Avril Lavigne - Alice in Wonderland (Türkçe Çeviri)

Alice in Wonderland (2010) Sountrackleri arasında yer alan Avril lavigne şarkısı. Şarkı ve video Avril Lavigne'in resmi web sitesinden alınmıştır. Sözleri ve Türkçe çevirisi aşağıdadır.



Avril Lavigne - Alice in Wonderland (Türkçe Çeviri)

Trippin out
Uçuyorum
Spinning around
Etrafımda dönüyorum
I'm underground
Dipteyim
I fell down
Aşağı düştüm
Yeah I fell down
Evet aşağı düştüm

I'm freaking out, where am I now?
Çıldırdım, şimdi neredeyim?
Upside down and I can't stop it now
Tepetaklak oldum ve şimdi toparlanamayacağım
Can't stop me now, oh oh
Kendime gelemem, oh oh

I, I'll get by
Ben, toparlanacağım
I, I'll survive
Ben, yaşayacağım
When the world's crashing down
Dünya altüst olduğunda
When I fall and hit the ground
Düşüp yere çarptığımda
I will turn myself around
Kendimi geri döndüreceğim
Don't you try to stop me
Beni durdurmayı deneme
I, I won't cry
Ben, ben ağlamayacağım         

I found myself in Wonderland
Kendimi Wonderland’de buldum
Get back on my feet, on the ground
Kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum
Is this real?
Bu gerçek mi?
Is this pretend?
Bu muydu?
I'll take a stand until the end
Sonuna kadar direneceğim

I, I'll get by
Ben, toparlanacağım
I, I'll survive
Ben, yaşayacağım
When the world's crashing down
Dünya altüst olduğunda
When I fall and hit the ground
Düşüp yere çarptığımda
I will turn myself around
Kendimi geri döndüreceğim
Don't you try to stop me
Beni durdurmayı deneme
I, I won't cry
Ben, ben ağlamayacağım

I, I'll get by
Ben, toparlanacağım
I, I'll survive
Ben, yaşayacağım
When the world's crashing down
Dünya altüst olduğunda
When I fall and hit the ground
Düşüp yere çarptığımda
I will turn myself around
Kendimi geri döndüreceğim
Don't you try to stop me
Beni durdurmayı deneme
I, I won't cry
Ben, ben ağlamayacağım

Türkçe Çeviri: http://mckahveci.blogspot.com/

The Smiths - Please Please Please Let Me Get What I Want (Türkçe Çeviri)



 The Smiths - Please Please Please Let Me Get What I Want

Good times for a change
Değişim için iyi zaman
See, the luck I've had
Şansıma bak
Can make a good man
İyi bir adamı
Turn bad
Çileden çıkartabilir

So please please please
Bu yüzden lütfen lütfen
Let me, let me, let me
Izin ver, izin ver, izin ver
Let me get what I want
Istediğim şeyi almama izin ver
This time
Bu seferlik

Haven't had a dream in a long time
Uzun zamandır bir hayalim olmadı
See, the life I've had
Yaşadığım hayata bak
Can make a good man bad
İyi bir adamı çileden çıkartabilir

So for once in my life
Hayatımda yalnızca bir kez
Let me get what I want
Istediğim şeyi almama izin ver
Lord knows, it would be the first time
Tanrı biliyor, bu ilk olacak
Lord knows, it would be the first time
Tanrı biliyor, bu ilk olacak



500 Days of Summer'ın soundtrackleri arasında yer alan bir şarkı.

To Live is To Die, To Die is To Wake



Metallica - To Live is To Die

Lake of Tears - To Die is To Wake

Avril Lavigne'in Dördüncü Albümü


Sevgili Günlük,

Yazın bir haber duyduk, Avril Lavigne'in 4. albümü yakında çıkacak diye... Aylardır bekliyoruz. O zaman yakın dedikleri 2009'un sonlarıydı, hatta tam tarih verlmişti: 17 kasım diye. Sevinçten uçuyorduk. Takvimden yaprakları sabırla kopardık; bu sırada albümün adının Crash and Burn olacağı, eski eşi ile albüm çalışmalarını sürdürdüğü, albümde yer alacak 8 parçayı gençliğinde yazdığı ve akustik parçaların yoğun olacağı dedikoduları yüselmeye başladı. Bu sırada 20'si geldi kasımın. Albümün 2010'un başına ertelendiği yazıldı, iyi dedik o kadar bekledik 2 ay daha bekleriz. Nihayet 2010'da geldi ama bu sefer de albümün 2010 ortalarına ertelendiği yazıldı. Biz hala beklerken Alice in Wonderland filminde bir müzikle karşımıza çıktı. 

Sevgili Avril; yorulduk artık beklemekten, Lost'un 6. sezonu bile başlayacak hadi çıkar şu albümü de  bitsin artık bu hasret.

Mika - Grace Kelly (Türkçe Çeviri)

Çizgi film kahramanı olduuna inanan İngiliz şarkıcı Mika'dan bir parça. Aslında Rain veya Relax (Take it Easy)
gibi şarkıları çevirecektim ama başka sitelerde mevcut olduğu için bunu çevirmeye çalıştım.




Mika - Grace Kelly (Türkçe Çeviri)


Do I attract you?
Seni cezbediyor muyum?
Do I repulse you with my queasy smile?
Mide bulandırıcı gülüşümle seni itiyor muyum?
Am I too dirty?
Çok mu pisim?
Am I too flirty?
Çok mu cilveliyim?
Do I like what you like?
Senin sevdiğin şeyleri seviyor muyum?

