütüncü Dükkanı) isimli şiiridir. Remy her basımında yapılan değişikliklerle bitmez gibi görünen bu çabayı saygıyla karşılar, fakat her seferinde itirazda bulunurmuş: Hayır, o dize öyle çevrilmez, bu yorum kısır, şu yorum aşırı türünden. Babası böyle bir uğraş içinde öldüğünde Remy ne yapmış dersiniz?! Şimdi "Tütüncü Dükkanı"nı o çeviriyor. Hem de her basımında değişiklikler yaparak." (Kitabın giriş bölümünde sf: xx)

Kitapta Pessoa'yla ilgili kafalarda oluşan birçok soruya cevap veriliyor. Yaşamı, kimlikleri, seçilen bazı şiirleri ve fotoğrafları bu kitapta bulmak mümkün.

Kitapyurdu

Türkiye'deki en iyi kitap sitesi.

2007'den beri ordan birçok kitap aldım, hiçbir sıkıntı yaşamadım, kitapçılarda arayıpta bulamadığım birçok kitabı ordan temin ettim, maillerime kısa sürede cevap aldım. Diğer birçok kitap sitesinden ve kitapçılardan çok daha ucuza kitap almak mümkün, hele 5-10 kitap falan alınca fark bariz bir şekilde görülebiliyor.

Her siparişte kitap ayraçları göndermeleri de çok güzel. Her ay farklı bir bülten hazırlayıp ücretsiz olarak kargoya ekliyorlar, bunlar basit görünebilir ama müşteri memnuniyeti açısından güzel bir davranış.

Yayınevleri sürekli özel indirimler yapıyor, bazen bir yayıevinden 2 kitap alana bir tane bedava yolluyorlar. İnternetten kitap almak için güzel bir site.

Marcia - Say Ull Be Mine


Marcia - Say Ull Be Mine Official Music Video

Justin Bieber - Never Let You Go (Türkçe Çeviri)


Justin Bieber - Never Let You Go Klip İzle

Justin Bieber - Never Let You Go Dinle


Justin Bieber - Never Let You Go (Türkçe Çeviri)

Oh no, oh no, oh
Oh hayır, oh hayır, oh
They say that hate has been sent
Nefretin gönderildiğini söylüyorlar
So let loose the talk of love
Öyleyse sevgiden konuşmaya izin ver
Before they outlaw the kiss
Onlar öpmeyi yasadışı ilan etmeden önce
Baby give me one last hug (last hug, last hug)
bebeğim son bir kez sarıl bana

There's a dream that I've been chasing
Takip ettiğim bir rüya var
Want so badly for it to be reality
Gerçek olmasını çok istiyorum
And when you hold my hand then I understand
Ve sen elimi tuttuğunda, ben
That it's meant to be
öyle olması gerektiğini anlıyorum

'Cause baby when you're with me
Çünkü bebeğim sen benimleyken
It's like an angel came by (oh)
Bir melek elde etmiş ve
And took me to heaven
Ve beni cennete götürmüş gibi oluyor
(Like you took me to heaven, girl)
(Beni cennete götürmüşsün gibi, güzelim)
'Cause when I stare in your eyes
çünkü gözlerine baktığımda
It couldn't be better
Daha iyi olamazdı
(I don't want you to go, oh no, so)
(gitmeni istemem, oh hayır)

Let the music blast
Bırak müzik patlasın
We gon' do our dance
Biz dansımızı edelim
Bring the doubters on
Şüphelere sebep ol
They don't matter at all
Hiç sorun olmazlar
'Cause this life's too long
Çünkü bu hayat çok uzun
And this love's too strong
Ve bu aşk çok güçlü
So baby, know for sure
Öyleyse bebeğim,
That I'll never let you go
Gitmene izin vermeyeceğimi adın gibi bil

I got my favorite girl
Gözde kızıma sahibim
Not feeling no pain, no fear
Acı ve korku hissetmiyorum
Don't have a care in the world
Dünyada dikkat edecek bir şey yok
Why would I when you are here?
Sen buradayken ben neden
There's a moment I've been chasing
Takip ettiğim bir dakika var
And I finally caught it out on this floor (this floor, this floor)
ve sonunda bu katta onu meydana çıkardım

Baby, there's no hestitation
Bebeğim tereddüt yok
No reservation
Çekince yok
By taking a chance and more
Tehlikeye atılmak ve fazlası için

Oh no, because
Oh hayır, çünkü
It's like an angel came by (oh)
Bir melek elde etmiş ve
And took me to heaven
Ve beni cennete götürmüş gibi oluyor
(Like you took me to heaven, girl)
(Beni cennete götürmüşsün gibi, güzelim)
'Cause when I stare in your eyes
çünkü gözlerine baktığımda
It couldn't be better
Daha iyi olamazdı
(I don't want you to go, oh no, so)
(gitmeni istemem, oh hayır)