I could be wholesome
Tekin olabilirdim
I could be loathsome
Çirkef olabilirdim
I guess I'm a little bit shy
Galiba biraz utangaçım
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyor musun?
Why don't you like me without making me try?
Beni denemeden neden beni sevmiyorsun?

I try to be like Grace Kelly
Grace Kelly gibi olmak isterdim
But all her looks were too sad
Ama göründüğü kadarıyla çok üzgündü
So I try a little Freddie
Bu yüzden biraz Freddie olmayı denedim
I've gone identity mad!
Kimlik olarak battım

I could be brown
Kahverengi olabilirdim
I could be blue
Mavi olabilirdim
I could be violet sky
Menekşe mavisi olabilirdim
I could be hurtful
Kırıcı olabilirdim
I could be purple
Mor olabilirdim
I could be anything you like
İstediğin herhangi bir şey olabilirdim
Gotta be green
Toy oldum
Gotta be mean
Cimri oldum
Gotta be everything more
Her şey oldum
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you walk out the door!
Neden dışarı çıkmıyorsun

How can I help it
Nasıl yardımcı olabilirim
How can I help it
Nasıl yardımcı olabilirim
How can I help what you think?
Düşündüğün şeye nasıl yardımcı olabilirim
Hello my baby
Selam bebeğim
Hello my baby
Selam bebeğim
Putting my life on the brink
Hayatrımı bir kenara koyarak
Why don't you like me
Beni neden sevmiyorsun
Why don't you like me
Beni neden sevmiyorsun
Why don't you like yourself?
Kendini neden sevmiyorsun?
Should I bend over?
Eğilebilir miyim?
Should I look older just to be put on your shelf?
Tarafında olmak için daha yaşlı mı görünmeliyim?

I try to be like Grace Kelly
Grace Kelly gibi olmak isterdim
But all her looks were too sad
Ama göründüğü kadarıyla çok üzgündü
So I try a little Freddie
Bu yüzden biraz Freddie olmayı denedim
I've gone identity mad!
Kimlik olarak battım

I could be brown
Kahverengi olabilirdim
I could be blue
Mavi olabilirdim
I could be violet sky
Menekşe mavisi olabilirdim
I could be hurtful
Kırıcı olabilirdim
I could be purple
Mor olabilirdim
I could be anything you like
İstediğin herhangi bir şey olabilirdim
Gotta be green
Toy oldum
Gotta be mean
Cimri oldum
Gotta be everything more
Her şey oldum
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you walk out the door!
Neden dışarı çıkmıyorsun

Say what you want to satisfy yourself
Kendini tatmin etmek için ne istiyorsun söyle
But you only want what everybody else says you should want
Ama sen sadece başkalarının sende ne olmasını istediğini istiyorsun

I could be brown
Kahverengi olabilirdim
I could be blue
Mavi olabilirdim
I could be violet sky
Menekşe mavisi olabilirdim
I could be hurtful
Kırıcı olabilirdim
I could be purple
Mor olabilirdim
I could be anything you like
İstediğin herhangi bir şey olabilirdim
Gotta be green
Toy oldum
Gotta be mean
Cimri oldum
Gotta be everything more
Her şey oldum
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you walk out the door!
Neden dışarı çıkmıyorsun

I could be brown
Kahverengi olabilirdim
I could be blue
Mavi olabilirdim
I could be violet sky
Menekşe mavisi olabilirdim
I could be hurtful
Kırıcı olabilirdim
I could be purple
Mor olabilirdim
I could be anything you like
İstediğin herhangi bir şey olabilirdim
Gotta be green
Toy oldum
Gotta be mean
Cimri oldum
Gotta be everything more
Her şey oldum
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you like me?
Beni neden sevmiyorsun?
Why don't you walk out the door!
Neden dışarı çıkmıyorsun


Çeviri: http://mckahveci.blogspot.com/

Namazı Anlayarak Kılmak - Davut Aydüz


Yayınevi: Işık Yayınları
Yazarı: Davut Aydüz
Yayın Yılı: 2010, 13. baskı
152 sayfa
ISBN: 9752782952

Bugün bitirip çok memnun kaldığım bir kitap.

Allah'ın rızası için Namazı nasıl daha kaliteli kılarız sorusunun yanıtları bu kitapta. Her rekatta okuduğumuz Fatiha suresine genişçe yer verilmiş, birçok ayet ve duanın Türkçe tercümesi yazılmış. Bunları namaz kılarken hatırlamak, kendimizi namaza daha fazla vermemizi sağlayacaktır.

Namaz sırasında ve sonrasında Peygamber efendimiz (sav)'in okuduğu, ashabına tavsiye ettiği dualar tercümeleriyle beraber veriliş. Çok faydalı bir kitap.

Peygamber efendimiz (sav) bir gün ashabına: "En kötü hırsız, namazından çalan kimsedir." demiş. Bunun üzerine ashab: "İnsan namazından nasıl çalar?" demişler.
Allah Resulü de: "Rüku ve secdelerini tam yapmaz." buyurmuştur.