Let the music blast
Bırak müzik patlasın
We gon' do our dance
Biz dansımızı edelim
Bring the doubters on
Şüphelere sebep ol
They don't matter at all
Hiç sorun olmazlar
'Cause this life's too long
Çünkü bu hayat çok uzun
And this love's too strong
Ve bu aşk çok güçlü
So baby, know for sure
Öyleyse bebeğim,
That I'll never let you go
Gitmene izin vermeyeceğimi adın gibi bil

It's like an angel came by (oh)
Bir melek elde etmiş ve
And took me to heaven
Ve beni cennete götürmüş gibi oluyor
(Like you took me to heaven, girl)
(Beni cennete götürmüşsün gibi, güzelim)
'Cause when I stare in your eyes
çünkü gözlerine baktığımda
It couldn't be better
Daha iyi olamazdı
(I don't want you to go, oh no, so)
(gitmeni istemem, oh hayır)

Take my hand (take my hand)
Elimi tut
Let's just dance (let's just dance)
Hadi sadece dans edelim
Watch my feet (watch my feet)
Ayaklarımı izle
Follow me (follow me)
Beni takip et
Don't be scared (don't be scared)
Korkma
Girl, I'm here (girl I'm here)
Buradayım güzelim
If you didn't know, (if you didn't know) this is love
bunun aşk olduğunu bilmiyorsan (bilmiyorsan)

Let the music blast
Bırak müzik patlasın
We gon' do our dance
Biz dansımızı edelim
Bring the doubters on
Şüphelere sebep ol
They don't matter at all
Hiç sorun olmazlar
'Cause this life's too long
Çünkü bu hayat çok uzun
And this love's too strong
Ve bu aşk çok güçlü
So baby, know for sure
Öyleyse bebeğim,
That I'll never let you go
Gitmene izin vermeyeceğimi adın gibi bil

So don't fear
Öyleyse korkma
Don't you worry 'bout a thing
Bir şey için endişelenmiyor musun
I am here, right here
Ben buradayım, tam burada
(I'll never let you go)
(Gitmene asla izin vermem)
Don't shed a tear
Gözyaşı dökme
Whenever you need me I'll be here
Bana her ihtiyaç duyduğunda burada olacağım
I'll never let you go
Gitmene izin vermeyeceğimi adın gibi bil

Oh no, oh no, oh
Oh hayır, oh hayır, oh
I'll never let you go
Gitmene izin vermeyeceğim
Oh no, oh no, oh
Oh hayır, oh hayır, oh
I'll never let you go
Gitmene izin vermeyeceğim


Justin Bieber'in Tüm Şarkılarının Çevirileri için Buraya Tıklayın

Hepsine burdan da ulaşabilirsiniz: Justin Bieber - Türkçe Şarkı Sözleri

Etiketler: Justin Bieber - Never Let You Go türkçe sözleri, Justin Bieber - Never Let You Go çeviri, Justin Bieber - Never Let You Go türkçesi, Justin Bieber - Never Let You Go dinle, Justin Bieber - Never Let You Go izle

Justin Bieber - One Less Lonely Girl (Türkçe Çeviri)


Justin Bieber - One Less Lonely Girl Klip izle


Justin Bieber - One Less Lonely Girl Dinle


Justin Bieber - One Less Lonely Girl (Türkçe Çeviri)

How many I told you’s and start overs
Sana kaç defalarca söyledim ve yeniden başlamalar
And shoulders have you cried on before
Ve önceden üzerine ağladığın kollar
How many promises be honest girl
Kaç kere söz verdin, dürüst ol
How many tears you let hit the floor
Kaç gözyaşının yere vurmasına izin verdin
How many bags you packed
Kaç valiz topladın
Just to take ‘em back tell me that
Yalnızca onları geri almak için, anlat bana
How many either or but no more
If you let me inside of your world
Beni kendi iç dünyana davet etsen
There’d be the one less lonely girl
Bir yalnız kız eksik olurdu.

Ohh No
Saw so many pretty faces before I saw you you
Seninkini görmeden birçok güzel yüz gördüm
Now all I see is you
Şimdi tek gördüğüm sensin
Ohh No
Ohh hayır
Don't need these other pretty faces
Diğer güzel yüzlere gerek yok
‘cause when you’re mine in this world
Çünkü sen benim oldukça
There's gonna be one less lonely girl
Bu dünya da bir yalnız kız eksik olacak.

One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik
One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik
One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik
There's gonna be one less lonely girl
Bir yalnız kız eksik olacak.

I'm gonna put you first
Seni ilk sıraya koyacağım
I'll show you what you’re worth
Sana, nelere layık olduğunu göstereceğim
If you let me inside your world
Beni kendi iç dünyana davet edersen
there’s gonna be one less lonely girl
Bir yalnız kız eksik olacak.

Christmas wasn’t merry, 14th of February not one of them spent with you
Noel mutlu değildi, 14 şubat seninle geçirdiğim bir gün değildi
how many dinner dates set dinner plates and
Kaç tane akşam yemeği ve yemek tabağı hazırlayıp
he didn’t even touch his food
Yemeklere hiç dokunmadı bile
how many torn photographs saw you taping back
Kaç tane yırtık fotoğraf gördüm yapıştırmaya çalıştığın
tell me that couldn’t see an open door
Bana hiç açık kapı göremediğini söyle
but no more
Ama artık yok
If you let me inside of your world
Beni kendi iç dünyana davet edersen

Ohh No
Ohh hayır
Don't need these other pretty faces
Diğer güzel yüzleri görmeye gerek yok
‘cause when you’re mine in this world
Çünkü sen benim oldukça
There's gonna be one less lonely girl
Bu dünya da bir yalnız kız eksik olacak.
One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik
One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik
One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik
There's gonna be one less lonely girl
Bir yalnız kız eksik olacak.
I'm gonna put you first
Seni ilk sıraya koyacağım
I'll show you what you’re worth
Sana, nelere layık olduğunu göstereceğim
If you let me inside your world
Beni kendi iç dünyana davet edersen

I can fix up your broken heart
Kırılan kalbini onarabilirim
I can give you a brand new start
Sana yepyeni bir başlangıç verebilirim
I can make you believe, (yeah)
Seni inandırabilirim ,(evet)
I just wanna set one girl free to fall,
Ben sadece bir kızı düşmek için özgür bırakabilirim
free to fall,
düşmek için özgür bırakabilirim
she's free to fall
o düşmek için özgür
fall in love
aşka düşmek için
with me
benimle

my hearts locked and nowhere to get the key
Kalbim kitlendi ve anahtar alacak yer yok
I’ll take you and leave the world with one less lonely girl
Seni alıp dünyayı terk edeceğim bir yalnız kız eksikle

There's gonna be one less lonely girl
Bir yalnız kız eksik olacak.
One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik
There's gonna be one less lonely girl
Bir yalnız kız eksik olacak.
One less lonely girl
Bir yalnız kız eksik


 Facebookta paylaşabilir ve yorum yazabilirsiniz :)

Yardımları için seslisozluk’teki arkadaşlara teşekkür ederim.

ilk iki satır biraz garip olduysa hata bende :)

Justin Bieber - Stuck In The Moment (Türkçe Çeviri)


Justin Bieber - Stuck In The Moment Dinle


Justin Bieber - Stuck In The Moment (Türkçe Çeviri)

With you,
Seninle
With you,
Seninle
I wish we had another time,
Keşke daha vaktimiz olsaydı
I wish we had another place...
Keşke başka yerimiz olsaydı

Now Romeo & Juliet,
Şimdi Romeo ve Juliet,
They could never felt the way we felt,
Onlar asla bizim gibi hissedemezdi
Bonnie & Clyde,
Bonnie ve Clyde,
Never had the highlight,
Bizim yaptığımız önemli şeyi yapamazdı
We do,
Bizim yaptığımız
We do...
Bizim yaptığımız

You and i both know it can't work,
İkimizde bunun yürüyemeyeceğini biliyoruz
It's all fun and games,
Yaşadıklarımız, hep eğlence ve oyun
'til someone gets hurt,
birileri incinene kadar
And i don't,
Ve ben incinmiyorum
I won't let that be you...
ve incinenin sen olmana izin veremem

Now you don't wanna let go,
Şimdi sen bitmesini istemiyorsun
And i don't wanna let you know,
Ve ben bilmene izin vermiyorum
There might be something real between us two, who knew?
İkimizin arasında bir şeyler olmalı, kim bilir?
Now we don't wanna fall but,
Düşmek istemiyoruz ama
We're tripping in our hearts and it's reckless and clumsy,
Yüreğimizle kandırıyoruz ve bu pervasız ve acemice
'cause i know you can't love me here...
çünkü beni burada sevemeyeceğini biliyorum

I wish we had another time,
Keşke daha vaktimiz olsaydı
I wish we had another place...
Keşke başka yerimiz olsaydı
But everything we have is stuck in the moment,
Ama sahip olduğumuz her şey zamana takıldı
And there's nothing my heart can do (Can Do),
Ve kalbimin yapabileceği hiçbir şey yok (yapabileceğim)
To fight with time and space 'cause,
Zamanla ve boşlukla dövüşmek
I'm still stuck in the moment with you...
seninle zamana takıldım

See like Adam & Eve,
Adam ve Eve gibi görünüyor
Tragedy was a destiny,
Trajedi bir kaderdi.
Like Sunny & Cher,
Sunny ve Cher gibi,
I don't care,
Umursamıyorum,
I got you baby...
Sana sahip oldum bebeğim…

See we both,
İkimize bak
Fightin' every inch of our fiber,
'cause in a way,
It's gonna end right but,
Aşkımız bitecek ama
We are both too foolish to stop...
İkimizde durmayacak kadar aptalız…

Now you don't wanna let go,
Şimdi sen bitmesini istemiyorsun
And i don't wanna let you know,
Ve ben bilmene izin vermiyorum
There might be something real between us two, who knew?
İkimizin arasında bir şeyler olmalı, kim bilir?
Now we don't wanna fall but,
Düşmek istemiyoruz ama
We're tripping in our hearts and it's reckless and clumsy,
Yüreğimizle kandırıyoruz ve bu pervasız ve acemice
And i know you can't love me here...
ve beni burada sevemeyeceğini biliyorum