The Pussycat Dolls - In Person (Türkçe Çeviri)

Sol taraftaki ne giymiş öyle ya... Para vermiyolar mı kızım sana :)




The Pussycat Dolls - In Person (Türkçe Çeviri)


She's real cute but
Kız çok tatlı ama
She ain't got nothin' on me boy
Bendekiler onun değil evlat
Caught you with her
Seni onunla yakaladım
Now I'm gonna scratch up all your toys
Şimdi tüm kirli çamaşırlarını döküyorum
I'm not done yet
Daha bitmedi
Watch what I do with all your clothes
Senin kıyafetlerinle bak neler yapıyorum
You can hide behind the telephone now
Şimdi kaçacak delik ara
But you're gonna get it for sure
Ama emin ol yakalancaksın

I'ma get him when I see him. In person
Onu gördüğüm yerde yakalayacağım, bizzat
I'ma hurt him when I see him. In person
Onu gördüğümde canını acıtacağım, bizzat
I'ma kick him when I see him. In person
Onu gördüğümde tekmeleyeceğim, bizzat
Can't wait till I see him. In person
Onu görmek için sabırsızlanıyorum, bizzat
I'ma get him when I see him. In person
Onu gördüğüm yerde yakalayacağım, bizzat
I'ma hurt him when I see him. In person
Onu gördüğümde canını acıtacağım, bizzat
Better never let me see him. In person
En iyisi onu görmeme izin verme, şahsen
I'ma get him, I'ma get him
Onu yakalayacağım, onu yakalayacağım

Come on, girls
Hadi kızlar
Yeah yeah yeah yeah yeah yeah yeah
Sing it, girls
Söyleyin kızlar
Come on
Hadi
Yeah yeah yeah yeah yeah yeah yeah

Run to your mama and don't come back
Annene koş ve geri gelme
You better stay in her house
En iyisi evinde kal
Good sense would have told you
En iyisi söylediklerimi yap
Not to let me out by now
…..
Keep your money
Paranı sahip çık
You're gonna need all the help you can get
Alacağın yardım için ihtiyacın olacak
How you're gonna explain to your boys
Arkadaşlarına nasıl anlatacaksın
That you got beat up by a chick
Amigo kızın seni patakladığını

I'ma get him when I see him. In person
Onu gördüğüm yerde yakalayacağım, bizzat
I'ma hurt him when I see him. In person
Onu gördüğümde canını acıtacağım, bizzat
I'ma kick him when I see him. In person
Onu gördüğümde tekmeleyeceğim, bizzat
Can't wait till I see him. In person
Onu görmek için sabırsızlanıyorum, bizzat
I'ma get him when I see him. In person
Onu gördüğüm yerde yakalayacağım, bizzat
I'ma hurt him when I see him. In person
Onu gördüğümde canını acıtacağım, bizzat
Better never let me see him. In person
En iyisi onu görmeme izin verme, şahsen
I'ma get him, I'ma get him
Onu yakalayacağım, onu yakalayacağım

Come on, girls
Hadi kızlar
Yeah yeah yeah yeah yeah yeah yeah
Sing it, girls
Söyleyin kızlar
They don't know
Onlar bilmiyor
Yeah yeah yeah yeah yeah yeah yeah

They don't know
Onlar bilmiyor

Hope you hear me boy
Umarım beni duyuyorsundur evlat
I won't take that
Seni almayacağım
Not like that. No no.
Öyle değil. Hayır, hayır
Train that boy now
Çalıştırın şu çocuğu
What's wrong with that boy?
Nesi var şu çocuğun?
I should have trained him
Onu çalıştırmış olmalıydım
Before I played him
Onunla oynamadan önce

What the hell is wrong with that boy?
Çocuğun nesi var öyle?
Sing it, girls
Söyleyin kızlar

If you want that boy
O çocuğu istiyorsan
You gotta train 'em
Onu çalıştırmalısınız
Before you play 'em.
Onunla oynamandan önce .
That's right
Evet
That's what I'm talking about
Tam olarak bunu söylüyorum

You all hear me out there
Söylediklerimi hepinmiz
I said
duyuyorsunuz

If you want that boy
O çocuğu istiyorsan
You gotta train 'em
Onu çalıştırmalısınız
Before you play 'em.
Onunla oynamandan önce .

I'ma get him when I see him. In person
Onu gördüğüm yerde yakalayacağım, bizzat
I'ma hurt him when I see him. In person
Onu gördüğümde canını acıtacağım, bizzat
I'ma kick him when I see him. In person
Onu gördüğümde tekmeleyeceğim, bizzat
Can't wait till I see him. In person
Onu görmek için sabırsızlanıyorum, bizzat
I'ma get him when I see him. In person
Onu gördüğüm yerde yakalayacağım, bizzat
I'ma hurt him when I see him. In person
Onu gördüğümde canını acıtacağım, bizzat
Better never let me see him. In person
En iyisi onu görmeme izin verme, şahsen
I'ma get him, I'ma get him
Onu yakalayacağım, onu yakalayacağım



Robbie Williams – Eternity (Türkçe Çeviri)






Robbie Williams – Eternity


Close your eyes so you dont feel them,
Gözlerini kapat ve onları düşünme
They dont need to see you cry
Ağladığını görmeleri gerekmiyor
I cant promise I will heal you,
Seni iyileştireceğime söz veremem,
But if you want to I will try.
Ama istersen denerim

I sing the summer serenade
Yaz serenatı söyleyeceğim
The past is done, we've been betrayed, its true.
Geçmiş geride kaldı, ihanete uğradık, bu doğru.
Someone said the truth will out
Bazıları doğrunun yalanlanacağını söyledi
I believe without a doubt, in you
Sana, hiç şüphe etmeden inanıyorum

You were there for summer dreamin',
Yaz hülyaları için oradaydın
And you gave me what I need.
Ve bana istediğim şeyi verdin
And I hope you'll find your freedom,
Ve umarım özgürlüğüne kavuşursun,
For eternity, for eternity.
Ebediyen, sonsuza dek.

Yesterday when you were walking,
Dün sen yürürken
You talked about your Mom and Dad.
Anne ve babandan bahsettin
What they did had made you happy,
Her ne yaptıysalar seni mutlu ettiler
What they didnt made you sad.
Yapmadıkları da seni üzdü

We sat and watched the sun go down,
Oturduk ve gün batımını seyrettik,
Picked a star before we lost the moon.
Ay kaybolmadan bir yıldız seçtik.
Youth is wasted on the young,
Gençlik gençken harcandı
Before you know its come and gone too soon.
Gelip geçtiğini hiç fark etmeden.

You were there for summer dreamin',
Yaz hülyaları için oradaydın
And you gave me what I need.
Ve bana istediğim şeyi verdin
And I hope you'll find your freedom,
Ve umarım özgürlüğüne kavuşursun,
For eternity, for eternity.
Ebediyen, sonsuza dek.



Dido - I'm No Angel (Türkçe Çeviri)



-->

Dido - I'm No Angel
                         
If you gave me just a coin for every time we say goodbye
Her ayrılışımızda bana bir bozukluk verseydin
Well I'd be rich beyond my dreams, I'm sorry for my weary life
Hayallerimindekinden fazla zengin olurdum, sıkıcı yaşamım için üzgünüm
I know I'm not perfect but I can smile
Harika değilim ama gülümseyebiliyorum
and I hope that you see this heart behind my tired eyes
Ve umarım yorugun gözlerimin arkasındaki yüreğimi görürsün
If you tell me that I can't, I will, I will, I'll try all night
Yapamayacağımı söylersen, deneyeceğim, deneyeceğim, tüm gece deneyeceğim
and if I say I'm coming home, I'll probably be out all night
Ve eve geliyorum dersem, muhtemelen tüm gece dışarıda olacağım
I know I can be afraid but I'm alive
Biliyorum korkabilirim ama hayattayım
and I hope that you can trust this heart behing my tired eyes
Ve umarım yorugun gözlerimin arkasındaki yüreğime güvenirsin

I'm no angel, but please don't think that I won't try
Melek değilim ama lütfen denemeyeceğimi sanma
I'm no angel, but does that mean that I can't live my life
Melek değilim ama bu benim hayatımı yaşayamayacağım anlamına mı geliyor
I'm no angel, but please don't think that I can't cry
Melek değilim ama ama lütfen ağlayamayacağımı düşünme
I'm no angel, but does that mean that I won't fly
Melek değilim ama bu uçamayacağım anlamına mı geliyor

I know I'm not around each night
Her gece etrafta olmaldığımı biliyorum
and I know I always think I'm right
Ve hep haklı olduğumu düşündüğümü biliyorum
I can believe that you might look around
Etrafa bakacağına inanabilirim

I'm no angel, but please don't think that I won't try
Melek değilim ama lütfen denemeyeceğimi sanma
I'm no angel, but does that mean that I can't live my life
Melek değilim ama bu benim hayatımı yaşayamayacağım anlamına mı geliyor
I'm no angel, but please don't think that I can't cry
Melek değilim ama ama lütfen ağlayamayacağımı düşünme
I'm no angel, but does that mean that I won't fly
Melek değilim ama bu uçamayacağım anlamına mı geliyor

Dido - Here With Me (Türkçe Çeviri)







-->
Dido - Here With Me (Türkçe Çeviri)


I didn't hear you leave
Gittiğini farketmedim
I wonder how am I still here
Hala nasıl burada olduğuma şaşıyorum
And I don't want to move a thing
Hiçbir şeyin yerini değiştirmek istemiyorum
It might change my memory
Hafızamı değiştirebilirim

Oh I am what I am
Ben neysem oyum
I'll do what I want
Ne istersem onu yapacağım
But I can't hide
Ama saklayamam
I won't go
Gitmeyeceğim
I won't sleep
Uyumayacağım
I can't breathe
Nefes alamıyorum
Until you're resting here with me
Sen burada benimle olmadıkça
I won't leave
Gitmeyeceğim
I can't hide
Saklanamam
I cannot be
Yapamam
Until you're resting here with me
Sen burada benimle olmadıkça

I don't want to call my friends
Arkadaşlarımı aramak istemiyorum
They might wake me from this dream
Beni bu rüyadan uyandırabilirler
And I can't leave this bed
Ve bu yatağı terkedemem
Risk forgetting all that's been
Tüm olanları bana unutturabilir


Robbie Williams - Feel (Türkçe Çeviri)





Robbie Williams - Feel (Türkçe Çeviri)


Come and hold my hand
Gel ve tut elimi
I wanna contact the living
Hayata bağlanmak istiyorum
Not sure I understand
Bana verilen rolü
This role I've been given
Anladığımdan emin değilim

I sit and talk to God
Oturdum ve Tanrı’yla konuştum
And he just laughs at my plans
Planlarıma sadece güldü
My head speaks a language
Kafam bir dil konuşuyor
I don't understand
Anlamıyorum