I wish we had another place...
Keşke yerimiz olsaydı
But everything we have is stuck in the moment,
Ama sahip olduğumuz her şey zamana takıldı
And there's nothing my heart can do (Can Do),
Ve kalbimin yapabileceği hiçbir şey yok (yapabileceğim)
To fight with time and space 'cause,
Zamanla ve boşlukla dövüşmek
I'm still stuck in the moment with you...
seninle zamana takıldım

See like,
Gibi görünüyor,
Just because this cold cold world saying we can't be,
Çünkü sadece bu soğuk, soğuk dünya olamayacağımızı söylüyor,
Baby, we both have the right to decide we,
Bebeğim, ikimizinde bizi düşünmek için hakkı var,
And i ain't with it,
And i don't wanna be so old and grey,
ve çok yaşlı ve sıkıntılı olmak istemiyorum,
And it isn't 'bout these better days,
Ve bu, şimdiki iyi günler yüzünden değil.
But convince just telling us to let go,
ama sadece ikna bize ayrılmamızı söylüyor
So we'll never know...
Ve asla bilemeyeceğiz…

I wish we had another time,
Keşke daha vaktimiz olsaydı
I wish we had another place...
Keşke yerimiz olsaydı
'cause everything we did,
Çünkü yaptığımız her şey,
And everything we have is stuck in the moment,
Ve sahip olduğumuz her şey zamana takıldı
Yeahhh...
Evet…

I wish we had another time,
Keşke daha vaktimiz olsaydı
I wish we had another place...
Keşke yerimiz olsaydı
But everything we have is stuck in the moment,
Ama sahip olduğumuz her şey zamana takıldı
And there's nothing my heart can do
Ve kalbimin yapabileceği hiçbir şey yok
To fight with time and space 'cause,
Zamanla ve boşlukla dövüşmek
I'm still stuck in the moment with you...
Hala seninle zamana takılıyım…
Yeah,
Whoa whoa...


Justin Bieber - Pick Me (Türkçe Çeviri)


Justin Bieber - Pick Me Dinle

Justin Bieber - Pick Me (Türkçe Çeviri)

Woah oh yeah
(Woah oh yeah)
Eh Eh
Woah oh oh oh yeah
You’re the finest girl i’ve ever seen
Sen gördüğüm en iyi
And i wanna do you know this
Ve en çok istediğim kızsın bunu biliyor musun
Every guy you meet ends up having feelings for ya
Tanıştığın her erkek sana karşı bir şeyler hissediyor
You can have any of ‘em
İstediğini elde edebilir
You can take your pick
İstediğini seçebilirsin
But you need to check with me
Ama bana uymalısın
Girl I promise I
Sana söz veriyorum
I can take ya to the movies
Seni sinemaya götürebilirim
We’ll be there holding hands
Orada el ele tutuşuruz
I’ll walk you home from school
Seni okuldan eve bırakırım
I’ll walk you to your classes
Seni sınıfına götürürüm
Playing my 360 yeah you’ll be my best friend
360’ımla oynarız evet, en iyi arkadaşım olursun (360 oyuncak gibi birşey)
But most of all baby doll you’ll be my love love love
Ama her şeyden önce bebeğim, benim sevgilim olacaksın sevgilim sevgilim

You should be pick me
Beni seçmelisin
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’m everything you need
İhtiyacın olan herşeyinim
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’ll always be your number one number one fan
Her zaman senin bir numaralı, bir numaralı hayranın olacağım
And i should be your one and only man
Ve ben senin bir numaran ve tek erkeğin olmalıyım
You should pick me
Beni seçmelisin
Tell me can you dig it
Bana, bundan hoşlanacağını söyle
Think of how good that it could be girl
Ne kadar güzel olabileceğini düşün
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’ll always be your number one number one fan
Her zaman senin bir numaralı, bir numaralı hayranın olacağım
And i should be your one and only man
Ve ben senin bir numaran ve tek erkeğin olmalıyım
You should pick me
Beni seçmelisin

Yeah you should pick me girl
Evet beni seçmelisin
You’re my favorite part of the day
Günümün en gözde yanısın
And every morning i look forward to seeing your face
I just need to see it some more
Sadece biraz daha görmeye ihtiyacım var
Baby I’m the kind of guy who could appreciate a girl as
Amazing as you
So you gotta be my baby yeah
Bu yüzden benim bebeğim olmalısın evet
Yeah we’ll already be chillin at the beach


I’ll take you on a cruise we’ll sit while we be eating
Yemek yerken seni gemi gezisine götüreceğim
You can do anything you want girl i’ll be your best friend
İstediğin her şeyi yapabilirsin, senin en iyi arkadaşın olacağım
But most of all baby doll you’ll be my love love love
Ama her şeyden önce bebeğim, benim sevgilim olacaksın, sevgilim, sevgilim