I just wanna feel
Sadece yaşadığım evi dolduran
Real love, fill the home that I live in
Gerçek aşkı hissetmek istiyorum,
'Cause I got too much life
Çünkü damarlarımda tüketeceğim
Running through my veins
Çok fazla
Going to waste
Canım var

I don't wanna die
Ölmek istemiyorum
But I ain't keen on living either
Ama yaşamaya da hevesli değilim
Before I fall in love
Aşık olmadan önce
I'm preparing to leave her
Ondan ayrılmaya hazırlanıyorum

I scare myself to death
Kendimi ölümle korkutuyorum
That's why I keep on running
Bu yüzden yaşayabiliyorum
Before I roll eye
Göz gezdirmeden önce
I can see myself coming
Kendimi gelirken görebiliyorum

I just wanna feel
Sadece, yaşadığım evi dolduran
Real love, fill the home that I live in
Gerçek aşkı hissetmek istiyorum,
'Cause I got too much life
Çünkü damarlarımda tüketeceğim
Running through my veins
Çok fazla
Going to waste
Canım var
And I need to feel
Ve gerçek aşkı hissetmeye ihtiyacım var
Real love and the love ever after
Sonsuza dek sürecek,
I cannot get enough
yeterince sahip olamadoğım aşkı

I just wanna feel
Sadece, yaşadığım evi dolduran
Real love, fill the home that I live in
Gerçek aşkı hissetmek istiyorum,
I got too much love
İçimde çok fazla,
Running through my veins
Damarlarımdan taşacak kadar
To go to waste
Aşk var

I just wanna feel
Sadece, gerçek ve sonsuza dek sürecek aşkı
Real love and the love ever after
Hissetmek istiyorum
There's a hole in my soul
Ruhumda bir boşluk var
You can see it in my face
Yüzümde görebilirsin
It's a real big place
Kocaman bir boşlık

Come and hold my hand
Gel ve tut elimi
I wanna contact the living
Hayata bağlanmak istiyorum
Not sure I understand
Bana verilen rolü
This role I've been given
Anladığımdan emin değilim
Not sure I understand
Anladığımdan emin değilim
Not sure I understand
Anladığımdan emin değilim
Not sure I understand
Anladığımdan emin değilim
Not sure I understand
Anladığımdan emin değilim

Robbie Williams'ın efsane şarkılarından. 

Mute Math – Spotlight (Türkçe Çeviri)






Mute Math – Spotlight (Türkçe Çeviri)

(Ahh ahh, ahh ahh)

You got a whole lot left to say now
Daha söyleyecek dünya kadar sözün var
You knocked all your wind out
You just tried too hard and you froze
Çok zoru denedin ve buz kestin
I know, I know
Biliyorum, biliyorum

What to say, what to say
Ne denir ki, ne denir ki

Just take the fall
Şimdi bir düş
You're one of us
Sen bizden birisin
The spotlight is on
Spotlar açık
(Ahh ahh)
Oh the spotlight is on, oh
Oh spotlar açık, oh

You know the one thing you're fighting to hold
Bir şeyi biliyorsun, ayakta kalmak için savaşıyorsun
Will be the one thing you've got to let go
Bundan vazgeçmelisin
And when you feel the wall cannot be burned
Ve duvarın yanmadığını hissettiğinde
You're gonna die to try what can't be done
Olmayacak bir şeyi denemek üzere öleceksin
Gonna stay stay out but you don't care
Uzak, uzak duracak ama takmayacaksın
Now is there nothing like the inside of you anywhere
Şimdi senin içindeki gibisi hiçbir yerde yok

Oh just take the fall
You're one of us
Sen bizden birisin
The spotlight is on
Spotlar açık
(Ahh ahh)
Oh the spotlight is on, yeah it's on
Oh spotlar açık, evvet açık

Because everyone would rather watch you fall
Çünkü herkes senin düşüşünü izlemek ister
And we all are, yeah
Ve biz de, yeah
And we all are, yeah
Ve biz de, yeah
Just take a fall
Şimdi bir düş
You're one of us
Bizden birisin
The spotlight is on
Spotlar açık
(Ahh ahh)
Oh the spotlight is on
Oo Spotlar açık
 (Just take the fall)
(Şimdi bir düş)
Now you're one of us
Şimdi bizden birisin,
Now you're, now you're, now you're, now you're one of us
Şimdi bizden, şimdi bizden, şimdi bizden, şimdi bizden birisin
Now you're, now you're, now you're one of us
Şimdi bizden, şimdi bizden, şimdi bizden birisin
Oh the spotlight is on
Spotlar açık
(Ahh ahh)



Blogumdaki ilk istek parça oldu bu, Alacakaranlıkta da çalıyormuş, hiç dikkatimi çekmemişti, güzel parça.

Lake Of Tears - The Homecoming (Türkçe Çeviri)




Lake Of Tears - The Homecoming (Türkçe Çeviri)

It's the way of a cosmic sailor, in a boat in the night,
Bu bir kozmik seyyahın yolu, gece sandalda,
But the wolves are not scaring him, he is alright.
Ama kurtlar onu korkutmuyor, o iyi.
Just the day, just the day away, I can feel it sometimes,
Tıpkı, geçen gün gibi, bazen hissediyorum.
But the wolves are not scaring me, I long for twilight.
Ama kurtlar beni korkutmuyor, alacakaranlığı bekliyorum

Then with the morning comes
Sonra sabah olur
The sun that finds them all,
Güneş hepsini bulur,
So divides the night and they die.
Gece bölünür ve onlar ölür
And with the morning sun
Ve sabah güneşiyle
A lonely teardrop falls down from my eye... and I die.
Yalnız bir gözyaşı gözlerimden akar… ve ben ölürüm.