You should be pick me
Beni seçmelisin
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’m everything you need
İhtiyacın olan herşeyinim
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’ll always be your number one number one fan
Her zaman senin bir numaralı, bir numaralı hayranın olacağım
And i should be your one and only man
Ve ben senin bir numaran ve tek erkeğin olmalıyım
You should pick me
Beni seçmelisin
Tell me can you dig it
Bana, bundan hoşlanacağını söyle
Think of how good that it could be girl
Ne kadar güzel olabileceğini düşün
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’ll always be your number one number one fan
Her zaman senin bir numaralı, bir numaralı hayranın olacağım
And i should be your one and only man
Ve ben senin bir numaran ve tek erkeğin olmalıyım
You should pick me
Beni seçmelisin

If that other guy make you happy
Eğer başka bir erkek seni mutlu ederse
We should fly somethin’
We can run the sky swagger
The one that makes you laugh
The one that has your back
The one who would rather die
Than make you sad


You should be pick me
Beni seçmelisin
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’m everything you need
İhtiyacın olan herşeyinim
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’ll always be your number one number one fan
Her zaman senin bir numaralı, bir numaralı hayranın olacağım
And i should be your one and only man
Ve ben senin bir numaran ve tek erkeğin olmalıyım

You should be pick me
Beni seçmelisin
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’m everything you need
İhtiyacın olan herşeyinim
So tell me can you dig it
Hadi söyle bana bundan hoşlanır mısın
I’ll always be your number one number one fan
Her zaman senin bir numaralı, bir numaralı hayranın olacağım
And i should be your one and only man
Ve ben senin bir numaran ve tek erkeğin olmalıyım
You should pick me
Beni seçmelisin

Pick me
Beni seç
You should pick me
Beni seçmelisin

Woah oh oh yeah
(Woah oh oh yeah)
Eh Eh
Woah oh oh oh yeah

Çeviremediğim yerler oldu, böyle yayınlamak istemezdim, mazur görün.

Mariza - Recusa (Türkçe Çeviri)







Mariza - Recusa (Türkçe Çeviri)

Se ser fadista e ser lua
Fado şarkıcısı olmak ay ise
E perder o sol de vista
Güneşi kaybetmekse
Ser estatua que se insinua
Kendini heykele çevirmekse
Entao eu nao sou fadista.
O zaman ben bir fado şarkıcısı değilim

Se ser fadista e ser triste
Fado şarkıcısı olmak üzgün olmaksa
E ser lagrima prevista
Gözyaşı dökmek ise
Se por magoa o fado existe
Eğer fado incitmek ve yaralamak için çıktıysa
Entao eu nao sou fadista.
O zaman ben bir fado şarkıcısı değilim

Se ser fadista e, no fundo,
Fado şarkıcısı olmak
Uma palavra trocista
Sondaysa, tahkir etme ifadesiyse
Rocando as bocas do mundo
İnsanların ağzına bakmaksa
Entao eu nao sou fadista
O zaman ben bir fado şarkıcısı değilim

Mas se e partir a conquista
Ama eğer ihmal edilmiş şiirlerin
De tanto verso ignorado
Fethini başlatmaksa
Entao eu nao sou fadista
O zaman ben bir fado şarkıcısı değilim
Eu sou mesmo o proprio fado!

( en sonu çözemedim :S ) (şakı ingilizce çeviriden tercüme edilmiştir)

Mariza - Meu Fado Meu (Türkçe Çeviri)


Mariza - Meu Fado Meu Dinle


Mariza - Meu Fado Meu (Türkçe Çeviri)

I bring a fado into my song
Şarkıma bir fado getirdim
I sing the night until it turns to day
Gece, sabaha kadar (şarkı) söyledim
I bring my people’s tears
Halkımın gözyaşlarını
Into my song Mouraria
Mouraria şarkımla dillendirdim

I have a yearning for myself
Kendim için
For my most beloved of loves
En sevilen aşklarım için bir özlemim var
I sing of a land without end
Bitmeyen bir yeri söyledim
The sea, the earth, my fado
Denizi, yeryüzünü, fado’mu

My own fado
Benim fadom

About me I miss only myself
Kendimle ilgili sadece kendimi
Mistress of my life
Hayatımın kadınını özledim
About the dream, I say it is mine
Rüya hakkında, o benim derim
And find myself born already
Ve kendimi çoktan doğmuş bulurum

I bring a fado into my song
Şarkıma bir fado getirdim
It comes shielded in my soul
Ruhuma korunmuş geliyor
It comes from inside my own wonder
İçerden, kendi merakımdan geliyor
In search of my fado
Fado’mu aramaktan

My own fado
Benim fadom

Bu Yazı x Kere Okundu

Blog yazıları kaç kere okunmuş diye merak ediyordum, bir uygulama ekledim ancak bugünden önceki sayıları göstermiyor. Artık önümüzdeki maçlara bakacaz.

Blogger yazılarım kaç kere okundu diye merak ediyorsanız, okuyoruz.biz adresine girip blogunuza ekleyebilirsiniz.

Portekizce Dersleri (11 Ders Bir Arada)



Portekizce öğrenmeye yeni başlayanlar için Earworms Rapid Portuguese programının notlarını Türkçe'ye çevirdim. Portekizce öğrenmek isteyenler için Türkçe kaynak sıkıntısı var, birilerinin işine yararsa ne mutlu bana :)

Portekizce Dersleri (1) (Earworms Rapid Portuguese)

Portekizce Dersleri (2) (To order - Sipariş)

Portekizce Dersleri (3) (Have you got…? - ... var mı?)

Portekizce Dersleri (4) (Hava Alanı)

Portekizce Dersleri (5) (Sayılar)

Portekizce Dersleri (6) (Günler)

Portekizce Dersleri (7) (... Var mı?)

Portekizce Dersleri (8) (Yönler)

Portekizce Dersleri (9) (Nerede? Saat Kaçta?)

Portekizce Dersleri (10) (Sorunlar, Problemler)

Portekizce Dersleri (11) İngilizce Biliyor musun(uz)?

Alıntı yapacaklar kaynak gösterirse memnun olurum.

Etiketler: Portekizce Dersleri, Portekizce öğren, portekizce öğrenmek istiyorum, bedava Portekizce öğren, internetten portekizce çalış, bedava portekizce dersleri

Portekizce Dersleri (11) İngilizce Biliyor musun(uz)?

11. Ders
İngilizce Biliyor musun(uz)?



Türkçe
Portekizce
günaydın
Bom dia.
iyi günler/tünaydın
Boa tarde.
nasılsın(ız)?
Como está?
ingilizce biliyor/konuşuyor musun(uz)?
Fala inglês?
biliyor/konuşuyor musun(uz)?
Fala…?
portekizce bilmiyorum
Eu não falo português.
benim adım …
Chamo-me...
anlamadım
Não compreendo.
daha yavaş lütfen
Mais devagar, por favour.
(o) zor
É difícil.
(o) kolay değil
Não é fácil.
bu nedir?
O que é isto?
bir dondurmaya ne dersin?
Que tal um gelado?
tamam, neden olmasın?
OK, porque não?
sever misin?
Gosta?
evet, (çok) severim
Sim, eu gosto (muito).
görüşmek üzere/görüşürüz - hoşça kal
Até a vista - adéus.
yarın görüşürüz
Até amanha.


Etiketler: Portekizce Dersleri, Portekizce öğren, portekizce öğrenmek istiyorum, Portekizce öğren, portekizce biliyor musunuz

Portekizce Dersleri (10) (Sorunlar, Problemler)

Ders 10
Sorunlar, Problemler




Türkçe
Portekizce
benim …m var
(Eu) tenho...
bir problem
uma problema

buzdolabı
o frigorífico
kameramı kaybettim
Perdi a minha máquina fotográfica.
kaybettim
Perdi...
kameramı
a minha* - máquina fotográfica
pasaportumu
o meu** - passaporto
cüzdanımı
a minha carteira
bu o mu?
É esta?
evet, benim.
Sím, é a minha. / Sim, é o meu.
…ya ihticayım var
Preciso de...
pullar
selos
yara bandı
pensos rápidos
güneş kremi
creme solar
asprin
aspirinas
karın ağrısı
a dôr de - estômago
baş ağrısı
a dôr de cabeça
baş/kafa
cabeça


Etiketler: Portekizce Dersleri, Portekizce öğren, portekizce öğrenmek istiyorum, Portekizce öğren, portekizce problemler, sorunlar

Justin Bieber - Eenie Meenie (Türkçe Çeviri)


Justin Bieber - Eenie Meenie Dinle

Sean Kingston & Justin Bieber - Eenie Meenie (Türkçe Çeviri)

(Sean)
Eenie meenie miney mo
Catch a bad chick by her toe
Kötü bir kızı parmağından yakala
If she holla (if, if, if she holla) let her go
Eğer bağırırsa (eğer,eğer, eğer bağırırsa) gitmesine izin ver

Shes indecisive
Kız kararsız
She cant decide
Karar veremiyor
She keeps on lookin
Bakmaya devam ediyor
From left to right
Soldan sağa

Girl, cmon get closer
Güzelim, hadi yaklaş
Look in my eyes
Gözlerime bak
Searchin is so wrong
Aramak çok yanlış
Im Mr. Right
Ben “Bay Doğru”yum

You seem like the type
Sevip ayrılacak
To love em and leave em
Ve tam bu şarkıdan sonra ortadan kaybolacak
And disappear right after this song.
Tiplere benziyorsun.
So give me the night
Geceyi bana ver
To show you, hold you
Sana göstermem ve seni tutmam için
Dont leave me out here dancin alone
Beni burada dans ederken unutma