But where, where did all the cosmic sailors come from
Ama nereden, kozmik seyyahlar nereden geliyor
Far away, from across the sea ?
Uzaklardan, deniz öbür tarafından mı?
And where, where have all the cosmic sailors now gone ?
Ve nereye, kozmik seyyahlar şimdi nereye gittiler?
And the night that showed them all to me ?
Ve bana onları gösteren gece?

On the waves of this silver ocean, for a while there he smiles...
Gümüş okyanusun dalgaları üzerinde, gülümsüyor…
As he sails with the other ones, the wind dies.
Diğerleriyle yola koyulduğunda, rüzgar ölüyor.
So a cry, so a cry is calling all the wolves among the night
Bu yüzden ben ağlıyorum, ağlamamla bütün kurtlar geceden geliyor
As I sail with the other ones I find them alright.
Ben o seyyahlara katıldığımda, onları iyi buluyorum.

Then with the morning comes
Sonra sabah olur
The sun that finds them all,
Güneş hepsini bulur,
So divides the night and they die.
Gece bölünür ve onlar ölür
And with the morning sun
Ve sabah güneşiyle
A lonely teardrop falls down from my eye... and I die.
Yalnız bir gözyaşı gözlerimden akar… ve ben ölürüm.

... And I... die...
… Ve ben… ölürüm.



Lake oftears'ın en beğnilen parçalarından biri de budur herhalde. 1999 yılında çıkarılan Forever Autumn albümünde yer almakta.

Lake Of Tears - Twilight (Türkçe Çeviri)


http://lyricskeeper.it/pics/L/a/k/Lake-Of-Tears-3-big-large.jpg



Lake Of Tears - Twilight (Türkçe Çeviri)


Sleeping twilight, slumber shall divide
Alacakaranlık uykuda, bu uyku paylaşılmalı
Beware the moon mans hypnotizing eye
Ay adamlarının büyüleyici gözlerinden sakın
Spheres of silver, lit upon the sky
Gümüş küre kısa sürede
Short is the time…
Gökyüzüne saplanıyor…

The day fades away
Gün yavaş yavaş kararıyor
The night closes in on your way
Gece yolunu kesiyor

Weeping twilight, silver tears you cry
Alacakaranlık ağladığında gümüş gözyaşları dökersin
Seeds of starlight turns day into night
Yıldız ışıklarının tohumu gündüzü geceye çeviriyor
Burning horizon, fruits of gold to drown
Evreni yakıyor,  altın meyveler boğuluyor
Soon to be gone ...
Ölümü yakındır

The day fades away
Gün yavaş yavaş kararıyor
The night closes in on your way
Gece yolunu kesiyor


Lake of Tears İsveçli metal müzik grubu, yukarıdaki parça 1995 yılında çıkardıkları Headstones albümünde yer alıyor. Grup 1993'ten bu güne kadar 11 albüm çıkardı, nedendir bilinmez ama çok az şarkı için klip çektiler. Sözlerdeki meyveler bölümüne pek anlam veremedim, yanlış olabilir :)

Bir Hırsızın İtirafları - Woody Allen


 

 
Şimdilerde ancak sahaflarda bulunabilinen bir Woody Allen kitabı. Ben de geçtiğimiz hafta ikinci el kitap satan bir kitapçıdan aldım. Kitap 85 sayfa, 10 kısa hikayeden oluşuyor. 
 
Yazı yazmak da kolay birşey değil, bir dahaki kitap tanıtımı için daha uzun birşeyler yazarım. Ama şunu da belirteyim; keyifle okınabilecek güzel bir kitap. Bulursanız alın okuyun, kisa zaten hemen bitiyor.

Ayrıca şunları eklemek istiyorum:
Muzır Etkiler (yeni baskıları Yan Etkiler adıyla piyasaya sürülüyor), Evet Ama Bir Lokomotif Bunu Yapabilir Mi Bakalım?  ve bu kitap kısa hikayelerden oluşuyor. Ama bu kitapları birinde yer alan hikayelerin bazılarına diğer kitaplarda da rastlamak mümkün. Mesela bu kitapta yer alan Sorgu ve UFO Tehlikesine diğer kitaplarda da rastlamıştım.

The Corrs - Hideaway (Türkçe Çeviri)

The Corrs'un Barrowed Heavern albümünde yer alan güzel bir parça.