You cant make up your mind, mind, mind, mind, mind
Karar veremiyorsun, veremiyorsun, veremiyorsun
Please dont waste my time, time, time, time, time
Lütfen beni oyalama, oyalama, oyalama, oyalama,
Im not tryin to rewind, wind, wind, wind, wind
Geri sarmaya çalışmıyorum, geri sarmaya, geri sarmaya
I wish our hearts could come together as one
Keşke kalplerimiz birleşip tek olsa

Cause shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova

(Justin)
Let me show you what your missin
Neyin eksik sana göstereyim
Paradise
Cennet
With me youre winning girl
Benimleyken kazanansın
You dont have to roll the dice
Zar atmak zorunda değilsin

Tell me what youre really here for
Aslında neden burada olduğunu söyle
Them other guys?
Diğer çocuklar için mi?
I can see right through ya
Senden dolayı doğru göremiyorum

You seem like the type
Sevip ayrılacak
To love em and leave em
Ve tam bu şarkıdan sonra ortadan kaybolacak
And disappear right after this song.
Tiplere benziyorsun.
So give me the night
Geceyi bana ver
To show you, hold you
Sana göstermem ve seni tutmam için
Dont leave me out here dancin alone
Beni burada dans ederken unutma

Cant make up your mind
Karar veremiyorsun
Please dont waste my time
Lütfen beni oyalama
Not tryin to rewind
Geri sarmaya çalışma
I wish our hearts could come together as one
Keşke kalplerimiz birleşip tek olsa

Cause shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova

(Sean)
Eenie meenie miney moe
Catch a bad chick by her toe
Kötü bir kızı parmağından yakala
If she holla (if, if, if she holla) let her go
Eğer bağırırsa (eğer,eğer, eğer bağırırsa) gitmesine izin ver
Eenie meenie miney moe
Catch a bad chick by her toe
Kötü bir kızı parmağından yakala
If she holla (if, if, if she holla) let her go
Eğer bağırırsa (eğer,eğer, eğer bağırırsa) gitmesine izin ver

Shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova
Shorty is a eenie meenie miney mo lova

Cant make up your mind
Karar veremiyorsun
Please dont waste my time
Lütfen beni oyalama
Not tryin to rewind
Geri sarmaya çalışma
I wish our hearts could come together as one
Keşke kalplerimiz birleşip tek olsa

Çeviri: http://mckahveci.blogspot.com/

Justin Bieber'in Tüm Şarkılarının Çevirileri için Buraya Tıklayın

Hepsine burdan da ulaşabilirsiniz: Justin Bieber - Türkçe Şarkı Sözleri

Cristian Tarcea - Dance With Me Tonight (Türkçe Çeviri)


Cristian Tarcea - Dance With Me Tonight  (Türkçe Çeviri)

Dance with me tonight
Bu gece benimle dans et
I wanna hold you tight..
Seni sıkıca tutmak istiyorum
And move it to the light..
Ve onu aydınlığa taşımayı (burası pek olmadı)
My song will make your night
Şarkım geceni yapacak
You're mine you are so bright
Benimsin, çok renklisin

Çeviri: http://mckahveci.blogspot.com/

Fly Project – Mandala (Türkçe Çeviri)


Fly Project – Mandala (Türkçe Çeviri)

O male mandala
O male mandala
Male mandala!
O male mandala
O male mandala
Male mandala!
(wake up!)
(Uyan!)
O male mandala
O male mandala
Male mandala!
O male mandala
O male mandala
Male mandala!

I can see you
Seni görüyorum
Everywhere
Her yeri
Let me see your hands in the air
Ellerinizi havada göreyim
One million people
Bir milyon insanı
Of the world
Dünyanın
Party people
Partidekiler
 Of my shoulder! (x2)
Destekçim!

O male mandala
O male mandala
Male mandala!
O male mandala
O male mandala
Male mandala!

(wake up!)
(Uyan!)

One million hands in the air I can see
Havada bir milyon eli görebiliyorum
This is what I'm waiting for
İşte bunu bekliyorum
One million ladies all over me
Her yerden bir milyon kadın
This is what I'm waiting for
İşte bunu bekliyorum
One million people watching the sky
Bir milyon kişi gökyüzünü seyrediyor
This is what I'm waiting for
İşte bunu bekliyorum
One million people taking me high
Bir milyon kişi beni yüceltiyor
This is what I'm waiting for!
İşte bunu bekliyorum

O male mandala
O male mandala
Male mandala!
O male mandala
O male mandala
Male mandala!

Takipçilerin Kim?



Facebook'ta "Seni kimler takip ediyor?" diye bir uygulama var. 1 milyon olmaya çalışan abuk subuk gruplar gibi değil, gerçekten çalışıyor. Profili bir açıyorsun X kişisi takipçilerini deşifre etti. (burada bir parantez açıyoruz; ne kadar meraklısınız arkadaş ya, kim baktıysa baktı, baktı da ne oldu yani??) Çaat; bir bakıyorsun adın listede. Bazı kişilerde enterasan bir yaklaşım var, "profilime bakanlar bana kesin yazıyor" diye. Arkadaşım güzel birşeyler paylaşıyorsan profiline girip bakıyoruz nedir, ne değildir diye. Hatta çok güzel bir şeyse ertesi gün "lan çok komikti be" diye o profile girip bir daha bakıyoruz. Amma ve lakin yazmıyoruz arkadaşım. Yazacak olsak öküz trene bakar gibi profile bakmayız. Paylaşılan şeylere bakmaya korkar olduk artık, yapmayın gözünüzü seveyim :S

Biterken Pussycat Dolls'tan Feelin' Good çalıyordu.