The Corrs - Hideaway (Türkçe Çeviri)


It’s time to change, throw out the boks
Şimdi değişmenin zamanı, kitapları bir kenara bırak
and start again
Ve tekrar başla
Break all the rules, fall on your face
Kuralları bir kenara bırak, hata yap
don't be ashamed
utanma
You can't waste more time 'cause you've been
Zamanını daha fazla harcayamazsın; çünkü
gone for far too long
uzun bir süreliğine gideceksin
Trapped in his arms, safe without harm
Onun kollarında, acıdan uzak güvende
Follow your heart don't be afraid
kalbinin sesini dinle, korkma

You think that you're ok
İyi olduğunu düşünüyorsun
But I don't believe in what you say
Ama ben söylediğine inanmıyorum
You think that it's too late
Çok geç olduğunu düşünüyorsun
But it's no good, good enough for you
Ama bu iyi değil,  senin için yeterli değil

Don't hideaway
Saklanma
'Cause I know that you've got what it takes
Çünkü sana neler kaybettireceğini biliyorum
I believe you can be what you wanna be
Olmak istediğin şey olacağına inanıyorum

Let yourself go, don't you worry about a thing
Kendini rahat bırak, hiç bir şey için endişelenme
Breaking the chains, so hard to begin
Zincirleri kırmak, başlangıçta zordur
Follow your heart don't be afraid
kalbinin sesini dinle, korkma

You think that you're ok
İyi olduğunu düşünüyorsun
But it's no good, good enough for you
Ama bu iyi değil,  senin için yeterli değil

(x3)
Don't hideaway
Saklanma
'Cause I know that you've got what it takes
Çünkü sana neler kaybettireceğini biliyorum
I believe you can be what you wanna be
Olmak istediğin şey olacağına inanıyorum

You can be what you wanna be
İstediğin şeyi yapabilirsin

The Corrs – Goodbye (Türkçe Çeviri)



The Corrs'un 2006'da çıkardığı Barrowed Heavern albümünde yer alan, dinledikçe insanı hüzünlendiren, bıkmadan defalarca dinlenebilecek güzel bir şarkı.



http://thecorrsmisc.com/links/links1.jpg







The Corrs – Goodbye (Türkçe Çeviri)

 
I never thought one day you'd be gone,
Bir gün gidebileceğini hiç düşünmemiştim
away forever more
Sonsuza dek gidebileceğini
No one can say, no one could explain
Neden gittiğin, hiç kimse anlatamaz
why you were taken
Hiç kimse açıklayamaz

Oh where are you now?
Ah neredesin şimdi?
Could I get there somehow?
Oraya bir şekilde ulaşabilir miyim?

It's time to say goodbye
Elveda demenin vakti geldi
Block out the sun and pack up the sky
Güneşi ört ve gökyüzünü topla
Don't let my tears start to make you cry
Sana elveda demeye çalıştığım zamanlarda
Each time I try to say my goodbye
Gözyaşlarımın seni ağlatmasın
Try to stop asking why
Neden diye sormayı bırak

Tell me it's true, tell me there's something more
Doğru olduğunu söyle, aşk için tekrar
Another time for love
bir şansımızın olduğunu söyle
One day I'll know, one day I'll be there
Bir gün öğreneceğim, bir gün orada olacağım
Will you be waiting?
Beni bekleyecek misin?

Oh where are you now?
Ah neredesin şimdi?
Could I get there somehow?
Oraya bir şekilde ulaşabilir miyim?

It's time to say goodbye
Elveda demenin vakti geldi
Block out the sun and pack up the sky
Güneşi ört ve gökyüzünü topla
Don't let my tears start to make you cry
Sana elveda demeye çalıştığım zamanlarda
Each time I try to say my goodbye
Gözyaşlarımın seni ağlatmasın
Try to stop asking why
Neden diye sormayı bırak
Try to stop asking why... yeah...
Neden diye sormayı bırak…

Oh where are you now?
Ah neredesin şimdi?
Could I get there somehow?
Oraya bir şekilde ulaşabilir miyim?

It's time to say goodbye
Elveda demenin vakti geldi
Block out the sun and pack up the sky
Güneşi ört ve gökyüzünü topla
Don't let my tears start to make you cry
Sana elveda demeye çalıştığım zamanlarda
Each time I try to say my goodbye
Gözyaşlarımın seni ağlatmasın
Try to stop asking why, why
Neden diye sorma, sorma
Try to say my goodbye

No Doubt - Don't Speak Türkçe Çeviri

Bu nadide eseri Gwen Stefani söylüyor, No Doubt'ın 1995'te çıkardığı Tragic Kingdom albümünde yer alıyor.Sözlerini Gwen Stefani ve kardeşi Eric Stefani yazmış, epey de ödül almış bir şarkı.


http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/7/73/No_Doubt_-_Tragic_Kingdom.jpg

Buradan şarkıyı dinleyebilrsiniz

Buradan da orjinal video  klibi izleyebilirsiniz


No Doubt - Don't Speak (Türkçe Çeviri)


You and me
Sen ve ben
We used to be together
Birlikte olmalıydık
Every day together always
hergün birlikte her zaman

I really feel
En iyi arkadaşımı kaybettiğimi
I'm losing my best friend
Hissediyorum
I can't believe
Bunun son olabileceğine
This could be the end
İnanamıyorum

It looks as though you're letting go
Gidiyorsan
And if it's real, Well I don't want to know
Ve eğer gerçekse, bilmek istemiyorum

Don't speak
Konuşma
I know just what you're saying
Söyleyeceklerini biliyorum
So please stop explaining
Lütfen açıklamayı bırak
Don't tell me 'cause it hurts
Anlatma çünkü içimi acıtıyor
Don't speak
Konuşma
I know what you're thinking
Ne düşündüğünü biliyorum
I don't need your reasons
Senin fikirlerine ihtiyacım yok
Don't tell me 'cause it hurts
Anlatma çünkü içimi acıtıyor


Our memories
Anılarımız
They can be inviting
Çekici olabilir
But some are altogether, Mighty frightening
Ama bazıları büsbütün, kuvvetle korkutucu

As we die, both you and I
Öldüğümüzde, her ikimizde
With my head in my hands I sit and cry
Başım ellerimin arasında oturur ağlarım


CHORUS

It's all ending
Herşey bitiyor
I gotta stop pretending who we are...
Sahte davranışlarımızı durdurmalıyım
You and me
Sen ve ben
I can see us dying ... are we?
Sonumuzu görebiliyorum… bitiyor mu?

Don't speak
Konuşma
I know just what you're saying
Söyleyeceklerini biliyorum
So please stop explaining
Lütfen açıklamayı bırak
Don't tell me 'cause it hurts
Anlatma çünkü içimi acıtıyor
Don't speak
Konuşma
I know what you're thinking
Ne düşündüğünü biliyorum
I don't need your reasons
Senin fikirlerine ihtiyacım yok
Don't tell me 'cause it hurts
Anlatma çünkü içimi acıtıyor
Don't tell me 'cause it hurts
Anlatma çünkü içimi acıtıyor
I know just what you're saying
Söyleyeceklerini biliyorum
So please stop explaining
Lütfen açıklamayı bırak
Don't speak Don't speak Don't speak ohhhhh
Konuşma Konuşma Konuşma ohhhh
I know what you're thinking
Ne düşündüğünü biliyorum
I don't need your reasons
Fikirlerine ihtiyacım yok
I know you're good
İyi olduğunu biliyorum
I know you're good
İyi olduğunu biliyorum
I know you're really good, oh
Gerçekten iyi olduğunu biliyorum
La da da da da da
La da da da da da
No, no Ohh Ohh
Hayır, hayır ahh ahh
shh, shh, darling
Sevgilim, sus, sus
shh, shh, darling
Sevgilim, sus, sus
shh, shh, darling, Don't tell me 'cause it hurts
Sevgilim, sus, sus, Anlatma çünkü içimi acıtıyor
shh, shh, darling, Don't tell me 'cause it hurts
Sevgilim, sus, sus, Anlatma çünkü içimi acıtıyor
shh, shh, darling, Don't tell me 'cause it hurts
Sevgilim, sus, sus, Anlatma çünkü içimi acıtıyor


9P4H36SY59TJ

9P4H36SY59TJ

Alanis Morissette - Still Türkçe Çeviri

 http://www.poptower.com/images/db/8660/450/500/alanis-morissette.jpg

Alanis Morissette - Still 



I am the harm that you inflict
Sana acı veren yarayım
I am your brilliance and frustration
Senin mükemmelliğin ve hüsranınım
I'm the nuclear bombs if they're to hit
Sana çarpacak nükleer bombayım
I am your immaturity and your indignance
Senin toyluk ve öfkenim
I am your misfits and your praises
Senin uyumsuzluk ve şükrünüm
I am your doubt and your conviction
Senin şüphe ve mahkümiyetinim.
I am your charity and your rape
Senin yardım ve gaspınım
I am your grasping and expectation
Senin doyumsuzluk ve beklentinim
I see you averting your glances
Senin engel oluşunu ve bakışını görüyorum
I see you cheering on the war
Savaşı alkışlayışını görüyorum
I see you ignoring your children
Çocuğunu reddedişini görüyorum

And I love you still
Ve seni hala seviyorum
And I love you still
Ve seni hala seviyorum

I am your joy and your regret
Senin keyif ve pişmanlığınım
I am your fury and your elation
Senin öfke ve sevincinim
I am your yearning and your sweat
Senin özlemin ve tatlınım
I am your faithless and your religion
Senin inançsızlık ve dininim
I see you altering history
Tarihi değiştirdiğini görüyorum
I see you abusing the land
Toprağı kötüye kullandığını görüyorum
I see you and your selective amnesia
Seni ve seçici hafızanı görüyorum

And I love you still
Ve seni hala seviyorum
And I love you still
Ve seni hala seviyorum

I am your tragedy and your fortune
Senin trajedi ve talihinim
I am your crisis and delight
Senin kriz ve neşe kaynağınım
I am your profits and your prophets
Senin fayda ve kahininim
I am your art I am your bytes
Senin maharetinim, parçacıklarınım
I am your death and your decisions
Senin ölüm ve kararlarınım
I am your passion and your plights
Senin tutku ve vaziyetinim
I am your sickness and convalescence
Senin hastalık ve iyileşmenim
I am your weapons and your light
Senin silahın ve ışığınım
I see you holding your grudges
Kinini kaldırdığını
I see you gunning them down
Onu vurduğunu görüyorum
I see you silencing your sisters
Kız kardeşlerini susturduğunu görüyorum

And I love you still
Ve seni hala seviyorum
And I love you still
Ve seni hala seviyorum

I see you lie to your country
Ülkene yalan söylediğini görüyorum
I see you forcing them out
Onu terk ettiğini görüyorum
I see you blaming each other
Başkalarını suçlamanı görüyorum

And I love you still
Ve seni hala seviyorum
And I love you still
Ve seni hala seviyorum

Çeviride de hatalar vardır ama ne dandik sözlermiş bunlar ya. Alanis Morissette söylüyor diye dinliyorduk. Daha da gelmem Davosa, pardon daha da dinlemem bu şarkıyı :)