Justin Bieber – Overboard (Türkçe Çeviri)



Justin Bieber – Overboard (Türkçe Çeviri)

(Jessica)
It feels like we've been out at sea, whoa
Sudan çıkmış gibi görünüyoruz
So back and forth that's how it seems, whoa
Geçmiş ve gelecek olduğu gibi görünüyor
And when I wanna talk you say to me
Ve ne zaman seninle konuşmak istesem, bana
That if it's meant to be it will be
“eğer olacaksa olur” diyorsun
Whoa oh no
Whoa oh hayır
So crazy is this thing we call love
Aşk dediğimiz bu şey çok çılgınca
And now that we've got it we just can't give up
Ve şimdi ona sahip olduğumuzda onu bırakamıyoruz
I'm reaching out for you
Sana uzanmaya çalışıyorum
Got me out here in the water
Beni burada sudan çıkarıyor
And I
Ve ben

I'm overboard
Gemiden denize düştüm
And I need your love
Ve senin sevgine muhtacım
Pull me up
Beni yukarı çek
I can't swim on my own
Yalnız başıma yüzemiyorum
It's too much
Çok zor
Feels like I'm drowning without your love
Senin sevgin olmadan boğulacak gibiyim
So throw yourself out to me
Bu yüzden kendini benim için at
My lifesaver
koruyucu meleğim
(Lifesaver, oh lifesaver)
(koruyucu meleğim, oh koruyucu meleğim)
My lifesaver
koruyucu meleğim
(Lifesaver, oh lifesaver)
(koruyucu meleğim, oh koruyucu meleğim)
Whoa

(Justin)
I never understood you when you'd say, whoa
Seni hiç anlamadım,
Wanted me to meet you halfway, whoa
Ortada buluşmak istediğini söylediğinde
Felt like I was doing my part
Bana düşeni yaptığımı sandım
You kept thinking you were coming up short
Sen az geldiğini anladın
It's funny how things change cause now I see
Olayların değişimi çok komik, şimdi görmemi sağladı
Oh whoa
So crazy is this thing we call love
Aşk dediğimiz bu şey çok çılgınca
And now that we've got it we just can't give up
Ve şimdi ona sahip olduğumuzda onu bırakamıyoruz
I'm reaching out for you
Sana uzanmaya çalışıyorum
Got me out here in the water
Beni burada sudan çıkarıyor
And I
Ve ben

I'm overboard
Gemiden denize düştüm
And I need your love
Ve senin sevgine muhtacım
Pull me up (Pull me up)
Beni yukarı çek (Beni yukarı çek)
I can't swim on my own
Yalnız başıma yüzemiyorum
It's too much (it's too much)
Çok zor (Çok zor)
Feels like I'm drowning (ohh)
Boğulacak gibiyim (ohh)
Without your love
Senin aşkın olmadan
So throw yourself out to me
Bu yüzden kendini benim için at
My lifesaver
Koruyucu meleğim


Oh
It's supposed to be some give and take I know
Bildiğim kadarıyla biraz vermeli ve almalı
But you're only taking and not giving anymore
Ama artık sen sadece alıyorsun ve vermiyorsun
So what do I do
Öyleyse ben ne yaparım
‘Cause I still love you
Çünkü seni hala seviyorum
(I still love you baby)
(seni hala seviyorum bebeğim)
And you're the only one who can save me
ve beni kurtaracak tek kişi sensin
Whoa, whoa, whoa, oh

I'm overboard
Gemiden denize düştüm
And I need your love
Ve senin sevgine muhtacım
Pull me up (Pull me up)
Beni yukarı çek (Beni yukarı çek)
I can't swim on my own
Yalnız başıma yüzemiyorum
It's too much (it's too much)
Çok zor (Çok zor)
Feels like I'm drowning without your love
Senin sevgin olmadan boğulacak gibiyim
(I'm drowning baby, I'm drowning)
(Boğuluyorum bebeğim, Boğuluyorum)
So throw yourself out to me
Bu yüzden kendini benim için at
(I can't swim)
(Yüzemiyorum)
My lifesaver
Koruyucu meleğim


My lifesaver
Koruyucu meleğim
(Lifesaver, oh lifesaver)
(koruyucu meleğim, oh koruyucu meleğim)
My lifesaver
koruyucu meleğim
(Lifesaver, oh lifesaver)
(koruyucu meleğim, oh koruyucu meleğim)
My lifesaver
koruyucu meleğim
(Lifesaver, oh lifesaver)
(koruyucu meleğim, oh koruyucu meleğim)